kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 25 Eylül 2007, Salı
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Hacettepe Üniversitesi Rektöründen rejim uyarısı

Yeni Haber
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen, üniversitelerin siyasal iktardan farklı düşünebileceğini ve iktidarı eleştirebileceğini belirterek, "Eleştirmesi de hem doğaldır, hem gereklidir. Çünkü aksi takdirde biliniz ki rejimin sigortası gitmiştir ve bu sigorta herkese ama herkese lazımdır" dedi.

Hacettepe Üniversitesi'nin yeni öğretim yılı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katılımıyla gerçekleşti.
Anayasa değişikliği konusunda rektörlerin tepkisine hükümetin yanıtını değerlendiren Özgen, "Yok yere toplumda birçok tartışma başlatıldı. Toplumu germenin anlamını anlıyamıyoruz" dedi.

Anayasa değişikliği konusunda izlenen yolun sağlıklı bir yol olmadığını söyleyen Özgen, şöyle konuştu: "Her gün gazete sayfalarına bir iki madde verilip tartıştırılarak, yasanın bir bütün halinde ele alınmasının adete engellenmesi zihinlerde sorulara neden olmaktadır. Acaba değiştirilmesi için önerilmesi bile dahi mümkün olmayan maddeler değiştirilecekmiş gibi kamuoyunda tartışma yaratıp, sonra da geri adım atmak ve bu şekilde diğer maddeler gözden saklamak mıdır maksat?".

"REKTÖRLER KÜÇÜMSENDİ"

Özgen, siyasi iktidarın, üniversite rektörlerinin Anayasa değişikliği konusunda yaptıkları eleştirileri "Siyaset yapıyorlar" diyerek, eleştirip küçümsediğini belirterek şöyle konuştu: "Siyasal iktidarların üniversiteleri dışlayıcı tavır içerisinde girmesi, çağdaş demokrasilernde kabul edilebilecek bir durum değildir. Ünversite çoğulculukta, farklılıktır, dinamizimdir, bilimdir akılcı düşüncedir. Üniversitelerin zaman zaman ülke sorunları ile fikir öne sürmesi demokrasinin de, çağdaşlaşmanın da gereğinidir, dahası üniversitelerin varlık nedenidir.Üniversiteler siyasal iktadrdan farklı düşünebilir. Onun uygulamalarını eleştirebilir. Eleştirmesi de hem doğaldır, hem gereklidir. Çünkü aksi takdirde biliniz ki rejimin sigortası gitmiştir ve bu sigorta herkese ama herkese lazımdır. İşte bu nedenle tüm yöneticiler kamplaşmanın olmasına yol açacak uygulanmalardan kaçınmalıdır."

Hacettepe Üniversitesi, 2007-2008 Akademik Yılı açılışı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katıldığı bir törenle yapıldı.
Beytepe Kampusu Açıkhava tiyatrosunda yapılan törene Gül'ün yanı sıra Hacettepe Üniversitesi kurucusu ve eski YÖK Başkanı İhsan Doğramacı ve öğretim üyeleri katıldı.

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen, konuşmasına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e teşekkür ederek başladı. Üniversitenin 40. kuruluş yıldönümünü de kutladığını belirten Özgen, bu süre içinde 113 bin mezun verdiğini kaydetti. Üniversitenin başarılarından bahseden Özgen, Hacettepe Üniversitesi'nin Türk üniversiteleri arasında kendi öz gelirlerinden en büyük payı araştırma bütçesine koyan ve en büyük araştırma bütçesine sahip olan üniversite olduğunu söyledi.

"22 TEMMUZ'U DOĞRU YORUMLAMALIYIZ"

Prof. Dr. Özgen, 22 Temmuz seçimlerini doğru yorumlamak gerektiğini belirterek, "Bu sonuçtan alacağımız çok ders vardır. Yorumladığımız zaman artık Türk vatandaşını söyleme, slogana değil iş yapmaya önem verdiğini görürüz" dedi.

Türk toplumunun çoğunluğunun kavgayı değil uzlaşıyı istediğini kaydeden Özgen, uzlaşının iki taraflı olması gerektiğini ifade etti. Özgen, seçimlerin hemen ardından, alelacele yeni anayasa hazırlamanın ve toplumda birçok tartışmanın başlatılarak toplumu germenin gerekliliğini anlayamadıklarını söyledi.

Anayasanın değiştirilemez hükümlerini hatırlatan Özgen, şöyle konuştu: "Bugün gündemde olan anayasa değişikliği konusunda izlenen yolun sağlıklı bir yol olmadığı açıktır. Her gün gazete sayfalarına bir iki madde verilip tartıştırılarak yasanın bir bütün halinde ele alınmasının adeta engellenmesi zihinlerde sorulara neden olmaktadır. Acaba değiştirilmesi için önerilmesi dahi mümkün olmayan maddeleri değiştirecekmiş gibi kamuoyunda tartıştırıp sonra da geri adım atmak ve bu şekilde diğer maddeleri gözden saklamak mıdır maksat?"

Özgen, anayasa konusunda partiler üstü uzlaşı metnine ulaşılmasının daha iyi olacağını dile getirdi.
Toplumlarda demokrasi, düşünce ve kanaat belirtme özgürlüğü adına uç ve marjinal sayılabilecek düşüncelerin ortaya çıkabileceğini söyleyen Özgen, "Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir demokrasi kendini yok etme hakkını karşısındakine vermez. Aklı selimin önemi bu noktada ortaya çıkar ve aklı selim sahibi çoğunluk bu uç yaklaşımları engeller" diye konuştu.

"TOPLUM GERİLDİ"

Prof. Dr. Özgen, yakın geçmişte sağ-sol, faşist-komünist, ilerici-gerici çatışmalarının yaşandığını hatırlatarak bugün de yaşanan laik-antilaik çatışmasının toplumu gerdiğini vurguladı.

Özgen şunları söyledi: "Toplumsal, düşünsel, kültürel, bilimsel ve ekonomik gelişmenin temel dinamiği olan üniversitelerin zaman zaman ülke sorunlarıyla ilgili konularda fikir öne sürmesi demokrasinin de çağdaşlaşmanın da gereğidir. Dahası bu durum üniversitelerin bizatihi varlık nedenidir de. Düşünmeyen, fikir üretmeyen, eleştirmeyen, sorgulamayan, karşı çıkmayan, düşünsel özerkliği olmayan, siyasal iktidarların güdümüne girmiş bir üniversite, üniversite olmaktan çıkar. Siyasal iktidarların kendi görüşlerine ters gelse de üniversiten fikir, görüş almasını biran için bir yana bırakalım, üniversitenin görüş bildirmesine 'siyaset yapıyorlar' diye eleştirip küçümsemesi üniversiteyi dışlayıcı bir tavır içine girmesi, çağdaş demokrasilerde kabul edilecek bir tutum değildir."

Prof. Dr. Özgen, üniversitelerin bir çok konuda siyasal iktidarlardan farklı düşünebileceği ve onları eleştirebileceğini kaydederek, "Aksi taktirde biliniz ki rejimin sigortası gitmiştir ve bu sigorta herkese ama herkese lazımdır. İşte bu nedenlerle her kademedeki yöneticinin kamplaşmanın olmasına yol açmaması gerekir" dedi.

"DİN VE BİLİM"

Konuşmasında din ve bilimin farklı bilgi alanları olduğunu vurgulayan Özgen, "Bu nedenle üniversitede hiçbir şey din süzgecinden geçirilerek incelenmez. Üniversitenin dini yoktur ve olamaz. Üniversitede o veya bu dini, dinsel bilgileri ön koşullu olarak kabul ederek bilim yapamazsınız" diye konuştu.

Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Özgen, devlet üniversitelerinin başta maddi sorunlar olmak üzere ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyerek "Eğitimde tasarruf olmaz" görüşünü savundu.

CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN KONUŞMASI

Özgen'in ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, konuşmasının büyük bir bölümünde eğitimin önemine değindi.
Son yıllarda eğitim yatırımları konusunun hassasiyetle takip edildiğini belirten Gül şunları söyledi:
"Gelişmiş ülkelerdeki kıstaslar ve ülkemizde üniversite önünde yığılmalar göz önüne alındığında yeni üniversitelerin açılması kaçınılmazdır. Fakat burada da çağdaş beklentiler doğrultusunda yeni politikalar oluşturulmasında yarar görüyorum. Ülkemizin küçük ve merkezden uzak beldelerinde açılan akademik kurumların yapıları üzerinde farklı tasarruflara gidilmelidir. Buralarda açılacak bir üniversitenin Ankara ya da İzmir'dekinin aynı hedeflere yönelmesi hem ütopya hem de kaynak israfıdır. Taşradaki üniversitelerin yöre problemleriyle hemhal olacak lisans hatta meslek yüksek okulu ağırlıklı teşekkülü herhalde düşünülmelidir."
Gül, üniversitelerin rolünün kapalı mekanlarda insanlara teorik bilgiler vermek değil, gündelik hayatın bilgiler vermesi gerektiğini dile getirdi.

(ANKA)