kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 2 Mayıs 2007, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC

Baykal'dan DSP'ye birleşme çağrısı

Yeni Haber
İLİŞKİLİ HABERLER
Baykal'dan DSP'ye birleşme çağrısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Seçim yapmak bu hükümetin lütfu değil anayasal mecburiyetidir. Bu hükümetin seçim yapmaktan başka çaresi yoktur" dedi.

25 yaşına gelmiş olanların seçilme hakkına ilişkin düzenlemenin hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten ancak AKP'nin, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği teklifine "yeni kriz ortaya çıkar" şeklinde tepki gösteren Baykal, "Bu noktada Meclis artık zarafetle, nezaketle erken seçim kararı almalıdır. Seçilmiş bir padişah inşa edeceğiz. Yok öyle şey" diye tepki gösterdi.

Baykal, CHP Grubu'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Başbakan Baykal" ve Türkiye laiktir laik kalacak" sloganları altında konuşan CHP lideri, Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci oturumunun iptaline ilişkin kararı, "Parti olarak anayasa, cumhuriyet, demokrasiye hukukun üstünlüğüne inanan insanlar olarak, Türkiye'nin aydınlık geleceğine inanan insanlar olarak çok büyük görev yaptınız. Tarihi bir dönem yaşadık. Bu dönem içinde çok büyük mücadele verdik. Bu mücadele son birkaç haftanın mücadelesi değil. Türkiye'nin çok ciddi tablo ile karşı karşıya kaldığını tarihimizde çeşitli örnekleri yaşanmış tablonun bir kez daha karşımıza çıktığını üzüntüyle gördük" şeklinde değerlendirdi.

AKP'NİN REFERANSI ANAYASA DEĞİL

AKP'yi 3 Kasım seçimlerinden hemen sonra ziyaret ederek "Türkiye'nin rotasını değiştirmemeleri" konusunda uyardıklarını anımsatan Baykal, "AKP'yi yöneten kadronun zihninde ikinci gündem vardır. Bunların zihninde cumhuriyet dışında bir proje bulunmaktadır. Bunların referansı anayasa değildir. Demokratik hukuk devletinde her siyasetçinin referansı anayasa olmalıdır. Bunların kendilerine özgü referansları vardır. Her insanın kendi iç dünyasında referansları, inançları, bağlılıkları olabilir. Eğer siz bakansanız, başbakansanız eğer siz cumhurbaşkanı olmak istiyorsanız sizin referansınız anayasa olmak zorundadır" dedi.

TÜRKİYE'Yİ ARAPLAŞTIRMA PROJESİ


AKP'nin "1920'lerden sonra Türkiye'nin tarihinin maneviyatının ortaya koyduğu sistemi, laik cumhuriyet anlayışının sıkıntıya soktuğunu" düşündüğünü savunan Baykal, "Cumhuriyetin tahribatını telafi etme gayreti içindeler. Laik demokratik cumhuriyet karşısındaki inanç zafiyetlerinin altında yatan temel olay budur. Bu kadronun bilinçli yöneticileri, çekirdeği, dinin Allah ile kul arasında özel manevi ilişki iman ibadet konusu olduğu tespitini, çok yanlış yetersiz bulmaktadırlar. Dudak bükmektedirler. Bunu yetersiz saymaktadırlar" dedi.

AKP'nin Türkiye'yi, Ortadoğu Arap kültür egemenliğinde toplum olarak planlama projesi içinde olduğunu iddia eden Baykal, "Bu, cumhuriyet projesi karşısında bir projedir" dedi.

ÇANKAYA FETHEDİLECEK ZİRVE HALİNE DÖNÜŞTÜ

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, "Çankaya'nın cumhurbaşkanı seçilecek mevki olmaktan çıktığını, fethedilecek zirve haline dönüştüğünü" savunan Baykal, şunları kaydetti:

"Çankaya, fetih işi haline gelmiştir. Fethin anayasa dışında kendine göre kriterleri vardır. Çankaya'ya nasıl bir Cumhurbaşkanı seçileceği ile ilgili olarak ek yeni kriterler ilave etmişlerdir. Bir bakan İslam alemine hayırlı olsun diye açıklama yapmıştır. Çankaya'ya, devletin pek çok kurumunu şekillendirecek olağanüstü yetkileri ile, eğitim, hukuk kurumlarını, silahlı kuvvetleri belirleyecek, HSYK'yı belirleyecek yetkileri ile de bu anlayış bakımından özel önem taşımıştır. Onun için kapalı devre çalışmalar yapılmıştır. Kimin aday olacağı tebliğ edilmiştir. Sizin sağladığınız başarı, 80 yıllık cumhuriyete karşı olumsuz tehdit karşısında sağlanmış bir başarıdır."

