Kapkaççılar, tırnakçılar vb. bilirdim ama, geçenlerde bir vesile tanıştığım pırıl pırıl bir genç komiser Engin Aslan'dan yeni bir kriminolojik tipleme öğrendim; Tantanacılar. Genellikle para makineleri veya banka önlerinde konuşlanan bu tipler aralarında kıyasıya önce ağız daha sonra fiziksel dalaşmaya başlıyorlar. Bu tantana, sıcaklığını arttırırken çevreden iyi niyetli bir vatandaş ayırmaya, mağduru savunmaya kalktı mı vay haline... Çalınmadık ne cüzdan kalıyor ne cep telefonu... Benim yeni duyduğum, aslında son derece popüler bu üçkağıt metodunu çok iyi uygulayanlar var ailede. Hani şarkıdaki gibi "Kim bunlar..?" derseniz...
Yorulmayın hemen anlatayım; Profesyonel basketbolun olmazsa olmaz unsurlarından oyuncu menajerlerini "vampirler" seviyesiz başlığı (her zamanki uslubuyla) altında devamlı aşağılayan Basketbol Federasyonu Başkanı/sahibi oyuncu menajerliğini kendi bünyesine alarak yasallaştırmış(!).
Kimler ümit vaadediyor?
On beş kusur yıldır Türkiye'de yaşamasına rağmen hâlâ dilimizi öğrenememiş, dünün yorumcu ve NBA uzmanı(!) şimdilerde maçlarda takım kadroları veren seremoni cazgırının kayınbiraderiyle yıllardır kapalı sürdürdüğü oyuncu menajerliği sistemini ve web sitelerini federasyon adına satın almış. Bu sitede onların portföyündeki oyuncular devletin federasyonunun logosu altında yüceltiliyor. Adlarına ümit vaadeden oyuncular diye anketler düzenleniyor. Ama bizzat milli takım menajerinin buraya kaydıramadığı, raconunu kesemediği, oyuncular ise tukaka.
Aba altından "Bizim şirkete gelirsen abad olursun, yoksa Milli takımın yolunu unut" deniyor anlayacağınız. Şirkete bakın siz; adamlar, hem oyuncu menajeri hem de milli takım, üstelikte de saygın bir gazetenin köşe yazarı...Siz istikbal vaadeden oyuncu olsanız kiminle anlaşırsınız?..
Vay vay vay! 12 dev adam efsanesinin altını eşeledikçe, birbirine karışmış federasyon/vakıf hesapları yetmiyormuş gibi, daha neler çıkıyor.. Demek ki menajerliği siz yapınca vampirlik olmuyor... Sizi gidi tantanacılar sizi...