kapat
18.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Asprin gibi her derde deva iki bahane...

Kuşkusuz siyasetçinin de 'yapmak istediği halde yapamadığı' ve bunaldığı zamanlar oluyordur. Bir konuşmasından hatırlıyorum, Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, e-devlet konusunda bir türlü ciddi adım atılamadığından bahsedilirken, teknolojik gelişmeleri kamu yönetimine yansıtamamanın ayıbını taşıdıklarını ve kendisinin bundan hicap duyduğunu söylemişti.

Kamuda bekleyen pek çok proje var. Unutulmuş, dondurulmuş ya da iptal edilmiş. Başta SSK projesi olmak üzere bir türlü ivme kazandırılmayan projelerden konuşulurken, Bakan Okuyan samimi bir itirafta bulunmuştu: Gözümüzü kapatmışız. Ya para yoktur ya da mevzuat el vermiyor. Siyasetçinin elinde aspirin gibi her derde deva bu iki bahane var.

Bu uzun girizâhın tabi ki bir sebebi var. Ankaralı Meteksan Sistem Şirketi'nin Murahhas Üyesi Alper Köstem'le İstanbul'da buluşup, bilişim sektörünü, en önemlisi de Mernis Projesi'ni konuşurken aklıma Okuyan'ın sözleri geldi. Nüfus ve vatandaşlık bilgilerinin elektronik ortama aktarılmasını, herkese bir vatandaşlık numarası verilmesini içeren bu projenin önemini anlatmaya gerek yok. Ama Türkiye'nin öyle çok sorunu var ki, böylesi önemli projenin sona yaklaşması için 25 yıl geçmesi gerekti.

Öğrendiğime göre, bugün itibariyle gelinen nokta şu: Ölü ve sağ 110 milyon insana kimlik numarası verilmiş. Yaklaşık 150 milyon dolara malolması beklenen Mernis Projesi en büyük gelişmeyi son iki yılda sağlamış ve iki yılda 20 milyon dolar harcanarak veri tabanı kayıtları güncelleştirilmiş. Bitirilen bu projelerin büyük çoğunluğunun arkasında Bilkent çatısı altında yer alan Meteksan var. Şimdi 921 nüfus ilçe müdürlüklerinin birbirine network ağıyla bağlanması için çalışmalara başlanmış. Bunun için de yaklaşık 15 trilyon liralık bir kaynağa ihtiyaç varmış.

Kâr üniversiteye gidiyor
Köstem'den öğrendiğime göre proje son iki aşamasına gelmiş. Para ve ihale çıkmadığı için şu anda bekliyor. Projenin son aşamasında herkese kimlik dağıtımı yapılacak. Bu iş için yapılacak olan yatırımın da 100 milyon doları bulması bekleniyor.

Hep şirketlerin problemlerini konuşacak değiliz ya... Bugün Bilişim 500'de 8'inci sırada yer alan Meteksan'ın krize rağmen başarılı çalışmalarından bahsediyoruz. Şirket son 6 yılda 40 kat büyümüş. Geçen yıl 100 milyon dolarlık ciro yapmış. Bu yıl bilişim sektörü yüzde 50 küçülmesine rağmen Meteksan Sistem, küçülme beklemiyor. Önemli bulduğum için yazıyorum. Bilkent çatısı altındaki Meteksan'ın kârının büyük bir kısmı ise 10 bin öğrencinin öğrenim gördüğü Bilkent Üniversitesi'ne bağışlanıyor.

Mavi, Yenibosna'dan New York'a
Bu pazar başarı öykülerine odaklandık ya, geçtiğimiz günlerde önde gelen jean markalarından Mavi'nin Genel Müdürü Nurettin Kantarelli'nin söylediklerini de es geçemeyiz. 10 yıl önce Yenibosna'da başlayan Mavi'nin hikayesi bugün tam 24 ülkeye ulaşmış. Kantarelli bu ülkelerde Mavi'nin farklı da olsa telaffuz edildiğini, kiminin Meyvi, kiminin Em Ey Vi Ay, kiminin de vurgulayarak Ma'vi dediğini anlatıyordu. Kantarelli bugün dünyada 3 bin 220 satış noktasından tüketiciye ulaştıklarından, New York ve Kanada pazarlarında çok iyi olduklarından bahsediyordu.

Hani şu derin krizin firmaları serseme çevirdiği bu günlerde, bir firmanın bu yıl 90 milyon doları bulacak olan ihracatından bahsetmesine sevinmemek mümkün değil. Peki Mavi'yi başarılı kılan neydi? Normal şartlarda Türkçe bir isim taşıyan bir blue jean'i yabancılar giyer mi? Genel Müdür'e göre, tek bir kitleye odaklandıkları için, örneğin Amerika'da genç kızlara yönelik pantolonlar yarattıkları için çok tanındılar. Bugün ABD eski Başkanı Clinton'ın kızı Chelsa bile Mavi giyiyormuş. New York Times'ın moda haberlerinde mutlaka Mavi'den söz ediliyormuş. Amerikalılar Mavi ürünlerini deneyip, satın alıp, yıkayıp kalitesini görmüşler. Kumaşın en iyisini bulup, modaya uygun tasarım da yapınca işler kolaylaşıyormuş. Kantarelli'nin tabiriyle Yenibosna'dan Yeni York'a gitmeleri öyle pek de zor olmamış.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır