kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
6 Mart 2009, Cuma
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat
Eastwood, The Unforgiven'da William Munn rolünde.

Kaya Genç: Oyunculuğa veda vakti geldi mi?

Cuma SABAH
Giriş Saati : 06.03.2009 09:43
Güncelleme : 06.03.2009 19:18
Yeni Haber
BAYLAR bayanlar, tarihi bir an yaşıyor olabiliriz, durup düşünme zamanıdır. Clint Eastwood’un oyunculuk yapacağı son film olduğunu söylediği Gran Torino gösterime giriyor. Gerçi Million Dollar Baby’yi çekerken de aynı şeyi söylemişti ama olsun, ya doğruysa? Hiç şüphesiz sinema tarihinin en önemli olaylarından biri demektir bu. Bu sebeple üstadın en iyi beş rolünü hatırlamak istedik...
İSİMSİZ ADAM (DOLAR ÜÇLEMESİ): İşte ayakta kalmayı, biraz cebini doldurmayı, kaos varken silahıyla güvenliğini sağlamayı bilen bir adam, İsimsiz Adam... 1964 tarihli Sergio Leone filmi Bir Avuç Dolar İçin'de tanıdık onu; ufak bir Meksika kasabasına gelir gelmez kendini bir kan davasının ortasında buluyordu ve ayakta kalmak için düşmanlarını birbirine düşürüyordu, düellolarda patır patır herkes dökülürken o yoluna devam ediyordu. 1965'te Klaus Kinski'li enfes Bir Avuç Daha Dolar İçin ve bir yıl sonra gelen, üçlemenin son filmi İyi, Kötü ve Çirkin'de kahramanımız aynı aşırı cool tavırları, silahşörlükteki ustalığı ve kıyafetleriyle yine herkese ayar veriyordu. Issız bir coğrafyadaydı Eastwood ama Issız Adam değildi, yanlış olmasın: O, İsimsiz Adam'dı...

DEDEKTİF HARRY CALLAHAN (DIRTY HARRY SERİSİ): Don Siegel öleli neredeyse 20 yıl olacak ama Siegel'in ünlü Dirty Harry filmleri Clint Eastwood'un üretken sinema kariyeri sayesinde hep gündemde kalmayı sürdürüyor... Scorpio isimli seri katili yakalamaya çalışan dedektif Harry, Magnum silahıyla San Francisco'daki kötü kişilerin peşine düşer, onlara işkence eder...

SİLAHŞÖR WILLIAM MUNNY (UNFORGIVEN): Sergio Leone ve Don Siegel'e ithaf ettiği Unforgiven'da Eastwood doğrusu üstadların filmlerindeki karakterleri kadar korkutucu değil ama bir başka yanıyla ürpertici... İşin içine zaman girmiş, Western türünü yeniden popülerleştiren bu bol Oscar'lı filmde canlandırdığı William Munny yaşını başını almış bir silahşör. Gençliğinde epey sorunlu bir adam olan, içkici, aşırı sert William şimdi normal bir hayat sürüyordur, ta ki son bir defa silahına sarılıp adalet dağıtmaya karar verinceye kadar...

FOTOĞRAFÇI ROBERT KINCAID (THE BRIDGES OF MADISON COUNTY): Yıl 1965, dünya Clint Eastwood fenomeniyle tanışmış, spaghetti western denilen filmleri bayıla bayıla izliyor. Mekan ABD'nin içine kapalı, güzel ve yalnız eyaleti Iowa: National Georgraphic için çalışan fotoğrafçı Robert Kincaid burada yol sormak için bir evin önünde durur, Meryl Streep'in canlandırdığı bir umutsuz ev kadınıyla tanışır, aralarında ancak iyi bir romanın anlatacağı inceliklerle dolu bir aşk yaşanır.

BOKS ANTRENÖRÜ FRANKIE DUNN (MILLION DOLLAR BABY): 2004'ün en iyi film Oscar'ını alan Million Dollar Baby'de antrenör Frankie Dunn rolünde Eastwood nefisti. Film boyunca onu İrlanda'nın en büyük şairi W. B. Yeats'in şiirlerini okurken ve Maggie isimli amatör boksör kızı eğitirken seyrettik. Hayatın, hayallerin, gerçeklerin güzelliği ve acımasızlığı üzerine şiir gibi akıp giden filmde Eastwood'un hakkını verdiler ama oyunculuğu göz ardı edildi, bir kez daha yönetmen Oscar'ıın vererek üstadı evine gönderdiler.

Watchmen Listenmen!

Zack Snyder'ı 300'ün yönetmeni olarak hatırlayacaksınız. Watchmen'de çeşitli süper kahramanlar bir çeşit Ergenekon çetesi havasında Vietnam'daki komünistleri kül edip ABD'deki protestocuları teker teker öldürüyorlar. Ülkede 'huzur' sağlayan arkadaşlar ahlaki çelişkiler içinde kıvranıyor, 'acaba yanlış mı yapıyoruz?' falan diyorlar. Watchmen'in en ilgi çekici yanının müzikleri olduğunu düşünüyoruz. Philip Glass imzalı 'sanatsal asansör müziği' kısımlarını bir yana bırakırsak, arkadaşlar, film Bob Dylan'ın The Times They Are A'Changin'iyle açılıyor. Hatırladığımız kadarıyla Jimi Hendrix yorumuyla All Along the Watchtower, Paul Simon & Art Garfunkel'ın Sound of Silence ve Leonard Cohen'den First We Take Manhattan filmin 163 dakikasını daha güzel kılıyor.