kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
1 Mayıs 2009, Cuma
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Avrupa cahilleri!

DUYGU LELOĞLU
Giriş Saati : 01.05.2009 10:10
Güncelleme : 01.05.2009 18:43
Yeni Haber
BRÜKSEL- Son bir haftadır Brüksel, Fransa'nın medyatik Adalet Bakanı Rachida Dati'ye gülüyor. Zira Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin partisi UMP'nin, 7 Haziran'da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri için ikinci sıradan aday gösterdiği Dati, Avrupa sınavından çaktı! Partisinin genç üyeleri tarafından sınava tabi tutulan Dati'nin verdiği cevaplar, gençleri gülmekten kırdı geçirdi. Brüksel de ise alay konusu haline geldi.

İşte bu cevaplardan bir örnek: 'Avrupa ulusal işlere çok karışmıyor mu?" sorusuna Dati'nin cevabı şu: "Avrupa'ya ne iş verirsek, onu yapar ve verdiğimiz işleri, o işleri yapan insanlar sayesinde yapar! İyi söyledim mi?"
Avrupa konusunda, Fransa'da 'Kim milyonlar kazanmak ister" yarışma programının yarışmacılarından daha az bildiği düşünülen Dati, yakında Avrupa Parlamenteri olacak! Hem de listenin ikinci sırasından
AP'de oldukça sayılan, iyi tanıdığım bir milletvekili geçtiğimiz günlerde, bir sohbet sırasında "AP üyeleri arasında konulara hakim olanların sayısı 50'ye ulaşmaz." yorumunda bulundu. Aslında AP'nin toplam 736 üyesinin hepsinin de "etkin" ve "yetkin" olması beklenmiyor.
Çünkü asıl işi gruplar içerisinde belli başlı üyeler yürütüyor. Diğerleri de toplantılarda çoğu zaman kendi siyasi grubu ne istiyorsa ona göre parmağını kaldırıyor ve indiriyor. İşte AP'nin yıllık Türkiye raporları da aynı metodla tavsiye kararına dönüştürülüyor.

Sürgündekiler, Emekliler ve Kariyeristler

Aslında bu durum AP üyeliğinin AB ülkelerinde nasıl algılandığını da gözler önüne seriyor. Ben AP milletvekillerini üç temel kategoride topluyorum.
Birinci kategoridekiler, "siyasi sürgündekiler." Yani ülkesinde siyaseten yıprandıktan sonra açıkta kalmamak ve bir kaç yıl boyunca kırdığı cevizleri unutturmak için ülkesinden Brüksel'e taşınanlar. Dati'nin de amacı de güvenilirliğini arttırıp tekrar ulusal siyasete geri dönmek.
İkinci kategoride yer alanlar, kariyerinin başlangıcında olan ve bu konumunu ilerde ülkelerinde iyi bir siyasi kariyer yapmak için atlama tahtası olarak kullananlar.

Buna en iyi örnek Hollanda Başbakanı Balkanende'nin prensi olarak bilinen ve genç yaşı ve deneyimsizliğine rağmen Türkiye raportörlüğüne atanıp sonra Ulaştırma Bakanı olarak ülkesine geri dönen Camille Eurlings. Finlandiya'nın şu andaki Dışişleri Bakanı Alexander Stub da bu kategoride yer alan bir isim.

Bunu başaranlar var ama en acısı, kariyer hayallerini yaşayanların büyük bir bölümü ülkesine geri dönememesi. Onlar da ya AP'den emekli olana kadar kendi ülkesine gidip geliyorlar ya da 5 yılını doldurup bir daha seçilemeyenler yüklü bir emekli maaşıyla AP'nin arşivlerinde yerlerini alıyorlar.

Üçüncü kategoride yer alanlar ise siyasi kariyerinde duraklama, hatta gerileme dönemine girmiş olan siyasetçiler. Yani "emekliler" Onlar da ülkelerinde önemli bir koltuk ışığını göremeyince soluğu AP'de alıyorlar.
Bir de sayıları az olduğu için kategori dışında kalanlar var. Onlar da AP'nin olanaklarından yararlanmak için üye olan 'fırsatçılar', ve 'Avrupa idealistleri'.

Devamsızlıktan Sınıfta Kalanlar

Bütün bu kategorideki üyelerin ortak bir noktası var: 'Devamsızlık'
AP'nin eski bir çalışanının üşenmeden, AP üyelerinin tamamının Genel Kurul ve Komisyon toplantılarına katılımına ilişkin geçen hafta hazırladığı, 'Parlorama" adlı internet sitesinde çıkan çizelge her şeyi tüm açıklığı ile ortaya koydu. Buna göre Parlamenterlerin büyük bölümü Genel Kurul ve Komisyon toplantılarına katılmıyorlar. Maaşlarını ise almayı sürdürüyorlar.
Buna göre AP'den en fazla firar edenler, ayda 11 bin 700 euro maaşla, Parlamento'da en fazla para kazanan üyeler olan İtalyan milletvekilleri. Buna karşılık Avrupa kuşkucusu olarak bilinen İngilizler AP toplantılarına en fazla katılan üyeler olarak gösteriliyor. Fransızlar arasında ise yıl boyunca her belanın sorumlusu olarak Avrupa'yı gösteren aşırı sağcı milletvekillerinin büyük bölümü de neredeyse AP'nin kapısına uğramamış.
Tabii bu devamsızlık konusundan rahatsız olan bir çok milletvekili, tehdit telefonları ile internet sitesini kapattırmayı başardılar. Ama iki gün açık kalabilen sitedeki bilgiler yeteri kadar Avrupalıya ulaştı.

Bu sonuç devlet sırrı değil. Herkes biliyor yıl boyu koltukların kimi zaman boş kaldığını. Devamsızlık artık bir çok parlamenterde alışkanlık halini alınca, AP de boş koltuklara karşı mücadele kararı aldı. Nitekim yeni 5 yıllık dönemde devamsız olan üyeler mali yaptırımlara tabi tutulacaklar.
Aslında insan bunlara tanık olunca, 500 milyon seçmeni olan AP'de, son kamuoyu yoklamalarına göre, seçimlere katılım oranının % 34 olacağına da haliyle şaşırmıyor.

Birlikte oturup şöyle bir düşünelim. Biz üye olduğumuzda, bizim politikacılarımız hangi kategoride yer alır? AP'de nasıl davranırlar? Büyük ihtimalle AP'lilerin 'devamsızlık' alışkanlığı konusunda hiç zorluk çekmeyiz.