CHP'ye yönelik "sine-i millete dönün" taleplerini "demagoji" olarak değerlendiren Baykal, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi çağrılarına ise, "Sanki biz aday çıkarınca o adayın kimliği niteliği iyi niyetle değerlendirilecek. Aday göstermiş olsak o adayı desteklemek için parlamentoya girmiş olacağız" tepkisini gösterdi.

ANAYASA UYGULANSIN DİYE MAHKEMEYE GİTTİK

Baykal, bu süreçte CHP'nin uyumlu ve iyi niyetli politika ortaya koyduğunu ifade ederken, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru ile ilgili olarak, "Biz niye mahkemeye gidiyoruz. Anayasa uygulansın diye gidiyoruz" dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin "tarihi" bir karar verdiğini belirten Baykal, "Bu karar Türkiye'nin önünü açmıştır. Karar, çok sağlam bir gerekçeye dayanmıştır. Anayasa'nın 102. maddesindeki üçte iki ifadesinin ne anlama geldiğini Anayasa Mahkemesi ortaya koymuştur" diye konuştu.

BAŞBAKAN'A "YAKIŞIKSIZ" TEPKİSİ

Anayasa Mahkemesi kararına karşılık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve çevresinin kullandığı üslubu "esefle karşıladığını" kaydeden Baykal, "Anayasa Mahkemesi, Başbakan'ın işine gelmeyen karar aldı diye bu yüksek mahkemeye saygısız bir dil kullanma hakkı Başbakan'da var mı? Ne kadar yakışıksız, ne kadar yanlış. Hepimizin görevi Anayasa Mahkemesi'ne saygı göstermektir. Hukuki tartışma, yetkili çevrelerde yapılacaktır. Bu tartışmayı, Anayasa Mahkemesi'ne siyasi karalamaya dönüştürmek devlet adamına kesinlikle yakışmamaktadır. Bu kararı olgunlukla taşıyabilmek lazım. Anayasa Mahkemesi saygın bir karar almıştır" dedi.

GÜL ÇEKİLMELİ


Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından AKP'nin cumhurbaşkanı adayı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün adaylıktan çekilme kararı alması gerektiğini vurguladı.

GÜL'E "EZDİRME PEHLİVAN KENDİNİ"

CHP liderinin, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın bu süreçte "pehlivan fıkrası" anlatmasına göndermede bulunarak, "Sayın Gül'e ve AKP'ye bizim söylememiz gereken ezdirme pehlivan kendini ezdirme" demesi dikkat çekti.

SEÇİM ANAYASAL MECBURİYETTİR

Baykal, "Seçim yapmak bu hükümetin lütfu değil anayasal mecburiyetidir. Bu hükümetin seçim yapmaktan başka çaresi yoktur" dedi.

SEZER AYAKTA ALKIŞLANDI

Yeni cumhurbaşkanı seçilinceye kadar geçecek sürede Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görevine devam edemeyeceği, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın vekalet edebileceği tartışmasına tepki gösteren Baykal, "Cumhurbaşkanını seçtiremedik Anayasa'yı tersine yorumlayarak acaba bu amaca ulaşabilir miyiz diyorlar. Hukuki dayanağı olmadığı açıktır. Tereddüte mahal yoktur. Yeni cumhurbaşkanı seçilinceye kadar 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'dır" dedi.

