kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
14 Ekim 2008, Salı
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Ergün'den Bahçeli'ye yanıt

Giriş Saati : 14.10.2008 17:03
Güncelleme : 14.10.2008 18:36
Yeni Haber
İLİŞKİLİ HABERLER
Ergün'den Bahçeli'ye yanıt
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, ''Ne yazık ki sözlerimiz Sayın Bahçeli tarafından çarpıtılarak bugün gündeme getirilmiştir. Bu çarpıtma son derece üzücü bir tabloyu ortaya koymuştur. Açıklamayla ve ortaya konulan tutumla bir anlamda terör örgütünün oyununa gelinmiştir'' dedi.
Ergün, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin,partisinin bugünkü TBMM grup toplantısında, kendisine ve partisine yönelik sözlerine cevap verdi.

AK Parti sözcüleri olarak bugüne kadar parti liderlerini, partileri ve politikalarını eleştirirken, onların partilerine yönelik eleştirilerini cevaplarken hiçbir zaman nezaketsiz, saygısız, kaba ve yaralayıcı sözler söylemediklerini ifade eden Ergün, ''Buna en üst düzeyde dikkat ettik, bundan sonra da dikkat edeceğiz. Çünkü, o siyasi partilere ve liderlerine oy veren vatandaşlarımıza, sevenlerine bizim saygımız ve hürmetimiz bunu gerektirmektedir'' diye konuştu.

Ergün, muhalefet partilerinin bazen liderleri bazen de sözcülerinin aynı hassasiyeti göstermediğini öne sürerek, ''Üslup bozuluyor, seviye gün geçtikçe düşüyor. Bunun bir örneğini de bugün Sayın Devlet Bahçeli'nin grup konuşmasını yaparken ortaya koyduğu yaklaşımlarda ve üslupta çok yakından gördük ve gerçekten üzüldük'' dedi. Nihat Ergün, Bahçeli'nin konuşmasının, ''bir parti liderinin kullanmaması gereken üslup ve yaklaşımlarla dolu olduğunu'' ifade etti.

Geçen hafta sınır ötesi harekatın süresinin bir yıl daha uzatılmasıyla ilgili Başbakanlık Tezkeresinin TBMM'de ele alındığını anımsatan Ergün, bu toplantıda herkesin görüşlerini ve değerlendirmelerini ortaya koyduğunu belirtti. Muhalefetin görüşlerinin de kendi açılarından saygı değer olduğunu vurgulayan Ergün, bu görüşlerin de değerlendirmeye tabi tutulduğunu kaydetti.

TUTANAKLAR BAŞBAKANA GİTTİ

Nihat Ergün, görüşmelerin olduğu gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, muhalefet partilerinin Mecliste yaptığı konuşmaların tutanaklarını kendilerinden özel olarak istediğini açıklayarak, bu tutanakların Başbakana iletildiğini söyledi.

Kendilerinin de AK Parti grubunun görüşlerini açıklarken bir takım gerçekleri ortaya koyduğunu anlatan Ergün, Genel Kurulda yaptığı konuşmanın bazı bölümlerini okudu. Konuşmasında terörle mücadelede siyasetin rolünü ifade ederken, partisinin Doğu ve Güneydoğu'da izlediği politikaların terör örgütünü ve yandaşlarını ne kadar rahatsız ettiğini anlatan bazı örnekler verdiğini ifade eden Ergün, şöyle devam etti:
''(Yapılan demokratik açılımların, terör örgütünün istismar alanlarını ortadan kaldırdığını ve çağdaş demokrasinin sunduğu imkanlar, insan hakları ve özgürlükler alanındaki ilerlemelerin, ekonomik ve sosyal politika yatırımlarıyla birleştiğinde gün geçtikçe istismar alanları ortadan kalkmaktadır. Özellikle son 5 yılda eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, su ve elektrikte, konutta büyük hamleler, GAP'ın hızlandırılması, KÖYDES, BELDES projelerinin hayata geçirilmesi Doğu ve Güneydoğu Anadoluda toplumun gücünü yeniden kendi devletine ve Türkiye'nin normal siyasetine çevirmesine yol açmıştır.) demiştim. 'Terör örgütü ve yandaşlarını da en çok rahatsız eden budur. Bunu görmek için Gavur Dağından ve Sivas'tan öteye gitmek, oralarda siyaset yapmak, rey almak, belediye kazanmak, milletvekili çıkarmak, oraların da Türkiye olduğunu idrak etmek lazımdır' demiştim.

Bu, Türkiye'de siyasete ve siyasetçilere düşen görevi hatırlatmak babında söylenmiş olan sözlerdir. Biz, yaptığımız siyasetle uyguladığımız politikalarla Doğu ve Güneydoğuda terör örgütü ve yandaşlar tarafından istismar edilmesinin önüne geçen bir parti olduk.

Konuşmamın başka bir yerinde 'toplum etnik ve bölücü siyasete prim vermiyor. Prim vermiş olsaydı örgütün ve yandaşlarının güneydoğudaki siyasi beklentileri ve büyük şehirlerdeki siyasi beklentileri karşılanırdı, oy alabilirlerdi, daha çok milletvekili çıkarma politikası güdebilirlerdi. Demek ki toplum, kalkınmaya, demokrasiye, insan hakları ve özgürlükler siyasisine oy vermektedir. Bu, bütün partilerimiz için değerlendirilmesi gereken bir büyük avantajdır' demiştim. Partilerimin Doğu ve Güneydoğuda siyaset yapmaları, partilerini açık tutmaları, Türkiye'nin normal siyasetine dönüşünde katkı sağlamalarını istemiştim.

Ne yazık ki bu sözlerimiz Sayın Bahçeli tarafından çarpıtılarak bugün gündeme getirilmiştir. Bu çarpıtma son derece üzücü bir tabloyu ortaya koymuştur.''

''TERÖR ÖRGÜTÜNÜN OYUNU''

Ergün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklamayla ve ortaya koyduğu tutumla ''bir anlamda terör örgütünün oyununa gelindiğini'' söyledi. Terör örgütünün, aklı bir kenara bırakıp duygularla hareket eden, duygularla düşünen bir siyaseti talep ettiğini anlatan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Halbuki çözüm, duygularla hareket etmek değil, akılla, mantıkla hareket etmektir. Gün, böyle bir gündür. Yoksa duyguların ön plana çıktığı bir üslup ve yaklaşım, terör örgütü açısından aranıp da bulunamayacak olan bir yaklaşımdır. Üstelik iki ata sözünü hatırlatmak isterim: 'Keskin sirke küpüne zarardır.' ve ''Öfkeyle kalkan zararla oturur.' Keskin sirke ve öfkeyle kalkıp zararla oturma politikasının terörle mücadeleye bir faydası ve katkısı olmayacaktır, olmamıştır. Bu politikayla bu yaklaşımla kime çalışılmaktadır? Neye hizmet edilmektedir? Devlete hata yaptırıcı politikalar hangi sonucu doğuracaktır? Bütün bunların iyi düşünülmesi gerekmektedir.

Ülkenin bir çok şehrinde siyaseten var olmayan, ülkenin pek çok şehrine gitmeyen bir partinin ve o parti liderliğinin sözleri ne kadar gerçekçi ne kadar muteber sözler olabilir? Bu çerçevede terör örgütü, MHP'nin politikalarından ve yaklaşımlarından değil, AK Parti'nin varlığından, politikalarından ve yaklaşımından rahatsızdır. MHP liderliğinin agresif, akıldan uzak, duygulara mahkum siyaseti terör örgütünün adeta arayıp da bulamayacağı bir siyasettir. Bunun mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.

Etnik ve bölücü siyasetin toplumda yeri yoktur. Var olanlar da giderek zayıflamaktadır. Toplumdaki bu zayıflama siyaset tarafından iyi değerlendirilmelidir. Anadolu'da da etnik siyasetin tabanı zayıftır. Türkiye'nin her vilayetinde de zayıftır. Türkiye siyaseti hiçbir zaman iki marjinal siyasetin üslubuna ve tutumuna rehin bırakılamaz. Daha bir yıl evvelki seçimlerde Yozgat'a, Nevşehir'e, Niğde'ye meramını anlatamayan bir siyasetin, Doğu ve Güneydoğudaki insanlarımıza meramını anlatmaktan imtina eden bir siyasetin sözü ne kadar muteber olabilir?''

AA