kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 15 Mayıs 2007, Salı
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC

Aman sıkı tutun kaçmasın

Yeni Haber
Uzmanların söylediğine göre, erkeğin ihaneti kadında, eşinin ölümünden bile fazla zarar bırakıyor. O yüzden olsa gerek erkeğimizi, başka kadınların sınırları içinde görünce, genellikle bir canavara dönüşüyoruz. Peki, ne kadar doğru bu yaptığımız?

Hülya Dergisi'nin haberine göre, ihanet, bozulan evlilik yeminleri ve yeni aşk üçgenleri ile çalkalandı geçtiğimiz ay yine gündemimiz. İşin içinde birer evlilik, birer adam,ikişer kadın ve birden fazla ünlünün ismi vardı ve bu denklemlerde birileri fazlaydı.

"Özel hayat" artık ülkemizde "sıradan değil özelliği, kanı, kavgası, dedikodusu fazla ve izlemeye değer" anlamına geldiği için olsa gerek,naklen izledik bu Arap saçı, Dallas tadı ilişkileri ve üç kadın nerede bir araya gelsek oracıkta enine boyuna tartışmaya başladık olanı biteni

Herkes kendi vizyonu, sosyal konumu,sınıfı, aile terbiyesi ölçüsünde bir yorum yapıyordu ve işin özü, kendisi o durumda olsa ne yapar onu anlatıyordu. Aslında daha önceden de bu pilav önümüze çok konmuştu amabu sefer sanki farklıydı konu

DEPREME DAYANAKLI EVLİLİK

Kadın erkek ilişkisi zordur, bunu herkes bilir. Tıpkı her evlilikte sorunlar,
tartışmalar, çatlamalar olabileceğini,aşkın da, tahammülün de bitebileceğini bildiğimiz gibi

Ama evliliğin güllük gülistanlık bir şey olmadığını bilmesine rağmen her kadın, ufaktan ufağa evlilik hayal eder. Bilinçaltlarımız "evlilik iyidir, evlenilmelidir!" sloganıyla yıkanmıştır, bu yüzden de ne yapıpedip evlenmek şarttır.

Salt evliliğin kendisi midir istediğimiz, yoksa bir türlü tatmin olmayan sevgi, güven, erkeğimizi garantileme arzumuz mu bilinmez ama sebep ne olursa olsun herkesin ortak noktası, o yolda güvenle yürüyebileceği birini hayal etmektir.

Niyet budur ama gerçekle ne kadar örtüşmektedir? İşte bu soru, başlarda zafer çığlıkları arasındakaybolur, sonraları da birçok başka sebepten ötürü duyulmaz olur. Zaten şu an yanımda yatıyor" diye yatak odasından bildirdi; Arzu Balkan,planlı programlı baştan çıkarmaları sinsice bulduğunu ve evli erkeklerle beraber olmaktan çekinmeyen kadınlara öfkeli olduğunu belirtti.


İnsana "Pes!" dedirten diyaloglar böyle sürdü gitti...Bu olaylar ne adı geçenlerin şahsında bir ilk aslında, ne de son olacak.Biz kadınlar çok mu uğraşıyor, hırs mı yapıyoruz evlenmeyi? O yüzden mi bu kadar oyuncağını vermemek için "benim, o benim" diyen çocuk gibi ayağımızı yere vura vura tepiniyoruz?


Hepimiz yapıyoruz bunu, mülkiyet duygularımız o kadar hasarlı gelişmiş ki, "Başkasına aşığım" bile dese, partnerlerimizin tapuları bizde sanıyor, cesurca (!) savaşıyoruz.

Ama artık gelin hep beraber kabul edelim. Bize yalan söylemiş, hiçe saymış bir kocayı tekrar kabul edince ne zafer kazanıyoruz, ne vakur oluyoruz,ne de basit.

Olsak olsak kendimizialdatıyoruz. Sevgisiz, saygısız, tebessümsüz, korkuyla tekrar tekrar başa dönerek

"Allah aşkına sizin evliliğiniz kaç şiddetinde depreme dayanıklı?" "Bizimkisi raylı sistem. Sallanıyor, sallanıyor yıkılmıyor şekerim." gerçek farklı bile olsa o tatlı rüyadan uyanmak gerekmediği düşünülür. Gözler, kulaklar kapanır yola devam edilir. Mühim olan evliliktir!

