kapat
18.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Ekonomide dönüm noktası

ABD'ye 11 Eylül saldırılarının ardından dünyanın içine girdiği şok, Türkiye ekonomisi üzerindeki atmosferi daha ağırlaştırdı. Ancak kaderimizin döndüğü an yine bugünlerde, 17 Eylül'de yakalandı. Savaş korkusuyla ekonomide tam bir karamsarlık rüzgari eserken borsa endeksi 17 Eylül'de 6.882 puan, dolar bazında da 0.43 cent ile tarihi düzeylere indi. Dipten dönüşü, sıcak savaşın başlamasıyla Türkiye'nin stratejik öneminin artacağı ve bu durumun yeni bir dış kaynak alınmasında kolaylık sağlayacağı beklentisi başlattı. Dolardaki kırılma noktası da, 5 Ekim'de bankalararası piyasada 1.678 bin lirayı gördükten sonra başladı. Nitekim geçen hafta sonu 2002'de ekonominin çarklarını çevirecek büyüklükte bir dış kaynağın sağlanacağı sözü bizzat IMF tarafından teyit edildi. 10 milyar dolarlık bu yeni kaynak, üç yıllık yeni bir stand-by anlaşmasıyla sağlanacak. Bugüne kadar ek kaynak beklentisini satın alan piyasalar için yeni stand-by sürpriz oldu ve doping etkisi yaptı.

* Yeni paketin getirileri- Üç yıllığına yeni bir anlaşma, yeni ekonomik paket ve 10 milyar doların üstünde dış kaynak ile ekonomideki en kritik dönüm noktasını atlatıyoruz. 2002 yılında kamu borçlarının çevrilmesi artık imkân dahilinde. Konsolidasyon, monetizasyon, moratoryum gibi tehlikeler, yeni dış kaynakla ortadan kalkıyor.

* Böyle bir anlaşmanın altına imza atmakla Hükümet, 2002'de seçime gitme seçeneğini ortadan kaldırdı. IMF kendi parasıyla hiçbir ülkede seçim finanse etmez. Ekonomide somut bir sonuç sağlanmadan bugünkü iktidarın erken seçime gitmesi en başta kendi aleyhine sonuçlanır. Dolayısıyla seçim 2003 veya 2004'e kalıyor.

* Yeni dış kaynakla borçlarını ödeyebilirliğinin sağlanması, ortaya konacak yeni paket ve artan stratejik önemi ile Türkiye yabancıların bakışını yeniden olumluya çevirmeye başladı. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş "Önümüzdeki 10 gün içinde yabancı yatırımcıların çoğu geri gelecek" müjdesini verdi. Ancak yabancılar zaten Türkiye piyasalarına gelmeye başlamıştı. Borsada yabancılarla işlem yapan aracı kurumlar sıralamada üst basamaklara çıktı. Yabancıların dolaşımdaki hisse senedi stokundan aldıkları payın yüzde 36'dan yüzde 39,5'e yükselmesi de bunu kanıtlıyor.

* Cari fazla verilen bir dönemde dışarıdan alınacak kredi, döviz arzını daha da bollaştırıyor. Bu yıl yaşanan yüksek oranlı devalüasyonun ardından artık döviz kurunun istikrara kavuşması çok kolay. Hatta döviz girişinin artacak olması, bundan sonra düşüş yönünde baskı bile yaratabilir. Bu da son dönemde dövize yönelmiş tasarrufların TL'ye dönmesini teşvik ediyor. Dolayısıyla yabancı para girişi ile TL'ye dönecekler de, ekonomiye yerli para girişini artıracaklar.

* Tamam mı, devam mı?- Çok kısa sürede yapılan primlerin ardından dış kaynağın netleşmesiyle kağıt üstündeki kârlarını mali piyasalarda realize etmek isteyenler çıkabilir. Bazıları, "satıp çıkalım mı, devam mı edelim?" sorusunun yanıtını arayabilir. Ancak, programın parasal boyutu dışındaki ayaklarının ortaya çıkması, yurt dışından kısa vadeli sermaye girişi ve dövizden dönüşün etkisiyle piyasalara artan sayıda yeni yatırımcılar gelebilir. Bu durumda döviz gevşemeye, faizler gelecek yılda enflasyonda sağlanabilecek inişin etkisiyle daha da düşmeye devam edebilir. Dövizden TL'ye geçişi, hem enflasyon düşüşü beklentisi hem de borsada kalkan trene yetişme güdüsü teşvik edebilir.

* Sıra canlanmada- Dış kaynağın açıklanması; borçların çevrilmesini kolaylaştıracağından, kurlar ve faizler üzerinde etkili olacağından, mali piyasaları şimdiden ateşledi.

Bundan sonra geriye ekonominin canlanması kaldı. Onu da piyasalarda artan moral tetikleyebilir.

Henüz kesinleşme yokken, dış kaynak sözünün bile ekonomideki kara tabloyu nasıl olup da büsbütün değiştirebildiğini merak edenlere, cevabı ünlü düşünür yüzyıllar öncesinden vermiş.

* Sonuç- "Bir dayanak noktası verebilirseniz bana, dünyayı yerinden oynatabilirim" Arşimet



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır