kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
21 Ekim 2008, Salı
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

PKK'yı yalnızlaştırma planı

Giriş Saati : 21.10.2008 16:51
Güncelleme : 21.10.2008 18:06
Yeni Haber
Terör örgütü PKK'ya karşı Ankara yalnızlaştırma planını uygulamaya koydu. Kuzey Irak yönetimi ile geçtiğimiz hafta başlayan açılım sonuç verirse, Ankara, ticaretten kültüre kadar birçok alanda kapılarını hem Bağdat'a hem de Erbil'e kadar açacak.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye, ABD ve Irak arasında kurulması planlanan üçlü yapının temsilci atayarak olmayacağını, üç ülkenin ilgili birimlerinin bir araya gelip, terör örgütü PKK ile alakalı neler yapılabileceğini konuşacaklarını belirtti ve bu yapının içinde Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin yer alıp almayacağının Bağdat'ın tercihi olduğunu bildirdi.

Babacan, NTV'de terör örgütü PKK ile mücadele ve bu çerçevede Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimle ilişkiler ve ABD'deki başkanlık seçimlerine ilişkin soruları yanıtladı.

Babacan, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani'nin Türkiye ile ilişkilerde yeni bir sayfa açıldığı yönünde yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine, Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimle doğrudan diyaloğa geçmiş durumda olduklarını söyledi. Bağdat'ta aylar önce temaslar kurulduğunu ve sonra da devam ettirildiğini anımsatan Babacan, sadece yüz yüze değil farklı kanallarla kurulan bir iletişim bulunduğunu kaydetti.

"Önemli olan Irak'ın nereye doğru gittiğini kestirip, ülkenin iç siyasi yapısını dikkate alarak, terör örgütü PKK ile mücadele için bu yeni tabloyu nasıl kullanabiliriz, PKK'yı izole etmek için neler yapabiliriz, bunlar üzerinde çalışmak" diyen Babacan, geçen yıl 17 Ekim'de ilk Irak tezkeresi çıktığında Orta Doğu ve Avrupa'da yoğun temaslar yaptıklarını, Bağdat'ta da merkezi hükümetin açık desteğini aldıklarını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kasım ayındaki Washington ziyaretinde de PKK'nın resmen ortak düşman ilan edildiğini hatırlattı.

Babacan, dolayısıyla terör örgütü PKK'yı yalnız bıraktırma politikasında geriye kalan unsurun kuzeydeki yönetim olduğunu belirterek, son dönemde buradan alınan sinyallerin aslında bunlardan çok da memnun olmadıkları ve bir şeyler yapabilecekleri yönünde olduğunu, bu mesajları değerlendirdiklerini, arazide çok somut bir adımın ise henüz görülmediğini bildirdi.

Kendi kontrolleri altında olduğunu söyledikleri bölgeden Türkiye topraklarına saldırılar olmasına kimsenin göz yummaması gerektiğini ifade eden Babacan, "Bundan sonra yoğun ama sessiz bir diplomasi trafiği devam edecek, bizim tarafımızdan çok da fazla açıklama duymayacaksanız" dedi.

Bakan Babacan, bu trafik çerçevesinde bölgesel yönetimin üst düzey yetkilisi Neçirvan Barzani'nin ziyaretinin söz konusu olup olmadığı sorusuna karşılık olarak da görüşme seviyesi konusunda açıklama yapmak istemediğini ancak hiçbir ihtimali de dışarıda tutmak istemediğini kaydetti. "Bu tamamen ilişkilerin gelişimine ve onların yaptıklarına bağlı" diyen Babacan, somut adımlar görmek istediklerini ve önümüzdeki dönemde bu trafiğin yoğunlaşacağını, sonuç alınıp alınmadığına bakacaklarını belirtti.

Olası bir askeri işbirliği ile ilgili soru üzerine de Babacan, diplomaside çok fazla yöntem bulunduğunu, önemli olanın doğru zamanda doğru yöntemle hareket etmek olduğunu kaydetti. "Irak'ın genelinde istikrar ne kadar çabuk sağlanırsa bu bizim de çıkarımıza" diyen Babacan, terör örgütü ile alakalı sorunların ortadan kalkmasının ilişkileri farklı bir boyuta taşıyacağını bildirdi.

Dışişleri Bakanı Babacan, kuzey Irak'tan ve Irak yönetiminden yapılan açıklamaların çok farklı olduğuna dikkati çekilerek, bunların hangisine güvenmek gerektiğinin sorulması üzerine, Irak'ın kendi içinde çok ciddi sorunlar yaşayan bir ülke olduğunu, henüz kendi içlerinde önemli birçok anlaşma konusunda uzlaşı sağlayamadıklarını, seçimlerin yapılamadığını hatırlattı. "Dolayısıyla şu anda karşınızdaki kendi içinde ciddi sorunlar yaşayan bir ülke, muhatabınız oturmuş, derli toplu politikalar üreten bir ülke değil" diye konuşan Babacan, yerel yönetimle Bağdat ilişkilerinde de dönem dönem sorunlar yaşandığını kaydetti. Babacan, bu nedenle zaman zaman kafa karıştıran açıklamalar olabileceğini, önemli olanın temaslar sonucu ne sonuç elde edileceği olduğunu ifade etti.

Kerkük'le ilgili Türkiye'nin önerdiği modelin kabul gördüğünü ve bunun için çok teşekkür aldıklarını belirten Babacan, son dönemde Irak'ın içinden geçtiği bu zor dönemi dikkate alacaklarını ama bir yandan da terör örgütü PKK ile ilgili ciddi bir sorunun ortada olduğunu ve bunun çözümlenmesi için Bağdat ve yerel yönetimle konuşmaya devam edeceklerini bildirdi.

Mesud Barzani'nin Türk yetkilileriyle görüşmesinde terör örgütü PKK'ya ilişkin özel taleplerin ele alınmadığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Babacan, yorum yapmayarak, "Biz bu süreci sessiz bir diplomasi ile yürüteceğiz. Kim neyi dedi, neyi demedi konusuna girersek bu işi hiç çözemeyiz. Dolayısıyla sabredip süreci izlemekte fayda var" dedi.

ÜÇLÜ YAPI

Türkiye, ABD ve Irak arasında kurulması düşünülen üçlü yapı hakkındaki soruya karşılık, bu konuya açıklık getiren Babacan, bunun geçmişte kurulan üçlü mekanizmadan farklı bir yapı olduğunu kaydetti. Babacan, şunları söyledi:

"Üçlü adını duyunca geçmişe dönüyor ve 3 yıl önce kurulan, Türkiye, ABD ve Irak'tan birer temsilcinin atandığı ve o vasıtayla yürütülen modeli hatırlıyoruz. O mekanizma zaten yürümedi, ciddi bir başarısızlıkla sonuçlandı, kaldı ki bizim sunduğumuz bir model de değildi. O, tamamen rafa kalktı, temsilciler de emekli oldular."

Bakan Babacan, Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti vesilesiyle Türk ve Amerikan askerleri arasında kurulan ayrı bir üçlü koordinasyon sistemi daha olduğunu anımsatarak, bu sistemde Türkiye'den Genelkurmay İkinci Başkanı, ABD Genelkurmay İkinci Başkanı ve ABD'nin Irak'taki birliklerinin başındaki generalin bulunduğunu söyledi. Babacan, bu sistem çerçevesinde Irak faktörünün bulunmadığına işaret ederek, bir yıldır devam eden askeri operasyonların bu üçlü sistemin ve iyi koordinasyonun sonucu olduğunu, askeri bir başarının söz konusu olduğunu bildirdi.
Yeni üçlü yapının ise temsilci atayarak olmayacağını, Türkiye, ABD ve Irak'ın ilgili birimlerinin bir araya gelip, terör örgütü PKK ile alakalı neler yapılabileceğinin beraber konuşulabileceği ortamlar sağlanmasının amaçlandığını söyleyen Babacan, bu yapının ikili temaslara alternatif olmayacağını, ikili görüşmelerin süreceğini belirtti.

"Terör örgütü PKK açısından Türkiye, Irak ve ABD beraberce üçlü çabalarla neler yapılabileceğinin konuşulacağı ortamlar oluşturulacak" diyen Babacan, bölgesel yönetimin bu yapıda bulunup bulunmayacağının sorulmasına karşılık şunları söyledi:

"Bu yapının üç ayağı var diyoruz, bunlardan biri Irak diyoruz. Irak deyince Irak'ın tümünü düşünmek gerekiyor doğrusu, onların tercihidir, o biraz da Bağdat'ın tercihidir. Bağdat eğer tercih ederse kuşkusuz olacaktır."

Babacan, bu konuda Türkiye'nin tercihinin ne olduğunun sorulması üzerine de şöyle konuştu:

"Bizim tercihimiz bu işi çözmek, amacımız sonuç almak. Sonuç almak için ne gerekiyorsa artık yapmamız gerekiyor. Artık bundan sonraki dönemde önyargılarla varsayımlarla hareket edemeyiz."

Son bir yıldır PKK ile mücadelede önemli bir üstünlük sağlandığını da ifade eden Babacan, ama sadece askeri yöntemlerin yeterli olmayacağını, diğer enstrümanların da önemli olduğunu bildirdi.

Türkiye-Irak sınırının değişebileceğine yönelik yapılan açıklamaların anımsatılması üzerine Babacan, "Bu konular çok ciddi konular, yani bir kişinin, üstelik siyasi kimliği olmayan bir kişinin bir mülakatı ile tartışma konusu açılacaksa bir yere varamayız. Ciddi konuları gerçek muhatapları ile konuşmak lazım" dedi.

ABD BAŞKANLIK SEÇİMLERİ

ABD başkan adaylarından Barrack Obama'nın Kıbrıs'la ilgili sözlerinin anımsatılması üzerine de Babacan, bu sürecin daha önce de yaşandığını, seçim kampanyaları sırasında verilen sözlerle iş başına geldikten sonraki tutumlar arasında fark olabileceğini kaydetti.

Babacan, şu anda ibrenin Obama'dan yana kaymış gibi göründüğünü ancak sandık başında ne olacağını kestirmenin zor olduğunu belirterek, yeni yönetime dosyaları sunacak ekiplerle yoğun temas halinde olduklarını, yeni yönetimin ilk aylarının ilişkiler açısından önemli olacağını, bunun en sorunsuz şekilde yürümesi için çalıştıklarını bildirdi.