YAŞASIN EVLİLİK CÜZDANIM VAR!

Yakın tarihte gündeme bomba gibi düşen, Hüsnü-Nazire Şenlendirici, Deniz Seki; Tamer-Arzu Karadağlı ve Deniz Uğur Sonat ilişkisinde de yaşananlar aslında içimizden birilerinin, bizlerin yaşadığı, yaşayabileceği şeyler gibiydi. Yani başa gelenler, statü,eğitim farklı olabiliyor ama sonuç hep aynı.

Kimimiz, Nazire Şenlendirici gibi sıradan bir hayata sahibiz; kimimiz Arzu Balkan gibi yüksek tahsilli, kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlarız. Nazire Şenlendirici genç yaşta evlendiği eşi, çok ünlü olup başkabir hayat yaşamaya başlamasına rağmen bunu kabul etmek istemedi.

Birinci aldatmayı (Ece Gürsel) görmemezlikten, ikincisini (Deniz Seki) duymamazlıktan geldi. Arzu Balkan nikâhtan birkaç gün önce eski sevgilisiyle görüştüğü iddia edilen Tamer Karadağlı'yla evlenmekten vazgeçmedi, yine otel odalarında videoları çekilmesine rağmen aynı adamdan çocuk sahibi olmakta gecikmedi.

Nazire Şenlendirici tek bildiği yöntemle kavga eder ve kocasıyla karakolluk olurken, Deniz Seki canlı yayında gözyaşları içinde "Çok kaçtım ama ne yapabilirim aşka yakalandım" diyordu. Diğer kadın Arzu Balkan
da aslında farkındaydı bu sefer işin tek gecelik bir ilişki olmadığının. İki durumda da işin içinde "aşk" vardı.

Gururlu onurlu, eğitimli kadın artık bu sefer, "Ben kocama aşığım, bırakmam" diyemedi "Babasına çok âşık bir kızım var, ne yapacağımı henüz bilmiyorum" demekte buldu çareyi.

YUVAYI YAPAN DA BOZANDA DİŞİ KUŞ MU?

Olayın eder-tutar yanı kalmasa, olay ayyuka çıksa, kocalar "Aşığım, beni boşa" da dese, nikâh cüzdanını elinde tutan kadınlar sona az kaldığını düşünüp, bu sefer öteki kadınlara saldırıyorlar. Nazire Şenlendirici "Benim Deniz Seki'den neyim eksik,o sevinmesin kocamı bırakmam,

Kadın için hayatındaki erkeğin ihanetine uğramak hem acı verici hem de onur kırıcıdır; öyle ki eşin ölüm nedeniyle kaybından daha fazla duygusal sorunlara yol açtığı bilinmektedir.

İhanetin onur kırıcı, acı verici olmasından dolayı yoğun öfke ve saldırganlık duyguları ortaya çıkar ve intikam devreye girer. Böylelikle kaybedilmiş ya da zarar görmüş gururun, özgüvenin tekrar elde edileceği düşünülmektedir.

Kadın, aldatan eşe acı çektirerek onun da kendisi gibi hissetmesini amaçlar. Canı yanmıştır ve can yakmak ister. ?? Yoğun tartışmaların olduğu bir evlilikte yaşanan ihanetle; her şeyin yolunda gittiği bir evlilikte yaşanan ihanet arasında şüphesiz ki duygusal yaralanma boyutunda farklılıklar beklenir.

Kadınlar ya ihanetle ilgili duygularını bastırır ya da evliliği sonlandırırlar. İhanet durumu kesinlikle görmezden gelinmemesi gereken bir durumdur. Kadın utanç, suçluluk, beğenilmeme duygularını ve diğerinde kendisinde olmayan ne bulduğu sorusunu hep sorgular.

İhanet durumunda eşlerin karşılıklı konuşup neden bu durumun yaşandığını,nerelerde yanlış davranıldığını, evlilikten beklentilerini sorgulamalı ve aile veya bir eş terapistinden yardım almalıdırlar.