Baykal, ayakta alkışlanan bu sözlerinin ardından "Bu alkışlardan anlıyorum ki 11. Cumhurbaşkanı'nı da Sezer gibi bir Cumhurbaşkanı seçeceksiniz" demesi dikkat çekti.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİNE "KRİZ ÇIKAR" UYARISI


25 yaşına gelmiş olanların seçilme hakkına ilişkin düzenlemenin hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten ancak AKP'nin, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği teklifine "yeni kriz ortaya çıkar" şeklinde tepki gösteren Baykal, "Bu noktada Meclis artık zarafetle, nezaketle erken seçim kararı almalıdır. Anayasanın çok temel ilkesi vardır, tarihi bir ilke, millet egemenliği. Şimdi milletin egemenliğine şirk koşacağız, millet egemenliğine ortak olma, çarpıtma, saptırma ile yeni bir egemen yaratacağız. Seçilmiş bir padişah inşa edeceğiz. Yok öyle şey" diye tepki gösterdi.

HÜKÜMEK İNTİKAM ALMAK İSTİYOR

Hükümetin kızgınlıkla, hırsla, intikam alma duygusu ile hareket ettiğini savunan Baykal, AKP'nin üçte iki parlamento çoğunluğuna rağmen ülkeye istikrar getirmediğini kaydetti.

Cumhuriyet mitinglerine değinen Baykal, "Cumhuriyetin sahibi sadece silahlı kuvvetler değil, halkımızdır, milletimizdir. İstanbul'da Ankara'da ortaya çıkmıştır. Halk Cumhuriyete Mustafa Kemal'e sahip çıkmıştır" dedi.

ECEVİT'E ALKIŞ

Baykal, solun birleşmesine yönelik olarak ise, "Bu konular konuşmaya çok elverişli olan ama konuşmanın ötesinde somut sonuçlar alınması çok güç olan konulardır. Çok dikkatli bir biçimde ele alınması ihtiyacı vardır. Bu bütünleşmeyi ilkelerimiz ahlakımız izinde gerçekleştirmek zorundayız" dedi.

Bülent Ecevit'ten "eski genel başkanımız" diye bahseden ve Ecevit'in hem CHP hem DSP'de genel başkanlık ve başbakanlık yaptığını anımsatan Baykal, "Ecevit, iki partinin ortak simgesidir. Ecevit, ahlakı, vatanseverliği, alçak gönüllüğü ile gerçek sosyal demokrat yaşamı ile anlayışı ile gönlümüzde saygın yer sahibi olmuştur. Siyasi hayatına Ecevit'in ısrarı doğrultusunda başladım. 12 Mart muhtırasında birlikte gözyaşı döktük. Ecevit kimliği ile DSP ve CHP kimliğinin bütünleşmesinin önünde hiçbir engelin olmaması gerektiğine inanıyorum.
Bu ayrışmanın anlamı yoktur. Ecevit ortak noktamızdır. Ecevit, Türkiye sosyal demokrasisinin saygın lideridir" sözleri ayakta alkışlandı.

DSP'YE BİRLEŞME ÇAĞRISI

Baykal, DSP'ye birleşme çağrısı yaparak, şunları kaydetti:
"Ecevit, örnek siyaset ve devlet adamıdır. Biz sadece DSP ile değil Ecevit'le de bütünleşerek Ecevit'i gelecek kuşaklara büyük bir lider olarak aktarmak istiyoruz. CHP'nin platformlarının Ecevit adı ile buluşmasına ihtiyaç vardır Bunu DSP'li kardeşlerimizle birlikte yapmak istiyoruz. Olay DSP'nin aldığı yüzde 1 oy değil. DSP'nin olduğu söylenen büyük parasında da gözümüz yok. Arkadayşlar, o paraları bir vakıfta toplasınlar. O vakfın yönetiminde sadece onlar bulunsun. Sosyal demokrasiyi ayrı tutmanın sorumluluğunu taşımak istemiyoruz. Ecevit ve DSP ile bütünleşmek istiyoruz. Nihai, kalıcı bir birleşme istiyoruz. Seçime yönelik birleşme değil iyi günde kötü günde birleşmek istiyorum. Milletin istediği bu değil. Birleşme bütünleşme başımızla beraber. Gelin bunu yapalım. Yetkili organlarımız kurultayları toplarız, birleşme kararını birlikte alırız. Kimse kimseyi aldatma peşinde değil. Belki gözyaşı ile karar alacaklar ama gözyaşları hepimizin gözyaşları olacak."

(ANKA)