kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
28 Eylül 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak
 
24 Saat
24 Saat

Acil tatil önerileri

27.09.2008
Pek çok kişi için genişletilmiş dokuz günlük şeker Bayramı tatili başladı. Kimi çoktan programını yaptı, seyahat için biletlerini ayarladı, hatta gitti bile... Ama ne yapacağına henüz karar veremeyenlerin sayısı hiç de az değil. Bunun yanı sıra İstanbul'da kalıp, şehrin bu sakin günlerinin tadını çıkarmak isteyenlerin sayısı da çok artıyor. Biz de ünlü isimlere tatil programlarını sorduk; birkaç öneri de biz ekledik. Sayılı gün çabuk geçer; tatilin plansız programsız birden bitmesini istemiyorsanız, bu önerilerden bazılarını uygulayabilirsiniz......
Masa başında düşlediğimiz yerler
Sonat Bahar
Dört gün gibi kısa bir süre için bile olsa otomobille Kaş'a gidip dalış yapmak, İstanbul'un soğuk ve kasvetli havasından kurtulup güneşin keyfini çıkarmak ideal bir tatil seçeneği. Sekiz aylık güneşe ve denize bayılan bir bebeğim olduğu için bu tatilin keyfini eminim en çok o çıkarır. Ulaşım açısından kolay bir noktada olmasa da uçakla Antalya'ya gidip, otomobil kiralayabilirsiniz. Otomobil kullanmayı sevenlerdenseniz 13 saatlik otomobil yolculuğuyla Kaş'a ulaşmak mümkün. Konaklamak için yarımadadaki otelleri seçebilirsiniz. Ama dört teker üzerinde olmaktan sıkıldıysanız ve her yere yürüyerek gidecek kadar yakın olmak istiyorsanız, merkezde her bütçeye uygun otel var. Ayrıca dalış konusunda, su altındaki manzara için Kaş'ta bu dönemin ideal olduğunu da eklemek gerek. Dalış yapmayı düşünmüyorsanız Kaputaş manzarasını seyredip, Saklıkent'te bir gününüzü geçirip, akşam da Meis Adası manzarası karşısında balık yiyebilirsiniz...

Burcu Aldinç
Yazın sonuna denk gelen ekim ayının Ege'nin en güzel zamanı olduğunu da göz önünde bulundurarak, bayram programına Kuzey Ege'nin incisi Bozcaada'dan başlarım. Adada bağbozumuna katılır, Corvus'un şarap fabrikasında tadım yapar, Polente Cafe'de günbatımı içkimi yudumlar akşam da Vahit'in Yeri'nde muhteşem mezelerin ve balıkların tadına bakarım. Gündüz plajda vakit geçirir ve soğumaya başlayan denizin keyfini çıkarırım. Bir gece de Sandal Restaurant'ta uğrar, enginar dolmasının ve kabakçiçeği dolmasının tadına bakar, rakı-balık keyfi yaparım. Adada iki gece, üç gün geçirdikten sonra da bu yazın en popüler mekânlarından Çeşme'nin yolunu tutarım. Benim için Çeşme demek, sadece eğlence değil, aynı zamanda darı yani mısır, kumru, midye dolma ve balık demek. Bir akşam mutlaka Dalyan'da balık yer, bir diğer akşamı da Alaçatı'nın Arnavut Kaldırımlı sokaklarında geçirir, tercihen Tuval'de yemek yer, gece eğlenmek için de Yaya'nın yolunu tutarım.

Ece Koçal

Ayder Yaylası'nın yazı ayrı, kışı ayrı güzel. Kar bastırmadan birkaç günlüğüne de olsa buralara uzanabilirsiniz. Üstelik son birkaç yıldır birçok pansiyon ve otel, yaz sezonunun dışında da hizmet veriyor. Hem bu sezonda otellerde yer bulmak daha kolay. Haşimoğlu, Yeşil Vadi veya Sis Otel'de kalabilirsiniz. Uçakla Trabzon'a gittikten sonra, Trabzon'dan Rize'ye iki saatte varıyorsunuz. Oradan Ayder'e çıkmak yaklaşık bir saat. İster araç kiralayarak, ister taksiyle, ister de otobüsle bu yolları alabilirsiniz. Gündüz ciğerlerinizi acıtacak derecedeki temiz havada yürüyüş yaptıktan sonra, akşam da soba karşısında oturup muhabbet etmenin, sizi hem fiziksel hem de ruhsal olarak dinlendireceğinden şüpheniz olmasın. Bu arada sabah kahvaltıda meşhur balından yemeyi unutmayın. Bayram tatili, uzun zamandır yapmak isteyip de bir türlü vakit bulamadığınız spora başlamanın tam zamanı! Örneğin kendinize bayram hediyesi bir bisiklet alabilirsiniz. Yaz sıcaklarından sonra havaların serinlemesiyle bisiklete binmek daha da keyifli bir hale geldi. İstanbul'da Cadddebostan-Kartal arası bisiklete binmek için en ideal yer.

Nuh Köklü
Gadjo Dilo'yu seyrettikten sonra hayran kaldığım yönetmen Tony Gatlif'in diğer filmlerini buldum. Swing, Exils, Vengo, Transilvanya'yı da seyredeceğim. İstanbul tatile gidenler nedeniyle boşaldığı için kent daha sakin ve güzel oluyor. Galata'nın ara sokakları, Kuzguncuk'un sahil boyunda gezinmek, Beyazıt'taki Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde nargile içmek gerek. Tabii bir de Yakup'a gidip içtikten sonra, sıranın dondurmalı irmik helvasına gelmesini beklemek de var.
Haberin fotoğrafları