
Genç şiir...
Geçen hafta bütün bir günümü, "Pusula" şiirimde dediğim gibi "oğlumun âşık olduğu yaşta" gençlerin arasında geçirdim. Şimdinin eğitim sisteminde 8. ve 9. sınıf diyorlar ama, benim hayat tarifeme göre ortaokul üçüncü ve lise birinci sınıf öğrencileri arasında...
Saint-Joseph Lisesi, öğrencileri arasında "Özgür Şiir" başlığıyla bir yarışma düzenlemiş... Elbette Fransızca eğitim yaptıkları ve özgürlüğüne inandıkları için, hem Fransızca, hem de Türkçe yazılmış şiirler katılmış yarışmaya...
Benim bir dahlim olmadı yarışmaya... Üçü fen, üçü Fransız edebiyatı, üçü de gözlemci dokuz öğretmenden oluşan seçici kurul, yarışmaya katılan yüz öğrenciden derece alanları saptamışlar: Hande Erguner, Serdar Kırhallı, Onur Aksu, Seda Doğan, Deniz Bilen, Oğuz Bilge, Bülay Doğan, Hande Heper, Gizem Okyay, Eylül Doğruel ve Gizem Gürsoy...
Ben, şair heyecanı ile bu genç şair adaylarının seçici kurulunda görev almayı beklerken, birden kendimi 8. ve 9. sınıf öğrencilerinin "edebiyat" dersinde buldum.
İlk ders edebiyat öğretmeni Neva Boyacıoğlu'nun idi, ikincisi ise Bayram Eraslan'ın... Dersin konusu ise şiir, özelikle de benim şiirim ve buna bağlı olarak da hayatım... Ben ki, bu tür toplantılardan, topluluk önünde durmaktan mümkün olduğunca uzak tutmaya çalışmışımdır her zaman kendimi...
16'LIK SORULAR
16-17 yaşlarındaki şair adaylarına, 16-17 yaşlarında şiir yazmaya başlamış Refik Durbaş ne söyleyebilirdi? Ama genç şair adayları söylediler. Adeta kırk kişilik bir seçici kurul karşısında hissettim kendimi. Sordular ve sorguladılar: Şiirin anlamını, şairin dünyadaki yerini, hayatın şiir karşısındaki duruşunu...
Onaltı yaşımın heyecanı ile yanıtlamaya çalıştım sorularını... Onaltı yaşımın taze heyecanını yaşadım onların körpe heyecanlarında... Onaltı yaşımla bir kez daha tanıştım, yeniden... Bu heyecanla şiirler okudum. Aynı heyecanla şiirler okudular. Bülay Doğan, Fransızca yazdığı şiirini okudu:
"Ve çocuk aldı kitabı
Döndü kolları kanatlara
Ve açtı kanatlarını
Uçtu uzaklara
Ve dönüp bakmadı
Geride kalan kırılmış zincirlere..."
Deniz Bilen, Türkçe yazdığı şiirini okudu:
"Bazen sevincim oldun
Güvercinlerle gelen
Kalbi yaralı/Bazen üzüntüm
Kara bulutlarla yağmur yüklü
Boşalınca bulutlar gözlerimden
Ben seni aradım
Sözlerim oldun."
Şiir, hükmünü icra ediyor çünkü genç yüreklerde, gençlerin yüreklerinde... Şiir de, şair de her zaman genç... O gün, Saint-Joseph Lisesi'nde yaşadım, biliyorum.
Şiir gençtir, gençliktir çünkü... Bir kez daha anladım...
VİTRİNDEKİ KİTAPLAR
Yazı, bir ömürdür
Necati Tosuner, ki kısa hikâyenin en sadık yazarlarındandır. Hayatın gerçeğini ve gerçekliğini, acılı duyarlıkları, insanın iç dünyasının bunalımını taşımıştır şiirsel bir dille dokuduğu hikâyelerine... Tosuner, bu özellikleriyle aynı zamanda iyi bir romancıdır da...
Tosuner, "Sancı Sancı"dan 25 yıl sonra "Yalnızlıktan Devren Kiralık"ı yazmış ve bu romanı "Doğan Kitap" tarafından yayımlanmıştı. Şimdi de "Yalnızlıktan Devren Kiralık"ın bir devamı olarak "Bana Sen Söyle" romanı yine "Doğan Kitap" yayınları arasında çıktı.
"Bana Sen Söyle" de özgün dili, içtenlikli anlatımıyla, hayatı yaşanılır kılan sevinç ve üzünçleriyle dokuyarak insan içre bir yolculuğun romanı olarak okunabilir.
* Çeşmebaşı'ndan Esintilerle: Şefik Kahramankaptan'dan Ferit Tüzün'ün belgelerle bezeli hayatı... (Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları)
* Kadına Özel: Michel Montignac'tan ergenlikten menopoza kadınlar için beslenme reçetesi... (Alfa Yayınları)
* Piyanist: Sinemaya da aktarılan Elfriede Jelinek'in romanı, Cannes Film Şenliği'nde büyük ödülü almıştı. (Everest Yayınları)
* Umudun Tükenişinde Son Perde: Kurtul Altuğ, Bülent Ecevit'in CHP macerasını anlatıyor. (Ümit Yayıncılık)
* Derin Mavi Atlas: Bülent Gözcelioğlu ve Ö.Faruk Aydıncılar su altının renkli dünyasını sergiliyorlar. (TÜBİTAK Popüler Bilim)
* Aklı Bir Karış Havada: Susanna Tamaro'dan gerçeküstü öğelerle bezeli bir masal... (Can Yayınları)
* İlişkiler Üzerine: N.Donald Walsch'tan iyi ilişkiler üzerine kurulu bir hayat için öneriler... (Dharma Yayınları)
ÖLÜMÜN ANLAMI?
"Bir ölü nedir ki bir ölüm nedir / Acıyla kirlenmektir, acıya sevinmektir."
EDİP CANSEVER: Ben Ruhi Bey Nasılım (Adam Yayınları)
|