kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
17 Mart 2009, Salı
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Su mültecisi olmamak için tek çare tasarruf

FERHAT ÜNLÜ
16.03.2009
2040'a kadar kişi başına düşen su tüketimi yarıya düşecek. Dünyada 2 milyara yakın insansa temiz suya ulaşamıyor. Şu an için kıtlık çeken ülkelerden olmasa da Türkiye'de gelecekte "su mültecilerinin" görülmemesi için tasarruf yapmak şart..
Önümüzdeki otuz yıl kişi başına su tüketiminin yarı yarıya azalması bekleniyor. İstanbul'da dün başlayan Dünya Su Forumu'na katılanlar daha şimdiden duş yaparken muslukları kısmaya başlamış. Fakat bu, işin tali ve sembolik kısmı. Türkiye'nin suyunun yüzde 70'inin tarımsal sulamada kullanıldığı düşünülürse asıl kırsal alanlarda tasarrufa ihtiyaç var. Kıtlık çekenler arasında Türkiye yer almıyor. Ama önlem alınmazsa Türkiye'de de "su mültecileri" türeyebilir. Bu yüzden kanalizasyon sularını arıtmak da dahil pek çok yöntem deneniyor. Forum ve su kıtlığı tehdidi ile ilgili sorularımızı yanıtlayan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, önümüzdeki tehlikeyi küçümsemememiz gerektiğini söylüyor. Genelde siyasilerin -daha çok iktidarda olanların- çok iyimser ve vaatkâr konuştukları bilinir. Su konusunda tecrübeli olan Eroğlu ise temkinli:

ACİL EYLEM PLANI HAZIR
Küresel iklim değişikliklerine bağlı olarak su kaynaklarının tükenme riskine karşı aldığınız önlemler neler?
Şu anda dünyada tatlı su kaynaklarının yüzde 1'i kullanıma müsait durumda. 2007 itibariyle ülkemizde kişi başına düşen su miktarı 1600 metreküptür ve gelişmiş ülke ortalamalarının altında kalan bu rakam Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığı anlamına gelmektedir. Gerekli yatırımlar yapılmadığı takdirde ülkemizin su sıkıntısı yaşaması kaçınılmazdır. Öncelikle bütün illerimizin içme suyu ihtiyaçları tespit edilerek, 2008-2013 arasını kapsayan "İçme Suyu Acil Eylem Planı" hazırlandı. Eylem Planı ile 2013'e kadar acil, 2023'e kadar da uzun vadeli su ihtiyacını karşılayacak tesislerin tamamlanması planlanıyor. Havzalardaki sulama suyu ihtiyacına yönelik olarak ise "Sulama Eylem Planı" ortaya konuldu. Bu çalışma, Türkiye'de ilk defa yapıldı. Artık nerede ne kadar suya ihtiyaç var, havza genelinde ne kadar su var bileceğiz ve buna göre hareket edeceğiz.

BÜTÜNCÜL HAVZA
Su kaynaklarının yönetiminde çok başlılığı önlemek için idari bir düzenleme düşünüyor musunuz?
Su kaynaklarının tek elden yönetilmesi, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve yetersizliğini ortadan kaldıracağı için çok önemlidir. Gelişmiş ülkelerde de su kaynakları bütüncül şekilde, tek elden yönetiliyor. Biz buna "Bütüncül Havza Yönetimi" diyoruz. Bugün Hollanda'ya bakıldığında "Bütüncül Havza Yönetimi" yaklaşımı sayesinde problemler çözülmüştür. Su kaynaklarının bütüncül şekilde, tek elden yönetilmesi de önemli bir tedbirdir. Su artık sadece tabii değil, sosyal ve ekonomik bir kaynak olarak da tanımlanmaktadır. "Bütüncül Havza Yönetimi" yaklaşımı ile su kaynakları çevre bütünü içinde değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ülkemizde de her akarsu havzası için koruma eylem planı hazırlanıyor.

BİTTİ