kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
15 Kasım 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Kazım Kanat’ın en büyük arzusu teknesi Meleğim ile dünya seyahatine çıkmaktı.

Son bir kez vedalaşamadık

14.11.2008
- Son bir kez konuşabildiniz mi?
- Hayır, hiç konuşamadık. Çünkü tedavisi hastanede daha iyi olur diye yatmıştık. Doktorlar altı gün sonra "Uyutalım, tedaviye daha iyi cevap verirsin," dediler. Ertesi gün de oğlum gelecekti. Kazım, "Beni ne kadar uyutacaksınız?" diye sordu. Yoğun bakım doktoru "15-20 gün de olabilir," dedi. Bana baktı, ''Kazım senin için daha uygun olur," dedim. "Bana kendi doktorumu çağırın," dedi. Kendi doktoru "Bir buçuk gün de kalabilirsin," deyince, Kazım kabul etti. Ben altı gün yanındaydım, ama uyutma iğnesi yapılırken yanında değildim. Hiç konuşamadık. O gece eve gittik. Sabah saat 08.00 gibi telefonum çaldı, doktorumuz "Sevinç Hanım hiç merak etmeyin, sabah yanına girdim, burnundaki şey onu rahatsız ediyormuş, düzelttik," dedi. "Aaa o zaman uyanık, siz bana uyutacağınızı söylediniz, o beni bekler şimdi," dedim. Hemen hastaneye koştum. Elini tuttum, elimi sıktı. Meğer tam uyutmamışlar. Epey konuştum, beni duyuyordu. "Seni daha fazla rahatsız etmeyeyim, sonra yine girerim," dedim, çıktım. Tekrar girdiğimde hiç tepki vermeyince doktorlara nedenini sordum, "Burnundaki alet rahatsız ediyor diye tam uykuya geçirdik," dediler. Ondan sonra hiç uyanmadı.