kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
21 Nisan 2009, Salı
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Hekimlerden ÖSYM'ye "TUS" tepkisi

ANKA
Giriş Saati : 21.04.2009 10:56
Güncelleme : 21.04.2009 18:38
Yeni Haber
Üniversitelerin tıp fakültelerinde, Sağlık Bakanlığı ve eğitim hastanelerinde tıpta uzmanlık eğitimi görmek isteyen adayları seçme niteliğini taşıyan Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) giren hekimlerden ilan yoluyla ÖSYM'ye TUS tepkisi geldi...
TUS'a giren bir grup hekim adına gazetelere ilan veren Yasin Çelenk isimli hekim, 11-12 Nisan tarihlerinde yapılan TUS İlkbahar Dönemi sınavına ilişkin ÖSYM'ye eleştiride bulundu.

İlanda, söz konusu sınava, hekimler olarak pek çok önceliklerinden vazgeçerek uzunca sure gere gündüz çalışıp hazırlandıklarını anlatan Çelenk, iyi ölçen ve daha iyi yapanların kazandığı bir sınav beklediklerini söyledi. Buna karşın birçok sorunla karşılaştıklarını dile getiren Çelenk, soru dağılımlarının Tıp Fakültesi müfredatı ile belirgin derecede uyumsuz olduğunu, sınavın çalışan ile çalışmayanı ayırt etmediğini savundu. Çelenk, "Pardon ama biz hekimler neyi esas alıp çalışacağız? Kafanıza göre istediğiniz yerden soru sorma hakkınız var mı?" sorularını yöneltti.

"EN AZ 7 SORU HATALI"

Soruların pek çoğunun ya bir pratisyen hekimin yapamayacağı kadar uç, ya da hiçbir zaman ihtiyacı olmayacak kadar anlamsız olduğun ifade eden Çelenk, "Neyi ölçtüğünüzü zannediyorsunuz? Ya da şöyle soralım Bu güç gösterisinin size bir faydası mı var? Elbette zor sorular da soracaksınız ama bu zor soru, kazık, saçma ve uç soru ile aynı şey mıdır? Artık 20 yıl önce kullanımı bitmiş olan bir ilacı sormanın ne anlamı olabilir ki? En az 7 soru kesin hatalı, textbooklarda çok açık yazıyor. Neden sağlıklı soru hazırlayamıyorsunuz? Neden hazırlanan soruları sağlıklı bir kontrol sürecinden geçemiyorsunuz?" sorularını yöneltti.

ÖSYM'nin soruları tıp fakültelerinden hocaların hazırladığı yönünde savunma yapabileceğine de dikkat çeken Çelenk, ÖSYM'ye seslenerek, "Bu savunma sizin sorumluluğunuzu kaldırıyor mu? Sorumlu kurum siz olduğunuz halde böyle davranmak yakışacak mı size" dedi.

"ÖSYM NEDEN AÇIKLAMA YAPMIYOR?"

Sorulara itirazların yayınlandığını ve pek çok hekimin itiraz ettiğini anımsatan Çelenk, "Yaklaşık 10 gündür hiçbir açıklama yapmadınız. Bu durum karşısında ne yapacaksınız? Daha önce yaptığımız gibi başınızı kuma gömüp hiçbir doyurucu açıklama yapma ihtiyacı hissetmeden 1-2 göstermelik iptal duyurup devam mı edeceksiniz? Bu durum, sizce saygısızlık değil mi? Bu işleri düzgün yapmak için maaş almıyor musunuz?" dedi. bazı soruların "göstermelik" olarak iptal edilmesi halinde ÖSYM'nin bunu sonuçlara nasıl yansıtacağına da yanıt isteyen Çelenk, "Herkesin bu soruları doğru mu sayılacak veya sınav hatalı sorular tamamen yok sayılıp ona göre mi değerlendirilecek ve en önemlisi biz bunu sonuç kağıdımızda kafamızda soru işareti kalmadan net bir şekilde görebilecek miyiz? Bu ülkenin hekimleri olarak sizden acilen ve mutlaka şunları bekliyoruz" dedi.

"YAZILI AÇIKLAMA YAPIN"

Nisan 2009 TUS sorularındaki itirazların ÖSYM tarafından sağlıklı bir şekilde incelenip sonuçlandırması gerektiğini kaydeden Çelenk, ÖSYM'nin mutlaka detaylı ve yazılı bir açıklama yapması gerektiğinin altını çizdi.

Açıklama yapılmasının ÖSYM'nin asli görevi olduğunu ifade eden Çelenk, ""Kafanızı kuma gömüp hiçbir açıklama yapmamanız artık mümkün değildir Pek çok hekim arkadaşımız tarafından her türlü hukuki yolun sonuna kadar deneneceğini ve asla geri dönülmeyeceğini bitmelisiniz. Buna rağmen hiçbir doyurucu açıklama yapmadan sınav sonuçlarını açıklarsanız, bu hukuksuzluk olacaktır ve bulunduğunuz konumları derhal bırakmanız gerekir. Çünkü; işinizi, başkalarının haklarını da etkileyecek derecede kötü yapıyorsunuz demektir" dedi.

"CİDDİ HAZIRLANMIŞ BİR SINAVI HAK EDİYORUZ"

ÖSYM'nin, bundan sonraki sınavlarda hem müfredata uygun dağılımlı, hem de zorluk ve ölçücülük düzeyleri doğru ayarlanmış bir sınav için şimdiden plan yapması gerektiğini vurgulayan Çelenk sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buna mecbursunuz Biz; sizden, zaten yapmanız gerekeni istediğimizin farkındayız. Bu üslubun sebebinin ise bugüne kadarki uygulama hatalarınız olduğunu hatırlatmak isteriz. Bizler; bu ülkede ÖSYM'nin varlığını "güven ve garanti' olarak görmek istiyoruz. Çünkü bunun için varsınız. Ülkemiz ve hekimlerimiz adına; gerektiği gibi, "ciddi', "bilimsel', "adaletli', "sorumluluk sahibi' ve "şeffaf' davranmanızı bekliyoruz. Çünkü bunu hak ediyoruz... Sizce?"

TUS, HER YIL ZORLAŞIYOR

İlk defa 1987 yılında yapılmaya başlanan TUS, üniversitelerin tıp fakültelerinde, Sağlık Bakanlığı ve eğitim hastanelerinde tıpta uzmanlık eğitimi görmek isteyen adayları seçme niteliğini taşıyor. TUS, başladığı günden bu yana olumlu-olumsuz eleştirilerden her zaman nasibini aldı. Ancak objektif bir sınav olduğu hemen herkes tarafından dile getirilen TUS'a, bir alternatif de sunulmuş değil. Son zamanlarda ise TUS ile ilgili değişiklikler yapılacağı konuşuluyor.

TUS'un tıp fakültelerinin verdikleri eğitimin kalitesini ölçüp ölçmeyeceği tartışıladursun, sınava giren hekimler, bu sınavı hala pratisyenlikten kurtuluş olarak görmeye devam ediyor. Yabancı dil ve bilim sınavı olmak üzere iki aşamalı bir sınav niteliği taşıyan Tıpta Uzmanlık Sınavı üzerinde ortak fikir birliğinin olduğu bir konu da, TUS'un her geçen yıl daha da zorlaştığı. Öyle ki TUS artık sadece bir sınav değil, tıp eğitiminde özel bir sektör olmuş durumda.