kapat
17.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 


GÜNGÖR MENGİ
Bataklık nasıl kurutulur?
Türkiye, yönetenleri ve halkı ile artık aynaya bakmaktan çirkin yanlarını görmekten korkmuyor. TESEV'in rüşvet ve yolsuzluk araştırması cesur bir fotoğraftı. Son iki yılda iki şirketten biri, bir kamu kuruluşunda rüşvet verdiğini itiraf ettiği halde hiç bir kurumdan tepki gelmedi.

A. SAVAŞ AKAT
Devletin malı deniz
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı Ğ TESEV Ğ hakkındaki ilk yazım "Hoşgeldin TESEV" 9 Ekim 1994 tarihinde bu köşede yayınlanmış. Ondan sonra da sık sık TESEV'den söz etmişim. Modern toplumun gelişmesinde devletten bağımsız düşünce üretimi merkezlerinin oluşması fevkalade önemlidir.

ÇETİN ALTAN
Vay benim köse sakalım
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın; Türkiye'deki rüşvet ve yolsuzluk konularının yaygınlığı üstüne, üç bilim adamına yaptırdığı incelemelerin açıklanması; fısıltılardan oluşan ve hiç dinmeyen karanlık mahut bir rüzgârın, dev bir kepazelik heykeli halinde kamuoyunun gözleri önüne dikilivermesine neden oldu.

ERDAL BİLALLAR
Yanlış mazeret!
Günlerdir rüşveti, ahlaki yozlaşmayı, hırsızlığı tartışıyoruz... Her kafadan bir ses çıkıyor... Bazıları devletin şeffaflaşmasını, bazıları küçültülmesini istiyor... Cumhurbaşkanı Sezer ise gerekirse siyasilerin de yargılanması gerektiğinin altını çiziyor... Bu görüşlerin tümüne katılıyorum...

MURAT BİRSEL
Tatil havasına bir girelim bakalım!
Hafta sonu derbiye kilitlenen Türkiye, bugünden itibaren Bayram Tatili'ni düşünecek ve bu pazar evlere hakim konu "Hâlâ karar veremedik, gitsek gitsek nereye gitsek" şeklinde özetlenecek. Bu nereye gitsek tartışmalarında... "Serdarlar Marmaris'e, Meteler Bodrum'a, Ayşeler Paris'e, gerçi 'uzun Aslı' da İstanbul'da..

YAVUZ DONAT
Direksiyonda polis var
Yollarda binlerce "kamyon" var. "Otobüs" var. "Taksi" var. Bilesiniz ki bu araçlardan bir kısmı "polise ait." Bize "bunu" İçişleri Bakanı söyledi. Sorduk: - Nasıl? Bakan: - Polisin de şuraya buraya taşınacak malzemesi var... Bunlar "sivil plakalı kamyonla" taşınıyor... Kamyonu kullanan bir polis...

UĞUR DÜNDAR
Türkiye'nin "Jorge Lanatalar"a ihtiyacı var
Yaşam kalitesinde halkına dünya 82'nciliğini layık gören, bu yetmiyormuş gibi, son krizde 60 milyar dolarlık borç yükü bindiren siyaset büyükleri buyurdular: "Bayındırlık eski Bakanı Koray Aydın, Meclis'teki oylamada aklanacak!" Buyruk yerine getirildi ve milletvekilleri, özgür (!) iradeleriyle...

OKAY GÖNENSİN
Bir yeni, bir eski
Bir gece "Şövalye," rüyasında Tanrı'yı gördü. Görür görmez de tanıdı, çünkü Tanrı aynı tasvir edildiği gibi; uzun, beyaz giysisi içindeydi ve uzun, beyaz bir sakalı vardı. "Seni görmek istedim, dedi Tanrı, çünkü ölçüsüz hırsının ve doymak bilmez susuzluğunun iyice gülünç hale geldiğini sana anlatmak istiyorum.

GÜLAY GÖKTÜRK
Terminalde beklerken
Köşe yazarlarının kendi özel gündemlerini köşelerine taşıması pek hoş kaçmaz. Ama bazen özel gündeminiz genel gündemi öyle fena bastırır ki, eliniz varıp da başka bir konuda kalem oynatamazsınız. Ya hiç yazmamak, ya da okurunuzu sizin gündeminizin içine çekmeye çalışmak dışında yapabileceğiniz bir şey yoktur.

