|
|
 |

 |
GÜNGÖR MENGİ
Bayramlık..
Kurban tatilini Karen Fogg'un gizli yazışmaları etrafındaki itiş kakışın vereceği heyecanla renklendireceğiz. Çünkü casus var, karşı casusluk var, bin bir türlü komplo teorisi var.. Ama bu tartışmaların, Türkiye'nin AB sürecine verilen zararları telâfi edecek amaca hizmet etmesini diliyoruz. |
 |
HAŞMET BABAOĞLU
Kavurma şöleni mi, derin ürperti mi?
Kurban Bayramı bir "karnaval" değildir. Bir kan dökme ve "kavurma şöleni" de değildir. Kasaplar dayanışma günü veya "haydi bugün iyilik yapalım!" vakti de değildir Kurban Bayramı... İçimizdeki en derin ürpertiyle yüzleşmenin bayramıdır o... Masum bir hayvanın kanı üzerinden binlerce yıldır... |
 |
YAVUZ DONAT
İdamın önünde, arkasında ne var?
Yavuz Bey. İdam meselesi, Helsinki Zirvesi sonrası katılım ortaklığı belgesinin Türkiye'ye intikali ile beraber gündeme geldi. Siyasi kriterler kapsamında bu konu konuşuldu. Ulusal program sırasında yine ele alındı. Anayasa değişikliği yapılırken tekrar tartışıldı. Ama hâlâ bu tartışmayı sürdürmek isteyenler var. |
 |
SELAHATTİN DUMAN
Acele cevap bekleyen bayramlık sorularım var..
Hayvan sevgisi ile şiddet eğilimi bir arada olabilir mi? Rızalarını almadan kestiğimiz koçlar, aslında onları için için sevdiğimizi biliyorlar mı? Keseceğimiz kurbanla gözgöze gelmemeye çalışmak iki yüzlülük mü? Kurban Bayramı gelip çattığında gündem kendiliğinden oluşur, sanki "etli, kanlı" bir yazı yazmak... |
 |
OKAY GÖNENSİN
Bir bayram daha
Bayram, "iyilik"tir. Biraz da "muhasebe"dir. Yarına bakarak "iyilik", yani umut; geçmişe bakarak "muhasebe", yani değerlendirme. Eski bayramlar anıldıkça, hayatımızın nasıl değiştiği ince ince akılların arkasına süzülür, öne de yarına ilişkin "iyilik" planları yerleşir. Bu yüzden bayram günleri... |
 |
RUHAT MENGİ
Ne güzel inanç!
İnşallah anlaşılmıştır. Türkiye'nin tek umudu ve geleceği artık "Maskelerin arkasına gizlenen suratları" görebilmekte yatıyor. Necmettin Erbakan'ın Refah Partili kadınlara "Kadın çalışmamalı, evde oturun ve doğurabildiğiniz kadar doğurun" dediği günler o kadar yakın geçmişte ki bugün gibi hatırlıyoruz. |
 |
METİN MÜNİR
Kaliforniya'nın Kaliforniya'sı
Türkiye'nin en tanınmış gıda markalarından Kent, dünya devlerinden Cadbury Schweppes'in oldu. Bu tür haberleri daha sıklıkla duymaya başlayacağız. Çünkü ekonomik kriz Türk şirketlerini alıcı avı haline getirdi. Yabancı şirketlerin satın alma hedefleri arasında birinci sırayı ise gıda sektöründeki şirketler işgal ediyor. |
 |
İLKER SARIER
Ülkeyi çok sevmek
Koca bir tuzaktır bu iddia! Böyle iddialara inanmak da, üzerinize afiyet ahmaklığa girer. Bu gibi soyut iddialar, kitlelerde yaygın kültürel geriliği, siyasi kavrayışsızlığı ve felsefi yoksunluğu kullanmaya yöneliktir. "Mantıksal çelişki" taşıdığı açıkça görülüverse bunu söyleyenleri sopayla kovalamak mümkün olurdu. |
 |
SEDAT SERTOĞLU
Bu gidiş iyi gidiş eğer sonu gelirse
Aklı başında olan herkes, sürekli olarak, "Ülkemize yabancı sermaye girişinin, ekonomimizin kurtuluşu için hayati derece önemli olduğunu" söylüyor ve yazıyor.. Yerden göğe kadar haklılar.. Ve Türkiye, bunu sağlamak için, dört bir koldan ve de dünyanın dört bir yanında, yoğun girişimlerde bulunuyor.. |
 |
ERDOĞAN SEVGİN
Vicdansızlar
Bayram üzeri çocukları sevindirmek sevaptır. Belki de bu yüzden Kanal D'deki o haberi izlerken kan beynime çıktı. Bir firma, İstanbul'un kenar mahallerinin birinde meyveli yoğurt, pudding dağıtmış. Malum; bedava sirke, baldan tatlıdır, çocuklar yalayıp yutmuşlar verilenleri... Güle oynaya kapışmışlar. |
 |
MEHMET TEZKAN
Kan gölüne çözüm ibadeti bilerek yapmak
Kurban keselim mi, kesmeyelim mi?.. Günlerdir tartışılıyor.. Çıkan sonuç şu; isteyen keser, istemeyen kesmez.. Bu kadar basit, bu kadar net.. Peki o zaman neden tartışıyoruz?.. Dini bilmiyoruz da ondan.. Kurban kesmek son yıllarda gösterişe dönüştü.. Sokağın ortasında eline bıçağı alan, kurbanlık hayvanın boğazına daldı.. |
 |
HINCAL ULUÇ
İyi bayramlar İçişleri Bakanım!..
Eğer ortada "Şerefsizler" diye adlandırılacak kişiler gerçekten varsa ve Mersin Emniyet Müdürü gerçekten bu lafı etmişse, düşünelim bakalım, "Şerefsizler" kim?.. Babalarının Vali ve Emniyet Müdürü olduğuna güvenerek "Bu kent bizim babamızın malı" diyerek tek yönlü ana caddeye ters yönde girip, cadde boyu gidenler mi?... |
 |
HALİT ÇAPIN
Nazım Hikmet hangi takımı tutardı?
Mehmet Barlas, Yeni Şafak'ta bir yazı yazdı, Nazım Hikmet'in Fenerbahçe'nin amigosu olduğunu ileri sürdü.. Hürriyet alıntı yapıp önceki günkü sutünlarında kullandı bunu. Dünkü gün ise Nazım koyu bir Galatasaraylıydı ve yine Hürriyet'in birinci sayfasına taşınmıştı.. Oysa Nazım Hikmet... |
 |
REFİK DURBAŞ
Bayram yeri...
Sermet Muhtar Alus, 30 Haziran 1932 tarihli "Akşam" gazetesinde "Eski Bayram Yerleri"ni şöyle tanımlıyor: "O zamanlar, İstanbul'da Unkapanı, Yeşiltulumba, Hastaneçayırı, Kaledışı, Kasımpaşa gibi muhtelif semtlerin bayram yerleri varsa da bunların en başta geleni ve civcivlisi, Fatih ve Cinci ile ikisi arasındaki... |
 |
EMRE AKÖZ
Starı bol filmlere gitmeyin!
Zaten "yüzeysel" olan, sabun köpüğü yapımlara imza atmaktan çekinmeyen Amerikan sineması son zamanlarda iyice sıradanlaştı. Hem de öyle ki en iyi bildikleri temaları (savaş, aksiyon, polisiye gibi) bile eskiden olduğu gibi özenle ele almıyorlar. Bunun son örneğini "Ocean's Eleven" adlı filmde gördük. |
 |
HAYRULLAH MAHMUD
A=X+Y+Z
Arthur Schnitzler, "üç tür politikacı vardır" der... Sonra da onları şöyle sıralar: "Suyu bulandıranlar, bulanık suda balık avlayanlar ve en yeteneklileri olan bulanık suda balık avlamak için suyu bulandıranlar..." Bu anlamda, bayramlık birkaç öykü... İlk öykü Süleyman Demirel'den... Mısır'ın eski diktatörü Cemal Abdülnasır... |
 |
HÜSNÜ ÇİL
Werner Lorant iyi çıktı
F.Bahçe-G.Saray derbisini seyrettiğimizde, sarı-lacivertli takımın Lorant ile artılarının çok olduğunu gördük. Ayrıca kulübün organizasyonunun da iyi olduğunu farketmemek mümkün değil. Seyircinin muhteşem olduğunu ve rakip takımı hiçbir şekilde küfürle etkilemediğini de söyleyebiliriz. |
 |
ERMAN TOROĞLU
Askerlik kurumu yıpranmasın
Ali Fevzi Bir olayında nihayet savcılar harekete geçti. Tuncay Özkan'ın cesaretle başlattığı ve aynı cesaretle üzerine gittiği olaya hepimizin sahip çıkması gerekir. Bırakın F.Bahçe-G.Saray maçını. Tamam o bir maç, hatasıyla, günahıyla, sevabıyla bitti. O sadece bir maçtı. |
|
|
|
|