|
|
 |
Depresyonda
F.Bahçe son yıllarda bu kadar kolay bir G.Saray maçı oynamadı. F.Bahçe bu maça, beceriksizlik bir yana bırakılırsa, gerçekten, 'görev anlayışında' çok iyi hazırlanmış. Ama maçın futbol kalitesi düşüktü.
F.Bahçe, ilk dakikadan itibaren, 'hamle üstünlüğü' ve 'maçı yönlendirme inisiyatifini' ele aldı. G.Saray ise ısrarla yavaş tempoda oynadığı için bir kez bile kontratakta pozisyon bulamadı.
F.Bahçe'nin oyun notunu düşüren gerçek, son 14 dakika 7 kişilik G.Saray karşısında ancak 1-0 kazanabilmiş olmasıdır. Pozisyonlarda inanılmaz bir vuruş acemiliği gördük. G.Saray ise bir tek hazırlanmış gol pozisyonu bulamadı, rakip onsekizde, teketekte bir tek adam geçemedi desek yeridir.
Fener kuş uçurtmadı
F.Bahçe ilk yarı daha başarılıydı. İlk özelliği, "Gol bölgesi hava topları organizasyonu" idi. Çok iyi kavisli hava toplarıyla özellikle Andersson ve Serhat'a kullanacakları toplar atıldı. G.Saraylılar nedense her top ortalanırken topla değil, kovaladıkları adamla meşguldüler. Mondragon da kalabalık arasında çıkış zamanlama yolu bulamadığı için ilk yarı sadece 2 kez yan top kapabildi. Zaten son maçlarda oynamayışı da bazı pozisyonlarda sırıttı. F.Bahçeliler bu hava toplarında bir de, özellikle Serhat'ı korner çizgisine yakın, sağ aralıkta buluşturarak sağlıkla işleme soktu.
F.Bahçe'de ikinci tür gol fırsatı da vardı; herkes havada top beklerken, kornerden topu tam tersine yerden ve onsekiz dışına attılar. Bunlardan birinde Rapajç gelişine çok kaliteli bir şut attı. Mondragon kımıldayamadı bile. F.Bahçe'nin üçüncü üstünlüğü, G.Saray'ın orta alan hakimiyetini inanılmaz bir bloklar arası dayanışma ile yok etmesiydi. Top sahanın neresinde havalandıysa, F.Bahçe'nin kontrolündeydi.
G.Saray son yıllarda ilk kez bir F.Bahçe maçında bu boyutta çaresiz ve dağınık oynadı. G.Saray adeta futbol oynamaya değil, pozisyon bozmaya çıkmıştı. Ne oyun disiplini, ne oyun temposu vardı. Eğer F.Bahçe'de hareket halindeki topları isabetle kullanma oranı biraz yüksek olsaydı maç daha farklı biterdi.
Hasan niye atıldı?
G.Saray'da fiziksel dirilik de yoktu. Hasan'ın alıştığımız, peşpeşe çalım gücü bile aksadı. Ümit Karan 3 kez ofsayta düşerken hep rakibin kolay topa uzanacağı pasif alandaydı. Teketekteki mücadelelerde hep F.Bahçe vardı.
Emre haklı olarak kırmızı kartı görünce maç bitti. Arkasından hakem, ikinci kırmızıda da haklıydı. Ancak Hasan'ı oyundan atmayacaktı. Çünkü Hasan orada kavgacıları ayıran pozisyondaydı. Bülent hatalıydı, hakemle alay edilmez. Ama Rapajç de maç başında böyle el-kol hareketleri yapmadı mı?
G.Saray'ın bir tek tesellisi olabilir; 7 kişiyle 1-0 yenildiler.
|
|
|
|