kapat
22.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Kavurma şöleni mi, derin ürperti mi?

Kurban Bayramı bir "karnaval" değildir.

Bir kan dökme ve "kavurma şöleni" de değildir.

Kasaplar dayanışma günü veya "haydi bugün iyilik yapalım!" vakti de değildir Kurban Bayramı...

İçimizdeki en derin ürpertiyle yüzleşmenin bayramıdır o... Masum bir hayvanın kanı üzerinden binlerce yıldır insanın döktüğü kanla yüzleşme günüdür.

Kan davalarıyla hesaplaşma ve bu hesabı kapatma günüdür.

Ve Kurban Bayramı yeryüzündeki yalnızlığımızı dindirmenin günüdür.

Asıl "kurban"dan değil, "kendimizden verme" günüdür. ("Kurban" semboliktir, olsa da olur, olmasa da...)

"Kendimizden olanı ihtiyacı olana dağıtma" günüdür Kurban Bayramı...

***
Yeri gelmişken belirteyim:

İnsana ve insanlık geleneklerine ilişkin hiçbir şey, "ay fena oluyorum!" veya "o çağlar öyleydi, bu çağlar böyle" diyerek üstünkörü bir bakışla geçiştirilecek özellikte değildir.

Kurban olayına sadece İslam açısından da değil, insanlığın en köklü gelenekleri açısından da bilip öğrenerek yaklaşırsak zihnimiz daha çok açılacak, eminim.

***
Semavi dinlere göre insanlığın yeryüzünde daha ilk boy gösterişinde trajik bir kurban olayı vardır.

İlk cinayet "kurban" olayı yüzünden işlenmiştir. İnsanlık öldürenin soyundan gelmiştir. (Bu yeterince anlamlı değil midir?)

Adem'le Havva'nın oğullarından söz ediyorum; Habil'le Kabil'den...

(Çoğumuz Habil ve Kabil'i adlarının İslam geleneğinden değil, Yahudi-Hıristiyan geleneğinden geldiğini bilmez. Oysa kardeşlerin öyküsü anlatılırken Kur'an, adlarını vermez. Bu ne yüce bir inceliktir!..)

Kabil toprakla uğraşırken döktüğü alın terinin meyvelerini, çoban Habil ise sürüsündeki ilk yavru kuzuları sunar kurban olarak. Kabil'inkiler kabul edilmez...

Öfkelenir Kabil ve kardeşini içinde yanan haset ateşiyle öldürüverir.

Allah Kabil'i lanetler. Kabil de çocuklarıyla yerleşik bir topluluk kurar ve medeniyetin ilk adımlarını atan soyun atası olur.

Hikâye böyledir.

Bense, Kur'an'da Maide suresinde olayın dile getirilişindeki kurban ve şiddet ilişkisi üzerine çok anlamlı noktaya dikkat çekmek istiyorum:

Bir kardeş ötekine "seni mutlaka öldüreceğim" dediğinde, kurbanı Allah tarafından kabul edilen kardeş şöyle yanıtlar: "Allah ancak korkup sakınanlardan kabul eder. Sen beni öldürmek için elini uzatacak olursan, ben seni öldürmek için elimi uzatacak değilim."

***
Hepinizin bayramını kutluyor, hayırlar diliyorum.

Bir fikirleri yokmuş!
YakInda hukukçu olacak üniversiteli bir okurum geçenlerde gönderdiği mektupta, okullarında öğrenciler arasında yapılan bir anketin sonuçlarını utana sıkıla aktarıyordu.

500'ün üzerindeki öğrenciye bir takım isimler hakkında fikirleri olup olmadığı, daha önce bu isimleri duyup duymadıkları sorulmuş.

"Ankete katılanların aşağı yukarı yüzde 90'ı şu aşağıda saydığım adlar hakkında bir fikirlerinin olmadığını belirttiler" diyor okurum.

İşte o isimlerden bazıları: Watergate, Ahmet Şah Mesud, narsisizm, vehhabilik, vandalizm, glasnost, Hilal-i Ahmer'in yeni adı, genom, Reşit Karabacak, Şengen Vizesi (anlaşması), Kopenhag Kriterleri, Büyük Britanya'ya bağlı ülkeler, Elia Kazan, Enver Sedat, Aydan Siyavuş...

ÜLkemizin en seçkin hukuk fakültelerinden birinde öğrencilerin hemen "biliyorum" tepkisi gösterdikleri adlara gelince BBG'nin yarışmacıları başta geliyormuş, bir de IMF...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır