kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 9 Ocak 2008, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Sevgilimle aynı evde oturmam

Bir zamanlar duygusal sit-com'ların prensi olan ama son zamanlarda kötü adam tiplemesiyle karşımıza çıkmaya başlayan Tardu Flordun, Bazaar dergisine, hala kendi stilini geliştirmeye çalıştığını anlattı..
Genelde kendi yaşamımdan bahsetmeyi sevmem. Özel yaşamın özel kalmasını savunuyorum. Sokaktan geçen adamın hayatı Türk halkını ilgilendirmiyorsa, benimki de ilgilendirmez diye düşünüyorum. Çünkü magazine dönük yaşayan, onların pohpohlamasıyla bir yere gelen biri değilim. Bu yüzden sadece yaptığım işlerle anılmam gerekir.
* Röportaj yaparken kelimeleri dikkatli seçmeye çalışıyorum. 'Oradan kes, buradan biç' tipi röportajlardan herkes gibi ben de nasibimi aldım. Mesela, 'Bir buçuk sene hapis yatacak' diye haber yapıyorlar. Böyle bir şey yok ki! Gelsinler bana sorsunlar, ben de mahkeme kararımı göstereyim. Ama araştırmıyorlar tabii.

Yapımcılar oyun izlemez

* Hakkımda her şey söylendi ama rezalet bir oyuncu diye yazılmadı. Demek ki o tarafım iyi, keyfimi bozmaya değecek bir durum yok.
* Bizde yapımcılar genelde tiyatrolara gidip oyun izlemezler, tiyatrocuları bilmezler. Piyasada kim var? Türkücüler... 'Gel abi, sana haftada kırk kağıt, çalış bizimle' deyip işi bağlarlar. Adam niye kabul etmesin, tabii ki eder. Dizi piyasası, bu şekilde bazı yapımcılar tarafından kötü bir zemine sürükleniyor.
* Bana hep romantik komedi tarzında hikayeler geliyordu. Bu adam drama oynar mı, oynamaz mı diye sormuyorlar bile. Konservatuvarda bizi sınıflara ayırmıyorlar ki! Hocalarımız bizi, 'Sen komedi oyna, sen drama oyna' diye eğitmiyor. Oyuncu adam her şeyi oynamalı zaten.
* Şu an iki yüzün üzerinde dizi var piyasada. Bunlardan sadece birkaçı iyi reyting yapıyor. Diğerleri iki-üç bölümde bitiyor. Çünkü çoğunda ucuza kurtarma durumu var. Bana kalırsa bir dizi sadece bir sezon sürmeli.
* Bu kadar çok çalışınca sosyal yaşantınız pek kalmıyor. Uzun süredir spor bile yapamıyorum. Bana kalan günlerde, daha çok fatura ödemek gibi dünyevi işlerle uğraşıyorum. Vakit kalırsa da arkadaşlarımla görüşüyorum.

Bir o, bir Mehmet Ali Erbil
* Konservatuvarın Tiyatro bölümünden 96 ortalamayla mezun oldum. 96 ile en son yirmi sene önce biri mezun olmuş, o da Mehmet Ali Erbil. Ama bunu çok fazla önemsememek lazım. Sonuçta nottur. Önemli olan yerinde saymamak. Sürekli kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Bir oyuncunun, 'Bitirdim bu işi' demesi kendini bitirmesi demek. O anlamda ben hala kendi stilimi geliştirme peşindeyim. Bu mesleği yaptıkça da sürecek bu gelişim.
Haberin fotoğrafları