Yatırımcı mı kumarbaz mı?
Son olarak, Doğuş Otomotiv'in halka arzı gösteriyor ki, Türkler yatırımcı değil kumarbazdır. Türk borsası da kumar oynar gibi yatırım yapanların at koşturduğu bir yerdir. Bu gerçeği değil bir SPK, 25 tane SPK olsa değiştiremez. Çünkü parasını hisse senedine yatıranların büyük bölümü, bir şirkete ortak olduğu bilincini taşımıyor. Zaten şirketler de karlarını yatırımcı ile paylaşmadığı/paylaşamadığı için (Bunun bin tane nedeni var.) hemen herkes, hisse fiyatındaki oynamalardan para kazanmayı düşünür. (Borsada hisse fiyatlarını indirip, çıkaranların bu denli itibar görmesinin nedeni de bu.) Kendine büyük yatırımcı diyenleri de bu kategoriye sokuyorum. Ve maalesef halka açılan şirketlerde bu kumarbaz ruhu tahrik edecek bir strateji izliyor. Düşünün Doğuş Otomotiv'in hisseleri sabit fiyat toplama yöntemiyle bir hafta önce satışa çıkıyor. 110 trilyon liralık sermayenin 33 trilyon liralık bölümünü temsil eden hisse senetleri halka arz ediliyor. Bin lira nominal değerli bir payın satış fiyatının 6 bin 750 ile 8.250 lira aralığında olması benimseniyor ve fiyat 6 bin 750 lirada sabitleniyor. Doğuş Grubu, Türk Traktör'de de kullanılan green-shoes yöntemini benimsiyor. Yani yatırımcılara "Eğer hisse fiyatı aldığınız fiyatın altına inerse belli bir süreye kadar destek alımı yaparak, hisseyi arz fiyatında tutacağım" sözünü veriyor. Sonuçta inanılmaz bir talep geliyor. Doğuş Grubu da satacağı hisse miktarını 37.9 trilyon liraya (nominal değeri) çıkarıyor. Sonuçta, içinde yabancı yatırımcıların da bulunduğu binlerce kişi 257 trilyon lira ( 172 milyon dolar) yatırarak hisseleri satın alıyor. Talebi karşılanamayan 130 trilyon lira da iade ediliyor. Başka bir deyişle piyasaya 38 milyon lot hisse sürülüyor. Buna rağmen 19 milyon lotluk talep de karşılanamıyor. Ve Doğuş Otomotiv dün borsada ilk kez işlem görmeye başlıyor... Bundan sonra ne oldu dersiniz? Doğuş Otomotiv hisseleri güne alım değil, satış ağırlıklı başlıyor. Öylesine ağır bir satış baskısı yaşanıyor ki, greenshoe olarak ayrılan 25 milyon dolarlık alım opsiyonu bir saatte tükeniyor. Hisse önce 6 bine geriliyor ve günü 6 bin 400 liradan kapatıyor. Bu sadece Doğuş Otomotiv'de değil, halka açılan tüm şirketlerde yaşanan bir gelişme. Buradan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız? Bir kaç gün öncesine göre ne değişti? Şirketlerin gerçek değerlerinin çok üzerinde bir bedelle halka arz edildiği düşünülebilir mi? Eğer öyle ise yatırımcı gerçeği bir gün içinde nasıl gördü? Kabul edelim ki, hisse senedi alırken, kumarbazlar gibi "günlük şans" arayanlar var. Pek çok kişi, hisse senedi satın alırken, şirketin önümüzdeki günlerde yaratacağı değerden pay almak niyetini taşımıyor. Amaç, bir gün içinde oluşabilecek değer artışından faydalanmak. Ama yine de gelişmeleri, bu kumarbaz ruh ile açıklamaya yetmiyor. Acaba, acaba diyorum, birileri greenshoe yöntemini kötüye mi kullanıyor? Yani yatırımcıya önce güven veriliyor, talep artırılıyor. Araya bazı fonlar girip, hisse alıyor. Sonra borsanın ilk günü satılarak, paralar yerine konuyor, riskler minimize ediliyor. Hemen ardından da düşen fiyatlardan alım yapılarak para kazanma şansı doğuyor. Kim niye bu oyunu yapar bilmiyorum. Ancak, tablo, tasarrufların, halka açılan şirketlere akmasını engelleyecek psikolojik bir bariyer etkisi yapıyor. Sermaye Piyasası Kurulu'nun konuyu inceleyeceğine eminim. Benimki sadece şeytanın avukatlığını yapmak...
|