kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
19 Ekim 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
ERGUN BABAHAN

Türkiye, Türkiye'ye karşı

Türkiye'yi derinden sarsan Ergenekon Davası sonunda başlıyor. "Türkiye, Türkiye'ye karşı" da diyebiliriz bu davaya.
Bir tarafta, toplumun ihtiyaçlarını ve çıkarlarını en iyi kendilerinin bilip koruduğunu iddia eden bir kesim var.
Bu kesim gerektiğinde hukukun dışına çıkma hakkını kendinde görebiliyor.
Ayrıca kimlikleri kendisi atıyor; Alevi'yi, Kürt'ü tanımak istemiyor, tanısa da kendi çizdiği sınırlar içinde kalmasını istiyor.
Karşısında ise yine bir Türkiye var.
Hukuka bağlı, insan haklarına saygılı, etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun herkesin bu topraklarda kardeşçe ve barış içinde yaşamasını istiyor.
İnsanların düşüncelerini özgürce açıklayabilmesini, bunu gazetelerde haber veya fikir olarak kağıda dökebilmesini savunuyor.
Bu yüzden kimsenin canından olmamasını talep ediyor.
Bu dava aslında Türkiye'yi 1930'ların paradigmasında tutmak isteyenlerle, çağdaş, demokratik bir ülke olmasını savunanlar arasındaki bir dava.
Bu dava, bu ülke topraklarında faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş insanların davası.
Bu Türkiye'de hukuku tek üstün güç kılmak isteyenlerin iddia makamında oturacağı bir dava.
Bu kapsamdaki bir davanın hazırlığının aylar sürmesi normaldi.
Hala ek iddianamelerle tamamlanması süreci var.
Birinci Türkiye'yi savunanlar ısrarla iddianamenin hazırlanmamasını eleştirip durdu.
İddianame hazırlandı ve dava günü gelip çattı.
Umarız iddia makamı suçlamalarını sağlam bir temele oturtmuştur.
İkinci Türkiye yanlıları için en büyük hayal kırıklığı bu davanın fos çıkması olacaktır.
Gerçi bu iddianamenin hazırlanması bile Türkiye'de insanların dönen dolapları anlamasına, kimi cinayetlerin nasıl farklı kılıflara sokulduğunu görmesine yaradı.
Bundan böyle çetelerin meydanı boş bulması kolay değil.
Gerçi bu boşluğu bölücü terörle doldurtmaya çabalayanlar yok değil ama bu dava sürecinde terör örgütüyle çeteler bağlantısına ilişkin farklı ipuçları da ortaya çıkabilir.
O zaman insanlar kendileri üzerinde oynanan oyunları daha iyi anlayacaktır.