kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
28 Ocak 2009, Çarşamba
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

'Gökkuşağının bütün renkleriyle beslenin'

Giriş Saati : 28.01.2009 14:09
Güncelleme : 28.01.2009 21:15
Yeni Haber
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı'nda görev yapan hekimlere göre kanser tedavisinde bilinçli ve duygusal olgunluktaki hastalar, mücadeleden başarıyla çıkıyor. Erken teşhis de tedavi şansını artırıyor.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı ve Meme Kanseriyle Savaşım Derneği'nin düzenlediği hasta okulu eğitimi toplantısında uzmanlar, kanser ve tedavisini ele aldı.

Hastalara kanserde beslenme konusunda bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Serra Kamer, "Etkisi kanıtlanmış bilimsel tedaviler, bitkisel tedavilerden daha önemlidir. Bir besinin kesin yararını söylemek için 10 bin denek ve 10 yıl takip gerekir. Biz hekimler, hasta olan ve olmayan herkese, gökkuşağının bütün renkleriyle beslenmeyi öneriyoruz. Sigara ve alkolden uzak bir yaşamla riskleri en aza indirebiliriz." dedi.

Kanser tanımı ve tedavi sürecini konu edinen Doç. Dr. Zeynep Özsaran ise günümüzde akciğer kanserinin görülme sıklığının arttığına dikkat çekerek, erken teşhisin hayat kurtardığını hatırlattı. Uzm. Dr. Senem Demirci de radyoterapinin tedavi sürecindeki yan etkilerinden bahsetti. Demirci, "Bir insan, yıllık ortalama 10 tomografi çektirecek kadar radyasyon alabilir. Bilinenin aksine, rutin kemik filmleri çok fazla radyasyon içermez. 10 kemik filmi, bir tomografiye eşdeğer radyasyon oranındadır. Gerek görüldüğünde hastalığın takibi açısından radyoterapi çok önemlidir." şeklinde konuştu.

Kanserle mücadelenin psikolojik boyutuna değinen Prof. Dr. Hayriye Elbi ise kansere uyumun belirleyicilerini şöyle anlattı: "Teşhisi açıkça ortaya koymak ve bilgilendirmek, hem hekim hem de hasta açısından daha faydalıdır. Böylece hastanın bütün sorularını cevaplayıp hastalığın seyri hakkında bilgilendirerek daha çok yardımcı oluyoruz."

Her hastanın aynı duygu olgunluğunda olmadığına da dikkat çeken Prof. Dr. Elbi kuşku da endişe, şaşkınlık, keder, pişmanlık ve öfke gibi süreçlerden geçildiğini söyledi.

(CİHAN)