kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
25 Ekim 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak
 
24 Saat
24 Saat
Marisa Tomei güzel, zarif ve iyi bir oyuncu. Altın Portakal daha ne yapsın!

Saraybosna'da insanların ne kadar acımasız olabileceğini gördüm

24.10.2008
Açıkçası Marisa Tomei'i perdede izlemeyi tercih ederiz. Çünkü daha güzel. Ama yüz yüze gelince zarif ve sempatik olduğunu da görüyorsunuz. Ancak bütün bunlar bir yana, o ne güzelliği ne de sempatikliğiyle prim yapmaya çalışıyor. Zaten kendisi de "Gerçekten çok zarif ve ilgi çekecek kadar güzel olduğumu sanmıyorum," diyerek oyunculuğumla konuşulmak isterim gibi bir tavır takınıyor. Her ne kadar dramatik karakterleri canlandırsa da komedi onun gözdesi. Sebep mi buyurun Tomei cevaplasın: "Dramada çok iyi olduğumu düşünmüyorum. Çok rahat hissetmiyorum. Komedideki unsurlar, müzik benim ilgimi daha çok çekiyor." Beş dakikalık (gerçekten) söyleşide nokta atışı yapmak için Saraybosna'ya Hoş Geldiniz filmini soruyoruz. O an biraz hislendiyor, biz tam mendili çıkaracakken lafa giriyor: "Savaş yeni bitmişti. Gördüklerim beni şoke etti. Saraybosna'yla ilişkimi daha sonra da sürdürdüm. Orada insanların birbirine karşı ne kadar acımasız olabileceklerini gördüm. Ama bir yandan da umut verdi bana. Yoğun bir 'hayat' duygusu vardı. Yıkım ve güzellik, aynı yerdeydi."