kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
SABAH
  |  Benim şehrim | 23 Nisan 2007, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC
3 Sürpriz olmadı... Anketler yanıltmadı... Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda sandıktan Sego ve Sarko çıktı. Şimdi gözler, Türkiye'ye 'AB ile imtiyazlı ortaklık' isteyen Sarko ile 'Türkiye'nin üyeliğinden Avrupa çok şey kazanır' diye Sego arasındaki ikinci turda..
Türkiye, hiçbir adayın seçim kampanyasında doğrudan konu başlığı olarak yer almadı. Ancak dış politika, göç ve Ermeni tasarısı konularında Türkiye'nin de adı geçti. Bu üç konuya "dolaylı olarak" giren Türkiye hakkında iki farklı görüşteki aday son düzlükte... Cumhurbaşkanlığı seçiminde dün 44 milyon seçmenin önemli bölümü oy kullandı. Kesin sonuçlarının çarşamba günü TSİ 20.00'de açıklanacağı yarışta ikinci tura kalması beklenen en kuvvetli iki aday, Segolene Royal (Sosyalist Parti) ve Nicolas Sarkozy (UMP)...

'SOYKIRIMI TANIYIN'
Sarko, Türkiye'ye tam üyelik yerine AB'ye imtiyazlı ortaklık verilmesini savunuyor. Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısının geçmesine sıcak bakmıyor. Buna karşılık Sego, "Türkiye'nin üyeliğinden, Avrupa'nın kazanacağı çok şey olduğunu" söylüyor. Tam üyelik hedefli müzakerelerin sürmesi gerektiğini savunuyor. Ermeni tasarısını meclise taşıyan, Sosyalist Parti. Sego, "AB üyeliği için Türkiye, Ermeni soykırımını tanımalı" diyor.

ORTAK NOKTALARI
İki aday da seçilirse ülke tarihinde "ilkleri" yaşatabilecek isimler. Sarko, 52 yaşında. Yani 1948'den bu yana en genç cumhurbaşkanı olabilir. Sego, seçilirse ilk kadın cumhurbaşkanı olarak tarihe geçecek. İkisi de ipod kullanıyor. İkisi de internet üzerinden genç seçmeni etkilemeye çalıştı. Sarko'nun sloganı "Birlikte herşey mümkün"... Sego ise "Daha adil bir Fransa, daha güçlü bir Fransa olacak" diyor. Eşi ve onun ilk evliliğinden iki kızıyla birlikte oy kullandıktan sonra Sarkozy, şöyle konuşnuyor. Bekleyen ilk sorun: İşsizlik ve GÖREVİ Chirac'tan devralacak isim, birçok sorunu da omuzlayacak. Duraklama devri yaşayan ekonomi, artan işsizlik, radikalizme yönelen genç Müslüman nüfus... Dünya sahnesinde etkinlik ve gücünü yitirmek üzere olduğu senaryoları da yeni liderin üstesinden gelmesi gereken diğer sorun olacak. Sarkozy, çalışma saati kısıtlamasını kaldırıp daha fazla iş saatine izin vermeyi ce vergileri azaltmayı vaadediyor. Ülke tarihini iç ve dış politikada değiştirecek önemli bir seçim yaşandı dün Fransa'da. İkinci turu 6 Mayıs'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu, Segolene Royal ve Nicolas Sarkozy atladı. İlk sonuçlara göre Sosyalist Sego yüzde 24.41; sağcı UMP'nin lideri Sarko yüzde 30.46 oy aldı. Sarko, sağ parti adaylarının şimdiye kadarki en yüksek ilk tur sonucuna ulaştı. Üstelik son anketlerde aradaki farkı bir puana kadar indiren Sego'ya altı puan gibi önemli bir fark da attı.

AB ÜYELİĞİ
Sarko (52), seçilirse ülkesinin 1948'den bu yana en genç cumhurbaşkanı olacak. Sego seçilirse de ilk kadın... İkisinin de iç ve dış politikaları birbirinden çok uzak. Dış politikada bizi ilgilendiren en önemli konu ise Türkiye'nin AB üyeliğine nasıl baktıkları... Sego (53), "Türkiye'nin üyeliğinden Avrupa'nın çok şey kazanacağını" söylüyor. AB buna henüz hazır olmasa da tam üyelik hedefli müzakerelerin sürmesinden yana. Sarko ise Almanya ile yakınlaşarak "imtiyazlı ortaklık" savunuyor.

'SOYKIRIMI TANIYIN'
Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısının geçmesine sıcak bakmıyor. Buna karşılık Sego, "Türkiye'nin üyeliğinden, Avrupa'nın kazanacağı çok şey olduğunu" söylüyor. Tam üyelik hedefli müzakerelerin sürmesi gerektiğini savunuyor. Ermeni tasarısını meclise taşıyan, Sosyalist Parti. Sego, "AB üyeliği için Türkiye, Ermeni soykırımını tanımalı" diyor.

'BEKÇİ SİSTEMİ' İSTEDİ
İki adayın politikaları sadece dışta değil içte de oldukça büyük farklılıklar içeriyor. İkinci tura kadar sürecek yarışta en çok tartışılacak konuların başına göçmenler konusu geliyor. Sarko, ülkeye "seçilmiş göçmen" alınmasından yana. Aile birleşmesiyle gelecek yabancıların uyumu konusunda kriterler belirlenmesini, göçmenlik ve uyum bakanlığı kurulmasını savunuyor. Özellikle banliyö isyanında yabancı gençler için kullandığı kaba tanımlamalar ve sert göçmen politikası nedeniyle bu cepheden oyların ikinci turda Sego'ya akması bekleniyor. O, her semte özel bekçilik benzeri polis devriye sistemi getirilmesini öneriyor. Suç işleyen gençlerin de hapishaneler yerine askeri eğitim kamplarına gönderilmesini istiyor.