kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
6 Kasım 2008, Perşembe
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Üzmez davası Meclis gündeminde

Giriş Saati : 06.11.2008 15:12
Güncelleme : 06.11.2008 15:32
Yeni Haber
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Hüseyin Üzmez davasıyla ilgili bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek, yeni bir rapor verilmesini beklediklerini söyledi. Çubukçu, çocuğun 14 yaşında olması ve ruh sağlığının yerinde olmadığı yönündeki itirazlarını da raporlarla destekleyeceklerini bildirdi.

CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, gündemdışı konuşmasında, en önemli şeyin insan onuru olduğunu, hukuk devletinin de insan onurunu koruması gerektiğini söyledi.

Aslanoğlu, sabah 5.00'te insanların evlerinden alındığını, karakollarda tahta üzerinde yatırıldığını iddia ederek, ''Polis devletiyle yönetiliyoruz'' dedi. Aslanoğlu, savcıları ve polisleri, ''insan onurunu korumaya, zedelememeye'' çağırdığını ifade etti.

AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Dağı da gündemdışı konuşmasında, Akdeniz İçin Birlik Projesinde, Türkiye'nin yerine değindi.

Dağı, Türkiye'nin çoğul bir coğrafi kimliğe sahip olduğuna işaret ederek, ''Türkiye, Akdeniz, Ortadoğu, Balkan, Kafkasya ve Avrupa ülkesi. Bu, çoğul bir kültürel zenginliğin yanı sıra bölgesel sorunlarda inisiyatif almada da zemin hazırlıyor'' dedi.

SUÇTA KULLANILAN ÇOCUKLAR

CHP Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu, yazar Hüseyin Üzmez'e verilen Adli Tıp Kurumu raporunu eleştirerek, ''Atadığınız bürokratlar, Hüseyin Üzmez'i üzmemiştir. Bunun sorumlusu iktidardır'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Çerçioğlu'nun gündemdışı konuşmasına cevap verirken, çocuklara yönelik istismar ve şiddetin önlenmesinin, toplumun duyarlılıklarına uygun olduğunu söyledi.

Çocuk Koruma Yasası'nı 2 yıl önce çıkardıklarını belirten Çubukçu, bu yasayla devlete, herhangi bir şekilde istismar edilen mağdur çocuklarla ilgili görevler verildiğini hatırlattı.

Korunmaya muhtaç çocukların büyük çoğunluğunun aileleri tarafından ihmal edildiklerini anlatan Çubukçu, ''Suçta kullanılan çocukların birçoğu, terör örgütünün kalkanı olarak kullanılan çocuklar da dahil, cinsel istismara, şiddete uğrayan bütün çocukların, her şeyden önce güvenli aileye sahip olmadıklarını veya bizzat aileleri tarafından kullanıldıklarını görüyoruz'' dedi.

''İTİRAZ ETTİĞİMİZ SADECE RAPOR DEĞİL''

Çubukçu, Hüseyin Üzmez'in cinsel istismar olayının ortaya çıkmasının ardından, mağdur çocuğun koruma altına alındığını, yargılama sürecinde de çocuğun yaşının 14 olması nedeniyle baro tarafından avukat tayin edilerek hakkının korunduğunu söyledi.

Devlet Bakanı Çubukçu, şöyle devam etti:
''İtiraz ettiğimiz sadece bilirkişi raporu değil. Koruma kararı verilmiş çocuklar hakkında yapılacak incelemelerin mahkemece çok daha kapsamlı ve ayrıntılı yapılmasıdır. Adli Tıp Kurumunun verdiği rapor doğrultusunda, kurumun yöntemleri tartışılmaya açıldı. Ama 14 yaşındaki bir kız çocuğuna ilişkin verilen rapor konusunda, bilirkişilerin 'bir şekilde yandaş olduğu ve yandaş zihniyetiyle hareket ettiği' tavrını ne kabul etmemiz mümkündür ne de böyle bir şeyin yanındayız. Çok açıklıkla her kim olursa olsun, mağdur çocukları en üst düzeyde korumaya kararlıyız; onları ihmal eden aileleri de olsa.''

Suçu işleyen kişinin gazeteci veya başka bir meslekten olmasının önemli olmadığını kaydeden Çubukçu, ''Sayısız kız çocuğuna tecavüz eden, ülkemizin seçkin bir sanatçısı... Bir sanat kuruluşunda opera sanatçısı olarak görev yapıyor. Doktor, profesör, öğretmen olması hiç bir şeyi değiştirmiyor. Hüseyin Üzmez'in dini söylemlerde bulması, kendine dini gerekçeler bulması da yüce dinimizin altında kendini suçsuz göstereceği anlamına gelmez'' diye konuştu.

''BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ ETTİK''

Çubukçu, söz konusu olayı sıkı bir şekilde takip ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

''Bilirkişi raporuna itiraz ettik. Bu doğrultuda yeni bir raporun verilmesini bekliyoruz. Çocuğun 14 yaşında olması, onun ruh sağlığının yerinde olmadığı itirazımız da ilgili raporlarla destekleyeceğiz. Koruma altındayken çok kapsamlı bir şekilde çalışma yürüttük. Çocuğun ifadesini değiştirmiş olmasının, annesinin tutuklu bulunmasından kendisini sorumlu tutmasıyla ilintili olduğunu düşünüyorum.

Bir çocuk söz konusu olduğunda, hepimizin birbirimizin vicdanına saygı duyması gerekir. Bu değişik partili olması bir şeyi değiştirmiyor. Şiddetin karşısında, mağdurun yanındayız. Çocuklara yönelik su işleyenlerin kanunlar çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmaları mücadelemizi sürdüreceğiz.''

TBMM Genel Kurulunda daha sonra, bazı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına ilişkin kanun tasarısının görüşülmesine geçildi.


AA