kapat
22.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Askerlik kurumu yıpranmasın

Ali Fevzi Bir olayında nihayet savcılar harekete geçti. Tuncay Özkan'ın cesaretle başlattığı ve aynı cesaretle üzerine gittiği olaya hepimizin sahip çıkması gerekir. Bırakın F.Bahçe-G.Saray maçını. Tamam o bir maç, hatasıyla, günahıyla, sevabıyla bitti. O sadece bir maçtı. Ama Tuncay Özkan'ın başlattığı olay, bataklığı kurutma operasyonu. Türk futbolunun geleceği. Yani çok şey. Cesaretle yürürsek, süper sonuçlar çıkar.

Asker hakemler... Ne gereği vardı, böyle çirkin olayların içinde, onların adı geçsin. Olay sivil de olsa çirkin. Ama askerliğin bir özelliği var. Orası kutsal bir yer. Orada kimse makama demir atmıyor. Komutanlar geliyorlar, görev yapıp gidiyorlar. Başarılı olanlar yükseliyor. Genelkurmay Başkanı da olsa, süresi dolunca gidiyor. Onun için de kimseye müdanaları olmuyor.

Mafya futbolun içinde
Maalesef, bu asker hakemler konusunda Genelkurmay zaman zaman yanlış yönlendiriliyor. Büyük paraların döndüğü, bu paralar yüzünden de mafyanın çok yönden içine girdiği bu ortamda, asker olmamalı. Yıllar önce de söylüyordum, hâlâ da söylüyorum. Neymiş efendim, asker hakemler olmazsa, Doğu ve Güneydou'da maçlar oynanmazmış. Geçiniz arkadaşlar. Siviller bu işi rahat rahat yapar. Genelkurmay zaten asker hakemleri 3 senede eritme kararı aldı. Yani 2002-2003 sezonu sonunda hiç asker hakem kalmayacak. Bence bu çirkin olaylardan sonra bunun öne alınması gerekir. Futbolumuza hiç de ters orantıda tesir etmez.

Birinci Lig'de maç idare eden, yıllarını hakemliğe veren arkadaşların zaten emeklilik zamanı gelmiş. İyi hakem olanlar sivil olarak bu işe devam ederler. Hakemliği kötü olanlar, kendilerini bilirler, onlar da ordunun içinde kalırlar. Bu kadar basit.

Askerlik farklı meslek
Bazıları bana diyor ki; "Ne olmuş yani Erman hoca. Biz hakemiz, biz askeriz de ne olmuş. Aramızda doktor hakem yok mu, ekonomist, mühendis yok mu?" Evet var arkadaşlar. Ama bu meslek dallarından okulu bitirenler, bitirdikleri meslek kolunu yapmaya mecbur değiller. Doktor, müteahhitlik, ekonomist, taşımacılık yapabilir. Peki, bu meslek dallarında üniversiteyi bitirenler, yani bizler, "Ben üniversiteyi bitirdim, onun için de askerlik yapmayacağım" diyebiliyor muyuz? Böyle bir hakkımız, yetkimiz, serbestliğimiz var mı? Yok. Peki nasıl hepsini aynı kefeye koyabiliyorsunuz. Askerlik farklı bir meslek dalıdır. Özveri ister, çok zordur. Akşamın sabahın olmaz, çok zamanın nöbette geçer. Bunlara hafta sonları da dahil. Ama o günlerde maçın olursa o nöbet ne olur? Mutlak birileri tutar.

Amaa; asker olup da, hakemlik yapmak, askerlikte ve tayinlerde bazı avantajlar sağlamış mıdır? O da işin başka bir yönü...

Ya aceleye geldi, ya kasıt var
Galatasaray'la Beşiktaş, halka açıldılar. Acele mi ettiler? Onu zaman gösterecek. Ama bir konuda acele ettikleri, net gözüküyor. Hem de halka açılırken, en etkili propaganda aracı olan reklam filmiyle.

Beşiktaş'ın reklam filmi için daha bir uğraş verilmiş gözüküyor. Tek noksanlıkları, o masanın etrafında bayan olmaması ve arada "İstikbalimiz" dediğimiz sempatik çocuk yüzlerine yer verilmemesi.

G.Saray'ınkinde tenkit edilecek çok nokta var. Bu reklam filminde de çocuk ve kadına yer verilmemiş. Avrupa şampiyonu olmuş ve süper kupayı kazanmış takımdan alınan görüntüler, reklamın ana fikri kabul edilmiş.

Dikkatle seyrettiğim filmde net bir biçimde Metin Oktay'ı görüyorum. Tanju'yu görüyorum. Diğer çok çabuk görerek seyrettiklerimi ancak benim gibi futbolun içinde yatan kalkan bilir.

Metin Oktay tamam. Bir idol. O nesilden gelen Turgay Şeren görüntüde yok. Herhalde zaman zaman G.Saray'ı tenkit ettiği için. Tanju var. Hem de belirgin biçimde. Sonradan F.Bahçe'ye gitmiş, "Ben F.Bahçeli'yim" diyen...

