kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 12 Nisan 2007, Perşembe
Son Dakika
arama
atv
Kanal 1
ABC
MAHMUT ÖVÜR
Cumhurbaşkanlığı seçiminde 'kilit' partiler
Cumhurbaşkanlığı gerilimi giderek tırmanıyor. Son günlerde bu gerilime bir de "367" tartışması eklendi.
Anlaşılan bu gidişle siyasi gerilim yumuşamayacak, hatta daha da sertleşecek.
Ancak bu sancılı siyasal sürecin içinde bir başka olumlu gelişmeden söz ediliyor.
Ankara'nın siyaset kulislerinde konuşulan bu gelişmenin ne olduğuna gelince...
Denilenlere göre, yeniden grup kuran Anavatan Partisi ile DYP arasında bir süredir devam eden sıcak ilişkiler, cumhurbaşkanlığı seçimiyle yeni bir sürece giriyor.
Yani...
Yanisi şu; merkezde yer alan bu iki partinin üst düzey yöneticilerinin; Türkiye'yi sürüklendiği olası bir bunalımdan kurtarmak için ortak bir formül peşinde olduğu söyleniyor.
Tıpkı 2003'te AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığa taşınması gibi.
O günlerde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal devreye girmiş ve Türkiye'yi rahatlatmıştı.
Bir anlamda ciddi bir siyasal sorumluluk üstlenmişti. Eğer bugün Türkiye'de beğensek de beğenmesek de bir siyasal istikrar varsa bunun sağlanmasında Baykal'ın o günkü tavrının büyük katkısı var.
İşte bu formül şimdi merkez sağ siyaset kulislerinde yüksek sesle tartışılıyor.
Bir siyasetçi şöyle diyor:
"Türkiye'de muhalefet siyasi projeler üzerinden değil, soyut sloganlar üzerinden yürütülüyor. Buna son vermek mümkün. Hem sayısal, hem de siyasal anlamda iki merkez sağ partinin bir araya gelerek, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak tavır belirlemesi Türkiye'yi rahatlatacağı gibi önümüzdeki seçime yönelik de yeni bir çekim merkezi olma işareti verecektir."
Peki böyle bir olasılık var mı?
Hem var, hem yok.
Çünkü bu iş "ince hesap" işi...
Bir siyasetçi iki liderin "zor seçim"le karşı karşıya kaldığını belirterek şöyle diyor:
"Muhalefet partisi olarak 'havet'çi pozisyonunda kalmak en kötü durumdur. Cumhurbaşkanlığında alacakları tavır bu iki partiyi yukarı da çekebilir, aşağı da... Önemli olan bıçak sırtı bu durumu halka iyi anlatarak sinerjiye dönüştürmek. Zaten iki partinin de başka çaresi de yok. Meclis'e girecekler ve böylece 367 sorunu da ortadan kalkacak. Ama sonrası önemli..."