kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
28 Kasım 2008, Cuma
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Ünlü doktordan yumurta özrü

AA
Giriş Saati : 28.11.2008 11:22
Güncelleme : 28.11.2008 18:30
Yeni Haber
Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, yumurta yenmesi konusunda doktorların insanları adeta takıntılı hale getirdiklerini ifade ederek, '''Ben söze hastalarımızdan özür dileyerek başlamak istiyorum. Yıllarca hastalara 'pastanın üzerine sürülen yumurta bile zararlı sakın yemeyin' dedik. İnsanlara 'yumurta yemeyin' derken nelerden mahrum ettiğimizi düşünürsek bu özür çok önemli'' dedi.

Prof. Dr. Sönmez, Bilimsel Tavukçuluk Derneği Türkiye Şubesinin Ortaköy Princess Otel'de düzenlediği ''Bilinen yumurtanın bilinmeyen yönleri'' konulu sempozyumda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Tıbbın pozitif bir bilim olmadığını, doğru bilinenlerin yıllar sonra yanlış çıkabildiğini anlatan Prof. Dr. Sönmez, ''Yıllarca verdiğimiz dozu çok fazla çok eksik diyebiliyoruz. İnsanlar bizi bağışlamak zorunda. Yıllarca yaptığım bir ameliyatı bir başkası çıkıyor 'sonuçları fiyasko' diyebiliyor'' şeklinde konuştu.

Kolesterolün yapı taşı olduğunu, çocuklukta büyümek, yaşlılıkta da nörolojik sistemin korunması için gerekli olduğunu vurgulayan Sönmez, bir besini yasak etmeden önce yarar-zarar hesabının iyi yapılması gerektiğini aktardı.

Prof. Dr. Sönmez, yumurta ile ilgili yapılan çalışmaların sonucunda yumurta yemenin insanlarda kan kolesterol seviyesinde önemli bir artış meydana getirmediği gibi, iyi huylu kolesterolde düşmeye neden olduğunun anlaşıldığını kaydetti.

Prof. Dr. Sönmez, gebelerde ve çocuklarda günde bir yumurta tüketmenin çok gerekli olduğuna işaret ederek, ''Bilim adamlarından beklediğimiz çok önemli bir çalışma var. Bu da omega 3 oranı yüksek yumurta üretilmesidir'' dedi.

40 yaşından sonra herkesin günde bir miligram balık yağı olan omega 3'ü almaları gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Sönmez, ''Lütfen erişkinler haftada 3-4 yumurta yesinler. Anneler de çocuklarına fast food yerine günde bir yumurta yedirsinler'' diye konuştu.

Prof. Dr. Sönmez, ayrıca Dernek Başkanı Rüveyda Akbay'a biri yumurta yiyen, diğer hiç yemeyen 2 köy tespit ederek, bir tarama çalışması yapılması konusunda ortak çalışma teklif etti.

Bu köylerde yaşayanların bir yıl kan yağlarının kontrol edilerek gerçekleştirilecek çalışmanın masraflarını Memorial Hastanesi'nin üstlenebileceğini belirten Prof. Dr. Sönmez'in teklifini Akbay, çok olumlu bularak kabul etti.

BAKAN EKER: KİŞİ BAŞINA 9 KİLOGRAM YUMURTA TÜKETİLİYOR

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ''Türkiye'de kişi başına yılda 9 kilogram civarında yumurta tüketildiğini, bunun gelişmiş ülkelerde en az 12 kilogram olduğunu bildirdi.

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Albert Camus'un bir kitabında 20. yüzyılın ikinci yarısında insanların ''Nasıl kilo verebilirim?'', ''Arabamı nereye park edebilirim?'' ve ''Tatilimi nerede geçirebilirim?'' şeklindeki 3 sorunun cevabını arayacaklarını anlattığını dile getiren Eker, ''Camus şimdi yaşıyor olsaydı bunlara 'Kolesterolümü nasıl düşürebilirim?', 'Nerede bir antioksidan bulurum?' sorularını eklerdi'' şeklinde konuştu.

Eker, bugüne kadar yapılan haksızlıklardan dolayı yumurtadan özür dilenmesinin güzel bir şey olduğunu ifade ederek, ''Özür dilememiz gereken birçok gıda maddesi daha var. Mesela ben tereyağından da kırmızı etten de özür dilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece yumurtadan değil. Konumuz bugün yumurta ve yumurtanın itibarının iade edilmiş olmasını da saygıyla karşılıyorum'' dedi.

Bir gıda maddesinin tek başına değerlendirip yargılamanın haksızlık olduğunu, yumurtaya, tereyağına ve kırmızı ete böyle yapıldığını vurgulayan Eker, kolesterolü yükselten tek etkenin yumurta olmadığını kaydetti.

Eker, sosyal faktörler, rekabet duygusu, şehir yaşantısı, trafik ve diğer faktörler ile bunların yarattığı stresin hormonal mekanizma üzerindeki etkilerin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, ''Bunların suçu yok mu? Bunlar suçsuz mu? Bu soruların cevabını vermemiz lazım. Bir şeyi ortaya çıkarıp 'kırmızı et yemeyin kolesterol artar, yumurta yemeyin kolesterol artar' demeye ben en başından beri karşıyım'' diye konuştu.

