Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Mayıs 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Mert Sandalcı, çok küçük yaşlardan itibaren koleksiyonerlik yapmaya başlamış.

Modernleşirken bira içmek

ÖZGÜR ÇAKIR
27.03.2009
'Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Biraya Dair' sergisi bu topraklardaki bira üretimi ve bira kültürüne ait ilk dönemlerden 50'lerin ortalarına kadar biranın gündelik hayattaki izlerine tanıklık etmenizi sağlıyor bira..
Garajistanbul geçen hafta açılan yeni ve ilginç bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Efes'in 40. yılı adına yapılan etkinlikler kapsamında düzenlenen sergi, 'Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Biraya Dair' ismini taşıyor. Sergi, Osmanlı'nın 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Cosmas, C. Grein, Kopens, J. Weiland, Schaffer, Barthalomeo Scherrer ve daha sonra Bomonti Fabrikası'nın kuruluşuyla birayla tanışmasını; Cumhuriyet'in ilk 30- 40 yılına kadar olan dönemde birayla, ekonomi, gündelik hayat, biranın tüketildiği farklı kamusal ve özel alanlar arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor. Sergi 150 yıllık bira şişleri ve kapaklarından bir dönem sanat eseri gibi üretilmiş cam ve seramik bira kupalarına, Anadolu'nun farklı yerlerinde açılan birahanelere, sofralarda bira içen insanlara ait fotoğraflar, bira reklamları, bira etiketleri, eski restoran mönüleri ve fiyat listeleri, bardak altlıkları, işletme evrakları ve kartpostallarla biranın büyülü yolculuğuna çıkarıyor.

20 YIL BOYUNCA PARÇA TOPLADIM
Serginin yerleştirmesini Burçak Madran, video enstelasyonunu ise Çağdaş Arpaç yapmış. Çekmeceler, dev fotoğraflar ve camekânların ardındaki parçalarla iyi bir yerleştirme olmuş. Sergideki parçaları toplayan ise yılardır koleksiyon işine gönül vermiş ama aslen bir inşaat mühendisi olan Mert Sandalcı. Sandalcı, yıllarca gözü gibi baktığı eserleri sergi için Efes'e devretmiş. Farklı birçok alanda çok küçük yaşlardan itibaren koleksiyonerlik yapmaya başlamış. Esas ilgi alanı ise bugüne kadar yapılmamış, tarihe de ışık tutabilecek konularda parçalar toplamak. Sandalcı, ilk bira üreticilerinin Feriköy'de toplanmış olması nedeniyle ilk büyük bira fabrikasının da aynı yerde kurulduğunu ve böylece de Bomonti'nin doğuşuna tanık olduğumuzu söylüyor.
Sandalcı, bugünkü sergiye kadar ulaşan bira parçaları toplamaya başlama hikayesini ise şöyle anlatıyor: "Bir gün bir eskici dükkânında farklı objeler üzerine araştırma yaparken bir dolabın altında Bomonti şişesi gördüm ama o gün o şişeyi alamadım. Sonra birayla ilgili bulduklarımı almaya başladım. Bunu kafaya taktım. Bira şişesi beni çocukluğumdaki yemeklere götürdü. Bazı günler ailecek yediğimiz yemeklerde sofrada bir bira açılırdı. Annemle babam içerdi. Ayrıca bira şişeleri bana Modigliani'nin tablolarındaki uzun çizilmiş, uzun boyunlu kadınları hatırlatırdı. Birkaç parça topladım önce. Sonra bira tarihiyle ilgili hiçbir şey yapılmadığını görünce kesin kararımı verdim ve 20 yıl boyunca bu parçaları toplamaya devam ettim."
Sergide en çok dikkat çeken şey ise özellikle eski fotoğraflardaki insanların birayla kurdukları keyifli ilişki. Bira sarhoş olmak için değil de sanki evin ya da arkadaşlığın bir parçası olarak gözüküyor. Sandalcı bu konuda bize hak veriyor ve şöyle söylüyor: "Eskiden eğlence kültür ve gündelik hayat rutini farklıydı. Zaman kavramı da farklıydı. Dedeler, nineler, torunlar oturup bira içerlerdi. Kent merkezinin daha keyifli olduğu zamanlardı."
Haberin fotoğrafları