ŞÜKRÜ KIZILOT
Rüşvet istemekle ilgili kanun
Yıllar önce, tapuda işlem yaptırmak, son derece zor bir olaydı. Şimdi anında yapılan tapu işlemleri, yıllar önce saatlerce hatta günlerce sürebiliyordu. Vatandaşa "Bugün git yarın gel" denilen o dönemde, 18 yaşında, tecrübesiz biri olarak, bir gayrimenkulün alım-satım işlemi için tapuya gidip geliyorum.

ALİ POYRAZOĞLU
Dikkat, ölüm tehlikesi!
Alışkanlıklarımıza emek verip onları yeniden keşfetmeliyiz. Eğer sevdiğinizi her gün yeniden keşfederseniz; alışkanlıkların sizi öldürmesini engelleyebilirsiniz. Alışkanlıklar vazgeçilmez dostlarımız mı acaba? Bir türlü vazgeçemediğimiz dostlar; sevgililer, eşler de alışkanlığa dönüşmeye başlayınca ...

SEDAT SERTOĞLU
Neşeli ittifaklar
Başkan Bush'un "Şeytan İttifakı" üyelerini açıklarken, sadece İran-Irak ve Kuzey Kore'den söz etmesi, bazı başka ülkeleri fena halde kızdırdı.. Kimleri mi? Bu açıklamaya ilk tepki, Libya, Çin ve Suriye'den geldi.. Bu üçlü derhal bir açıklama yaparak "Onlar kadar biz de önemli bir Şeytan İttifakı'yız" dediler..

MEHMET TEZKAN
Erdoğan'ın istediği, daha yoksul bir Türkiye mi?
İddia ediyorum, Tayyip Erdoğan iktidara gelmek istemiyor.. Başbakan olmak, hiç istemiyor..Nereden mi çıkardım?.. Başbakan olmaya niyet eden bir siyasetçi "Çoğalmamız lazım.. Sakın ha, Allah ne verdiyse.." der mi?.. Üslubu bir kenara bıraktım.. Bu ülkeyi yönetmeye talip olan bir kişi, kahve ağzıyla...

HINCAL ULUÇ
Sevgİlİler Günü'nü yaşayamayanlara yazık!..
14 Şubat öğleden sonra.. Sahil yolundan gidiyoruz Boğaz'da.. Sarmaş dolaş gençler, yürüyorlar, dünyanın en güzel, en eşsiz doğal manzarası içinde.. Hava da nasıl parlak, nasıl sıcak.. Kış ortasında yaz.. Yelek yeter.. Bir çift.. Tutuştukları ellerinde bir ipi ortak tutuyorlar.. İpin ucunda bir kırmızı balon asılı..

LEYLA UMAR
26 yıl sonra yine Filistin'i konuştuk
Filistin Dışişleri Bakanı Kaddumi ile yıllar sonra kaldığımız yerden görüş alışverişine başladık. Ama hiçbir şeyin değişmediğini üzülerek gördük Bütün dünyanın gözü, 11 Eylül'ü unutturmak ve yenilerinin tekrarını önlemek amacıyla 13-14 Şubat'ta İstanbul'daki görkemli toplantıdaydı...

ABDURAHMAN YILDIRIM
Canlanmada son tren ikinci çeyrekte
Ekonomide canlanma olacaksa bunun için en uygun dönem nisan-haziran ayları. Eğer bu dönemde ekonomi kalkışa geçmezse tren bir kez daha kaçacak Geçen yıl mevcut ekonomik düzenin yıkıldığı bir dönemdi. 11 Eylül sonrası konjonktür sayesinde Türkiye bu yılı kurtaracak dış krediyi sağladı.

HALİT ÇAPIN
Grip ve sevgililer günü..
Ahlakı kırık, şerefsiz grip.! Millet "Sevgililer Günü" tantanasındayken, ben fakir o girip denilen sefille aynı yatakta sevişmekteydim, hemi de yatak yogan çarşaf paralamacasına.. Bir geldi, pir geldi deyyus.. Zaten geldi mi dert dert üstüne geliyor.. Bir elense çekti uzatta.. Ardından bir bel kündesi yapıştırdı bıraktı..

EMRE AKÖZ
Tehlikesiz hayat olmaz
Benim yüreğim, intihar eden Lara'nın anne babası Yosi ve Verda Falay gibi burkulmadığı için, "Denetimsiz internet evin içinden akan lağım gibi" demedim... AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg gibi bir politik konumum olmadığından kendimi diplomatik bir skandalın ortasında bulmadım...

REFİK DURBAŞ
Genç şiir...
Geçen hafta bütün bir günümü, "Pusula" şiirimde dediğim gibi "oğlumun âşık olduğu yaşta" gençlerin arasında geçirdim. Şimdinin eğitim sisteminde 8. ve 9. sınıf diyorlar ama, benim hayat tarifeme göre ortaokul üçüncü ve lise birinci sınıf öğrencileri arasında... Saint-Joseph Lisesi, öğrencileri arasında....

HAYRULLAH MAHMUD
O'nsuz sahilde
Sevgililer Günü'nün ilk saatleriydi... Gazeteden 23 gibi çıkmış, bir hanım arkadaşımla, İstanbul Boğazı'nı gören mekanda bir şeyler içmiştik... Eve döndüğümde, neredeyse gece yarısıydı... Televizyonu açtım... Önce CNN'de haberleri izledim... Sonra kanalları dolaşırken, Kanal D'de takılı kaldım...

HAŞMET BABAOĞLU
Simao iyi ki yoktu
Maç boyunca çıkan onca kırmızı karta; karşılaşmaya hakim olan gerilimli atmosfere, Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki 52 bin seyircinin büyük etkisine rağmen skorbordda tek bir gol ve o golün yanında Rapajç'in imzası var. Galatasaray'ın 7 kişi kaldığı dakikalarda bile Fenerbahçe'nin etkili gol pozisyonları...

CAN BARTU
Stad kazandı
Şükrü Saracoğlu Stadı muhteşem olmuş. Ama dünkü maçtaki olağanüstü polis önlemleri yüzünden, stada girmesi de çıkması da bir dert oldu. Maça gelince; Müthiş bir stres altında oynanan bir 90 dakika. Kalite yok. Ama kalitenin olmaması futbolcuların kötü niyetinden... Bu kadar birbirine kasti giren...

DOĞAN KOLOĞLU
Depresyonda
F.Bahçe son yıllarda bu kadar kolay bir G.Saray maçı oynamadı. F.Bahçe bu maça, beceriksizlik bir yana bırakılırsa, gerçekten, 'görev anlayışında' çok iyi hazırlanmış. Ama maçın futbol kalitesi düşüktü. F.Bahçe, ilk dakikadan itibaren, 'hamle üstünlüğü' ve 'maçı yönlendirme inisiyatifini' ele aldı.

GÖKMEN ÖZDENAK
Yürekli hakem
Olağanüstü gergin maçın tek yürekli adamı Ali Aydın'dı. Kendisini ve yardımcılarını kutluyorum. Bütün hakemlerimizin de aynı yüreklilikle, cesaretli ve korkusuz düdük çalmasından yanayım. Aydın'ın tersine korkak Lucescu, yürüyen ve zavallı bir FBahçe karşısında G.Saray'ı katletti.

ÜNAL ÖZÜAK
Hangi vampirlik uyar
Kapkaççılar, tırnakçılar vb. bilirdim ama, geçenlerde bir vesile tanıştığım pırıl pırıl bir genç komiser Engin Aslan'dan yeni bir kriminolojik tipleme öğrendim; Tantanacılar. Genellikle para makineleri veya banka önlerinde konuşlanan bu tipler aralarında kıyasıya önce ağız daha sonra fiziksel dalaşmaya başlıyorlar.

ERMAN TOROĞLU
Aydın sınıfı geçti
G.Saray kazanmaktan vazgeçmiş, tamamen kaybetmemeye oynadı. Aslında F.Bahçe de aman aman bir futbol oynamadı. Hakem, o F.Bahçe seyircisinin önünde G.Saray'ı ezdirmemeye çalıştı Kalitesi, temposu yüksek olmayan, sadece heyecanlı bir maç. Tabii, aslında 3 puanlık bir maç değil, Beşiktaş'ı da dahil ederseniz...

LEVENT TÜZEMEN
Sus Mahmut ayıp oluyor
F.Bahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu, Protokol'de başkan Mehmet Cansun'un 2 sıra arkasında oturuyordu. Maç boyunca sürekli olarak hakeme bağıran ve "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" diye G.Saray'a nazire yapan Uslu, kırmızı kartlarda da "kırmızı, kırmızı" diye tempo tuttu.


<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır