kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 3 Mayıs 2007, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC

'Karar demokrasiye sıkılmış bir kurşun'

ANKARA
AKP Grubu'nda muhalefete çatıp CHP lideri Baykal'a "felaket tellalı" ve "sorumsuz" diyen Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin kararını da "Demokrasiye sıkılmış bir kurşun" olarak niteledi..
Başbakan Tayyip Erdoğan, 'hodri meydan' diyerek muhalefete genel seçimlerden ve cumhurbaşkanını halkın seçmesinden kaçmaması çağrısında bulundu. Erdoğan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a "felaket tellalı" suçlamasında bulunurken, Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararını "demokrasiye sıkılmış bir kurşun" olarak niteledi. Grup toplantısında sözleri sık sık "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla kesilen Erdoğan, şu mesajları verdi:

REFERANDUMA VARIZ:
Bundan sonra gelecek parlamentolarda cumhurbaşkanı seçme artık adeta imkansız hale gelmiştir. Aynı zamanda bu nedir biliyor musunuz, bu demokrasiye sıkılmış bir kurşundur. Ve bu halkın çoğunluğunu teslim ettiği iradeyi azınlığın iradesine mahkum etmektir. Bu blokajı aşmak için referandum gerekirse referandum diyorum, biz ona da varız. Çünkü CHP'nin millete saygısı yok, millete gidemez, cumhurbaşkanını millete seçtiremez, ondan da kaçacaktır, bunu bilin. Erken seçimle ilgili de aynı şeyi söylüyorum. Bakın şimdi kaçanları göreceksiniz, meydana gelenleri de göreceksiniz.

MİLLET PRİM VERMEZ:
Birçok zamanlar baldıran zehirleri içtik. Ama daha kapıyı çalmadan bütün ipleri koparan bir anlayışla nasıl anlaşacağız? Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde kim ne söylediyse, nasıl karar aldıysa bunlar milletin hafızasındadır, vicdanındadır.

ATA'DAN GEÇİNENLER:
Bir TV kanalında kariyer sahibi birisini dinledim. Bu insanlar demokrasiden nasibini almamış. Bunlar Atatürk üzerinden geçinen takım. Atatürk en zor anlarda bile, şu kutsal çatının altına gelerek buradan çıkacak karara göre adımını atmıştır. Buradan çıkan karardır asıl olan, bir yerlere sığınarak millete mesaj vermesin kimse. Demokrasiyi siyasetin sırtında bir yük olarak bir kambur gibi gören, seçime değil, atamaya inanan çağdışı anlayışlar da var. Kimse Cumhuriyet benimdir, demokrasi benimdir havasına girmesin. Bu tür tüccarlara da ihtiyacımız yok.

HAK ETMİYORUZ:
Son gelişmeler üzerine düşünmek durumundayız. Türkiye olarak bunları hak ediyor muyuz. Siyasi felç dönemlerini unutmayalım. Biz din eksenli bir parti değiliz. Bütün mesele, farklıklar içinde birlik olmayı başarabilmektir. Laiklik hepimiz için bir güvence. Cumhuriyet de demokrasi de bizimdir. Biz tarihte olduğu gibi bunlara rakip toplantılar yapma gayreti içinde değiliz. Çünkü cephecilik olur. Laik, demokratik, anayasal düzenimize sosyal bir hukuk devleti olarak her türlü girişim, yasadışı faaliyet ilgili birimlerimiz tarafından bugüne kadar nasıl takip edildiyse, bundan sonra da takip edilecektir.