kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 11 Mayıs 2008, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

"Maviş" TV dünyasından korkuyor

Yeni Haber
Nursel Ergin (28), neşesi, samimiyeti ve güzelliğiyle Show TV'nin sevilen yarışmasının gözdesi oldu. Hep gülümseyen yüzünün ardında çelik gibi irade var. Annesi-babası boşanınca 2 yaşında ağabeyiyle yetimhaneye verilmiş. 11 yaşında amcası yanına almış. 18'inde evlenip 19'unda anne olmuş.

NEŞELİ GÖRÜNMEM HAYATA KARŞI KALKANIM

Televizyongazetesinin haberine göre; güzelliği, zarafeti, içtenliğiyle gönüllerde taht kuran, çıtı pıtı ama çelik iradeli, ekranın 'mavişi' Nursel Ergin, henüz 28 yaşında olmasına rağmen 9 yaşında Bengü adında bir kız çocuk annesi. Ailesiz büyümesine rağmen, kuyruğu titretmeden hayatta kalabilenlerden Nursel, şimdiden geleceğin ekran yüzü olmaya aday.

HENÜZ 28 YAŞINDASIN AMA 9 YAŞINDA BİR KIZIN VAR, NEYDİ BU ACELE?

Yalnızlıktan. Yoksa âşık oldum, evleneyim durumu yoktu. O dönem için mantıklı bir karardı. 18 yaşında evlenip 19'umda anne oldum. Başta çocuk istememiştim ama iyi ki de olmuş. Artık evlenmeyeceğime göre.

NEDEN EVLENMEYECEKSİN Kİ?

Çünkü çocuğumun üzülmesini istemiyorum. Erkek milleti de malum... Evlilik çok bana göre değil. Özgürlüğümü seviyorum.

YETİMHANE HAYATIN NASIL BAŞLADI?

2 yaşındaydım, benden bir yaş büyük ağabeyimle gözümü yetimhanede açtım. 10 yıl kaldım. Babam içki içerdi, annemle ayrılınca babam bizi kimseye vermeye kıyamayıp yetimhaneye vermiş. Annem memleketi Tarsus'a dönmüş, babam Trakyalı.

BABANI HİÇ GÖRDÜN MÜ SONRA?

Sonradan görüştük ama annem yoktu hayatımda. Annemi 2 yıl önce bulduk.

NASIL BULDUNUZ?

Ağabeyim buldu. Aslında karşıydı anneme, "anne" deyince buz kesiyordu. Benim içinse anne ilginç bir duyguydu, nasıl bir şey bilmezdim. Ağabeyim karakolda çalışıyor, annemin eşinin trafik cezası varmış, soruşturunca bulmuş. Anneme kavuşmak o kadar kolay olmadı. Bizi nasıl karşılayacağını bilmiyorduk. Çocukları, kocası ne diyecekti?

Ağabeyim önce gitti, dayanamadım ben de gittim. O yolculuk uzun bir geceydi, düşündüğümde hâlâ duygulanıyorum. Unutamayacağım sahnelerden biri. Gece geç saatte indik. Önce telefonla konuştuk, hiç böyle ağladığımı hatırlamıyorum. Telefondan "kızım" diye bir ses geldi. Kimse bana öyle seslenmemişti. O da inanamamış zaten, bayıldı. Artık görüşüyoruz. Annem 6 çocuk daha doğurmuş, yeni bir hayat kurmuş.

Samimiyetine inanıyorum, kızgın değilim. Vardır bir sebebi diyorum. Cahilliğinin kurbanı olmuş. 11 yaşındayken; amcamlar koruyucu aile olarak yuvadan aldılar beni. Onların da üç çocuğu vardı. 5 yıl onlarla kaldım.

YARIŞMADA NE KADAR PARA KAZANIRSIN SENCE?

Bu konuyu fazla düşünmemeye çalışıyorum. Plan yapmam. Planlarsam ve olmazsa üzülürüm. Ne yaşamam gerekiyorsa onu yaşayacağım. Hep böyle oldu, o yüzden depresyon geçirmedim. Hayatı, kendimi, insanları seviyorum, şanslı hissediyorum kendimi. Yuvada büyümeseydim şu anki Nursel olmayabilirdim.

Cesurumdur, güçlüyümdür, kolay yıkılmam, ufak şeyleri kafama takmam, 'bu da geçer' derim. Annesiz-babasız büyümek beni çelik gibi yaptı. İnsanların üzüldüğü şeyler beni çok şaşırtıyor. Ağabeyim mesela benim gibi değil. Küskün. Bazı çocuklar öyle oluyor yuvada. Yarışmadan iyi bir para alırsam ağabeyime de kendime de ev alabilirim. İnsanlar 150 bin YTL kazanırsın diyor ama ben 10 bin YTL kazansam bile mutlu olacağım, çünkü kenarda o kadar param yok. Yaşadıklarım da yanıma kâr kalacak.

Parasız ayrılırsam, elbette içim burkulur ama acıya karşı çelik gibiyim, yıkılmam. Hayata 1-0 yenik başladım, bu şekilde durarak 1-1 oldum. Hayatla resmen kavga ediyorum; sen mi ben mi diye. Burada bir gol atarsam, ben kazanacağım. Kutu gibi bir evim olsun, kızımla oturayım, bir de köpeğimiz olsun istiyorum. Kendime bir iş açabilirim belki, emir almayı sevmiyorum.

HAKİKATEN O KUTULARI HİSSEDİYOR MUSUNUZ?

Hayat hissetmektir. Biriyle tanışırsın, elektrik olur, yakınlık hissedersin. Her şeyde bir şeyler hissederek karar veriyoruz. Yarışmada da o anki ruh haline bağlı. Hislerim kuvvetlidir. Birine baktığımda iyi mi kötü mü anlarım.

TELEVİZYONDAN KORKUYORUM

SİnemayI, bisiklete binmeyi çok seviyorum. Bisikletçi Lance Armstrong'un hayatını okuyorum. Başarı hikayelerini severim. 5 yıl step-aerobik antrenörlüğü yaptım. Güzeldi ama yorucuydu, parası azdı. Para kazanayım diye günde 5 seans yapmaya başladım; sağlığımdan oluyordum.

Lise mezunuyum ve hayatım boyunca içimin yandığı şey üniversiteye gidememiş olmam olacak. Okuyabilecek bir çocuktum. Zekiydim, derslerim iyiydi. İşe yarar bir mesleğim olsun isterdim.

Televizyondan teklif geleceğini hissediyorum ama o dünyadan korkuyorum. Bir öneri gelirse Acun Bey'den yardım istemeyi düşünüyorum. Çünkü bu dünyayı hiç tanımıyorum. Düzgün bir şey olursa isterim tabii. Çok para kazanıp kızıma iyi bir eğitim verebilirim. Belki ben de onunla okuyabilirim.