kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 26 Temmuz 2007, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
MELİHA OKUR

Anton Keller'ın öyküsü!

Kim bu adam! Adı Anton Keller. Türkiye'de Keller'ı tanıyan yok! Kendisi burnumuzun dibindeki Musul Vilayet Konseyi'nin Konsülü.
İsviçreli bir diplomat ve avukat. 1992'den bu yana Birleşmiş Milletler'in Musul'daki yasal temsilcisi.
Şaşırmayın!..
Özellikleri var.
İyi bir arabulucu.
1979 yılında İran ile ABD arasında yaşanan rehine krizinde ABD adına İran'la, Yugoslavya'daki iç savaşta Sırbistan ile Bosna arasında arabulucuk yapmış.
Ayrıca İsrail ile Filistin arasında da arabuluculuk yapıyor. Musul Vilayet Konseyi çatısındaki Diyala şehrinde Filistinlilerin 'sürgün hükümeti' kurması konusunda alternatif bir çalışma yürütüyor.
Diyeceksiniz ki, Keller'ı kim konsül olarak tayin etmiş?
Tartışmalı bir konu! Kimine göre ABD'li petrol şirketi OCCIDENTAL OIL tayin etmiş.
İlgilisi bilir, 'Ekopolitik.org' sitesi editörü Murat Sofuoğlu Keller ile ilginç bir söyleşi yapmış. Sofuoğlu'na göre Keller, "Dünyadaki çatışma çözümü sorunlarını" irdeliyor.
Kolay anlaşılacak biri değil.
Bir tarafta dünyanın su sorununu araştırıyor. Diğer tarafta OECD'nin ekonomik suçlar üzerinde yaptığı çalışmalara katılıyor. ABD ve AB ilişkileri, azınlık hakları uzmanı. 'Ulus kurma' konusunda kafa yoruyor.
Kuzey Irak konusunda, "Burası Osmanlı İmparatorluğu'nun Musul Vilayeti'dir" diyerek " Kuzey Irak'ın tarihsel derinliği anlaşılmadan Kürt sorunu çözülemez, Kuzey Irak tanınmamaz!" yorumu yapıyor.
Kafam karışıyor!..
Keller diyor ki; " Barzani ve Talabani gibi karakterler çok fazla büyütülüyor. Bu ikili, Kürt halkının gerçek temsilcisi değil. Musul Vilayeti Konseyi içinde Türkiye'ye sıcak bakanlar var."
Buyrun tartışmaya!..
Gelin görün ki, Türkiye'nin küçük bir sorunu var. Bu sözleri değerlendirecek bir Musul uzmanı yok!
Konuyu AK Parti eski milletvekili Mehmet Dülger ve Başbakan Erdoğan'ın dış politika danışmanı Ahmet Davutoğlu takip ediyor.
Oysa Musul, Türkiye için hassas bir konu.
Niye demeyin!..
Türkiye'nin çözülmesi gereken en temel sorunu Kürt meselesi değil mi? Bu sorun çözülmeden Türkiye'nin lig atlaması ve ekonomik sorunlarını çözmesi mümkün mü? Türkiye, 27 yılda Doğu ve Güneydoğu sorununun çözümü için başta askeri harcamalar olmak üzere kayıp, tazminat, bakım olmak üzere 250 milyar dolar harcadı.
Bir yığın insanını kaybetti, onca şehit verdi. Aileler acı çekiyor.
Acilen sağlam bir Ortadoğu politikasına ihtiyacı var.
Bu noktada Keller'a kulak verin:
"Ortadoğu'nun ve Türkiye'nin Güneydoğusu'nun en temel sorunu, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasıyla ortaya çıkan problemleri tanımlıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti'nin halefi olarak bu sorunların merkezinde yer alıyor. Bu rolü oynamaya niyetli misiniz? Yoksa rüzgâr nereden eserse oraya gidip felaketi mi bekleyeceksiniz? ABD, Irak'ta bir bataklığa saplandı. Bu noktada devreye girerseniz, belki de bu yaklaşımınızdan dolayı ABD sizi sempatiyle karşılayacak, en azından size karşı çıkmayacaktır. Bir şeyler yapmanıza izin verebilir."
Haydi tartışmaya!..