Sen halka açılırken, elindeki en büyük silah, seni 4 yıl Türkiye şampiyonu yapan ve Avrupa'dan iki büyük kupa getiren takım. G.Saray taraftarı veya taraftar olmayan ama G.Saray'ı beğenen büyük kitle, Hakan'ları görmek ister, Okan'ı, Hagi'yi, Emre'yi, Bülent'i, Popescu'yu, Taffarel'i, tabii sonunda da özellikle Fatih Terim'i ve bu takıma o imkanı tanıyan Faruk Süren ve ekibini...

Bu görüntülerden sonra aklıma iki şey geliyor. Ya acemice hazırlanmış, aceleye getirilmiş bir reklam filmi. Ya da düşünmek dahi istemediğim kasıt...

Hisseleri kimler alacak?
Aklıma takıldı, sizlere soruyorum: G.Saray'ın ve Beşiktaş'ın halka arz ettiği hisselerden bazılarına hakemler sahip olabilir mi? Hamiline olan bu kağıtlar, hakemler tarafından bizzat alınır mı? Yoksa hakemler bu bu hisselere yakınları vasıtasıyla sahip olabilirler mi?

Veya benim gibi hakem yorumcuları da bunlardan alabilir mi? Televizyonlarda ve gazetelerde yapacağımız yorumlarla bu hisselerin gerilemesine veya ilerlemesine katkımız olabilir. Ne dersiniz? Veya yöneticilerden bazıları gelip, "Yahu hoca. Bize vurma. Hisseler düşüyor." Ya da "Biraz bizi itiver, hisseler kımıldasın" derler mi? Bir düşünün sonra da isterseniz bana cevap verin. Hep beraber tartışalım.

Yangın var!
Bakın! Milletin ağzı torba değil. Spor camiasında herşey vıdı vıdı yapılıyor. Mesela diyorlar ki; "Galatasaray asker hakem istemiyor." Sebep diyorsun; "F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, askeriye ile iş yapıyor da onun için." Gazetede arkadaşlara baktırdım. Sezon başından beri G.Saray'ın 6 maçını asker hakemler yönetmiş. Yani iddia taca çıkıyor.

Büyükler'in ilk haftaki maçlarının üçünde de asker hakemler görev almış. Bir de bu hafta... Tam da Tuncay Özkan'ın şike dosyasını açmasından 1 hafta sonra. Herhalde tesadüf. İki şekilde düşünüyorum; birincisi, bu dosyada adı geçen hakem isimlerinin asker olmaları. "Madem öyle, buyrun kardeşim, bu hakemlerin dürüstü de var. Alın size 3 Büyük takımın maçını idare eden hakemler. Hepsi de asker" diyebilirsiniz.

Ama ben, işin başka bir tarafından da bakıyorum. Büyükler'e verdiğiniz 3 hakem de iyi hakemler. Üçünün de dürüstlüğünden bir şüphem yok. Ama, şimdi benim, bu üçünün cesaretine bakmam lazım. Özellikle 3 Büyük takımın aleyhine yapılacak hatalarda ortalık yangın yerine dönecek. O zaman bu üç hakem de "Aman ortalık yangın olmasın" diyebilirler mi? Eğer derlerse, bu sefer küçükler yanacak. Çünkü onların yanmasından, yangın çıkmaz. Sadece ateş düştüğü yeri yakar.

dSadece laf üretiyoruz
Konuşuyoruz, yapmak istediğimizi belirtiyoruz, atıyoruz, tutuyoruz, uygulamaya geçince fiyasko.

Aslında, konuştuklarımızı yapmak istemiyoruz. İşimize gelmiyor. "Statlara bayanlar gelsin, çocuklar gelsin, karnaval havası olsun, eğlenelim" diyoruz.

Beşiktaş-A.Gücü oynuyor, A.Gücü Başkanı Cemal Aydın'ın eşi ve çocukları yukarda locada oturuyorlar. A.Gücü ikinci golü atıyor, balkonda duran çocuklar "Gol" diye seviniyorlar. Ne yapacaklardı yani, üzülsünler mi? İşte ondan sonra kızılca kıyamet kopuyor. Eldekileri locanın balkonuna atmalar, işin daha vahimi arkadan dolanıp, locanın kapısına yüklenmeler. Yani kapıyı kırsanız, içerdeki çocukları ve bayanları dövecek misiniz? Savcılık, işlemini hâlâ yürütüyor.

Aslında Beşiktaş yönetiminin anında olaya el koyup, hatalı olanları belirleyip, bir daha maça girmemelerini sağlaması gerekir. Ve bir yazıyla da A.Gücü kulübünü bilgilendirmesi...

Yok, "Bundan böyle misafir takımının başkanının eşi ve çocukları gelmesin" fikri varsa, onu da açıklamalılar.

Beşiktaş yönetimindeki İbrahim Altınsay'ın açıklamaları, daha bir tuhaf. "G.Antep'ten sonra, A.Güçlüler de şov yaptılar" diyor.

G.Antep yenildi. Hani o, seyircinin sahaya girdiği meşhur maç. A.Gücü galip geldi. Niye şov yapsın ki? Sayın Altınsay'a soruyorum; aynı muamele sevgili eşi, benim de arkadaşım olan Gülengül Altınsay'a yapılsaydı acaba ne yapardı? Merak ediyorum.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır