kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
19 Aralık 2008, Cuma
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Cuma Sabah  
KAYA GENÇ
SİNEFİL

Çakma Garcia Paşa, Leo'nun serçesine acımadı

* Ridley Scott Oryantalist Oldu: Rahatlıkla 'haftanın filmi' diyebileceğimiz Yalanlar Üstüne, sonlarına doğru hatırladık ki bir Ridley Scott filmi. Bu Scott'lardan, biliyorsunuz, iki tane var: Tony Scott'un Devlet Düşmanı ismiyle gösterilen Enemy of the State'inde Will Smith, Google Maps'te gezer gibi uyduları sağa sola çeviren ve her şeye yakın plan bakabilen bilgisayar manyağı bir grup genç görevlinin gazabına uğruyor, peşindekilerden kaçmanın tek yolunun uydu kameralarından uzak durması olduğunu fark ediyordu. Yalanlar Üstüne de bu tür uydulara çok yer vermiş, hatta Coen'lerin son filmi Aramızda Casus Var'ında bu yüzden alay konusu olmuştu. Bahsi geçen filmin aksine, Ridley Scott aralarında İstanbul ve Amsterdam'ın da bulunduğu pek çok şehirde olayların geçtiği, çok ciddi bir siyasi-gerilim çekmiş. Sonuç? Leonardo'nun âşık olduğunu beyan ettiği Ortadoğu'yu sefiller diyarı olarak resmeden, son yılların en oryantalist filmi.

* Bir Paşa Olamadık: Filmde bize bir çakma Andy Garcia gibi görünen Mark Strong'un canlandırdığı Hani karakterine Leonardo DiCapiro "Paşam," diye sesleniyor. Film boyunca adi teröristler ve Ortadoğulular bol bol köfte-ekmek, fıstık-fındık yiyor. Hani Paşa ise müthiş takım elbiseleri, pis sakalı, kodu mu oturtan sessiz otoritesiyle Türk kadınlarının gözdesi olmaya aday. Scott'un 'işte iyi Ortadoğulu' diye sunduğu bu Paşa'dan başka bir de 'güzel kız Ortadoğulu' var ki onu izlemeye de doyamayacaksınız. Yalanlar Üstüne biraz da Leonardo DiCaprio'nun parmakları üstüne bu arada... İlk başta evliliğini beyan eden yüzük parmağıyla birlikte Leo'nun serçe parmağını da çekiçle kırmalarına bu yüzden çok üzüldük.

* Sonbahar Sıkıcı, Manzaralar Muazzam: Filmlere bakarsak bu hafta havalar Sıcak, ama Sonbahar da gelmiş. Filmlere inanmamamız gerektiğini yine hatırlıyoruz: Sonbahar değil, kış yaşıyoruz, sıcak mıcak da değil hava, buz gibi soğuk. Bu arada, Sonbahar hakkında Screen Daily yazarı Dan Fainaru diyor ki: "Filmdeki geleceği olmayan bir adamın trajedisinin ardında, sisler arasında olsa da hemen seçebildiğimiz, sosyalist düşün o acı aldatıcılığı var... Satır aralarını okumaya hazırlıklı olmayan seyirci Sonbahar'ın ağır, gösterişsiz temposundan sıkılacaktır, bu kesin. Filmdeki hareketsizliğin yerini dolduracak şey ise o muazzam doğa manzaraları. Bu sahneler filmin ruh halini oluşturuyor, Yusuf'un şehirde geçen yıllarına yapılan geri dönüşler filmin pastoral atmosferine uymasa da, çok nadiren ve etkileyici biçimde kullanılmışlar, kabul edelim.

* Oyuncuları Viking Yaptılar: Outlander için filmin yönetmeni Howard McCain çok büyük bir zorlukla karşı karşıya kalmış... Filmde karakterler 'Norse' (İskandinavya dili) konuşacağı için İzlanda'da bir profesörle işbirliği yapan yönetmen, oyunculara bu dili nasıl konuşacaklarını öğretmiş.

* Kafatasından Su İçmek Suç Mu? Malum, film Vikinglerin dünyaya hükmettiği bir çağda geçiyor. 700'lerden 1000'li yıllara dünyaya korku ve heyecan salan Viking milleti, bugüne değin pek çok kişiyi heyecanlandırdı, eğlendirdi, hayallere sevk etti. Ancak hakkında az şey bildiğimiz bu millet hakkında günümüzde ciddi çalışmalar yapılıyor, hatta Viking ayrımcılığına karşı kampanyalar düzenleniyor. Kızılderililere, Afrikalılara ve toprakları, kültürleri aşağılama konusu yapılan pek çok topluma olduğu gibi, Vikinglere de bir özür borçlu olduğumuzu düşünüyoruz.