TÜRKİYE KOLESTEROL HARİTASI

Türkiye'de kolesterol haritasını çıkarıldığını ancak henüz yayımlanmadığını dile getiren Eker, kolesterolün veya buna benzer sağlıkla ilgili parametrelerin coğrafya ve hayat tarzı, meslek, diğer gıda ve içeceklerle ilişkisi ortaya konulduktan sonra bazı şeylerin anlamlandırılması gerektiğine işaret etti.

Eker, Türkiye'nin kırmızı et, tereyağı ve yumurta tüketimi ile diğer ülkelerin tüketiminin karşılaştırılması ve popülasyonlar arasında mukayese edilmesi gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de kişi başına yılda 9 kilogram civarında yumurta tüketiliyor. Gelişmiş ülkelerde bu en az 12 kilogram. Türkiye'de tereyağı tüketimi kişi başına yılda 1,5 kilogram civarında. Avrupa Birliği'nin 25 ülkesinin ortalaması 4 kilogram. Yeni Zelanda'da 7,6, Avustralya'da 3,3, Rusya Federasyonu'nda 3 kilogram. İsviçre'de 5,9 kilogram. Kırmızı ette sadece büyükbaş küçükbaş hayvan eti tüketen Türkiye'de yıllık kişi başı tüketim 15 kilogram civarında. Gelişmiş ülkelerde bu rakam 54 kilogram. Üstelik bunun yaklaşık 30 kilogramı domuz. Bana söyler misiniz domuz eti yağ açısından, kolesterol açısından hangi kategoriye girer? Önemli miktarda yağ ihtiva eden peynirde Türkiye yılda 7 kilogram fert başına peynir tüketiyor. AB üyesi 25 ülkenin ortalaması 25-30 kilogram, ABD'de de 20-22 kilogram.''

Türkiye veya gelişmekte olan diğer ülkeler ve daha fakir ülkelerde kırmızı et, tereyağı, yumurta ve peynir tüketiminin gelişmiş ülkelere göre daha az olmasına rağmen, ortalama insan ömrünün çok daha kısa olduğuna dikkati çeken Eker, bir besinin yenmesinin risk olarak açıklanmasının büyük yanlış olduğunu kaydetti.

Mehdi Eker, bir besinin gereğinden fazla alınması halinde insan organizmasında birtakım sorunların yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu, hareketsiz yaşam tarzı ve işini kaybetme korkusu, rekabet gibi psikososyal faktörlerin ve stresin devreye girmesiyle vücudun ürettiği kolesterol ve etkilerinin de arttığını belirtti.

Bugüne kadar medya aracılığıyla hep yumurtanın zararlı ve kolesterol yaptığı şeklinde açıklamalarla yumurtaya büyük haksızlık yapıldığını anlatan Eker, toplumdaki bu yaygın kanıyı düzeltmenin zor olduğunu söyledi.

Eker, yumurta konusunda bilimsel olarak ispatlanmamış, kanıtlanmamış verilerle insanların yanıltıldığına dikkat çekerek, ''Yumurtaya yapılan haksızlık 30-40 yıl önce başladı'' dedi.

Mehdi Eker, Türkiye'de beyaz et sektörünün hijyen, sağlık, standart, kalite açısından Avrupa standartlarının üzerinde olduğunu kaydetti.

''TEK RİSK YUMURTA YENMEMESİNDEKİ RİSKTİR''

ABD Yumurta Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Donald J. McNamara, özellikle yumurta ile alınan kolesterolün kan kolesterol düzeyini yükselterek kalp hastalıkları riskini artırdığına dair hipotezin geçersizliğinin 40 yıl sonra kanıtlandığını belirtti.

Yakın geçmişe kadar yumurtanın kan kolesterolüyle ilgili ikon hedef haline geldiğini, kardiyovasküler hastalıkların sembolü olduğunu hatırlatan McNamara, şöyle devam etti:

''Epidemiyolojik incelemeler ve klinik denemelerden elde edilen kanıtlar, yumurta ve besin maddeleri ile alınan kolesterolün kan kolesterolü ve kalp hastalıkları ile ilişkinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca yapılan çalışmalar, koroner kalp hastalığı riskinin haftada bir gün yumurta tüketen insanlarla her gün tüketen insanlar için aynı olduğunu ortaya koymuştur.''

ABD'nin dünyada beslenme konusunda kolesterol kısıtlaması uygulayan çok az ülkeden biri olduğunu, çoğu bilimsel örgütün bundan kurtulduğunu ifade eden McNamara, en yüksek protein kaynaklarından yumurtada B12, B6, A ve E vitaminleri, fosfor, selenyum, demir ve çinko bulunduğunu anlattı.

McNamara, hamile kadınların yumurta yiyerek düşük kilolu bebek dünyaya getirme riskini azaltabileceğini, yumurta ile kilo kontrolünün daha kolay sağlanacağını, ergenlik dönemindeki genç kızların yumurta yiyerek ileride meme kanserine yakalanma riskini yarıya indirebileceklerini aktardı.
Yumurtanın göz ve kalp sağlığı açısından da birçok yararına işaret eden McNamara, şunları kaydetti:

''Bence yumurtayla ilgili tek sağlık riski yumurtanın yenmemesinden kaynaklanan sağlık riskidir. Beslenmenizden yumurtayı çıkarırsanız çeşitli sorunlardaki riski artırırsınız. Tercihen günde bir tane yumurta. Bilim de bunu söylüyor, araştırmalar da bunu söylüyor. Bence uzun vadeli sağlığımıza bakınca bizim de söylememiz gereken budur.''