kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
14 Şubat 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Magazin Sağlık Televizyon Yazarlar Kültür Sanat
 
24 Saat
24 Saat

Romantik anlar aşkı besler

ESRA TÜZÜN
ESRA TÜZÜN
10.02.2009
Psikolog Sinem Demir; çiçek almanın, iltifatlar etmenin, aşkı ve romantizmi beslediğini söylüyor ve ekliyor: Ama sadece canı isteyince Romeo'ya dönen sevgili aşkın dengesini bozar! ..
Mum ışığında baş başa yenilen bir akşam yemeği, söylenen güzel sözler... Tüm bunlar duygusal bir ilişkiyi canlı tutmak için yeterli mi? Medical Park Fatih Hastanesi'nden Klinik Psikolog Sinem Demir, romantik tutumların duygusal ilişkilerdeki yerini anlattı:

* Romantik davranış ve tutumlar, kişiden kişiye değişebilir, farklı kültürlerde farklı anlamlar içerebilir. Ancak zaman içerisinde varlığını sürdürmüş bazı 'doğru romantik davranışlar'dan söz edilebilir. Kapıdan girerken/çıkarken erkeğin kadına öncelik vermesi, karşılıklı sevgi sözcükleri söylemek, duygusal bir şarkıda dans etmek, mum ışığında yemek yemek gibi... Bu davranışlar, yeni başlayan bir ilişkide ilk izlenimi olumlu yönde etkileyebilir. Ancak bu tür duygusal jestlerin, uzun süreli bir ilişkide duygusal tatmine katkısı, ilişkideki diğer tutumların nasıl olduğuna bağlıdır.

* Romantizm, karşılıklı tutumlardan beslenir. Erkek kadar kadının da, romantizmi besleyecek tutum ve davranışları olması beklenir. Ancak toplumun genel yargılarına bakarsak; genellikle kadından hem 'erkeğini' süslü-bakımlı bir şekilde karşılaması beklenir, hem de toplumsal bilinçaltının derinliklerinde, kadının fazla süslü-işveli olması doğru bulunmaz. Diğer yandan, kadının bakımlı olmasına belli bir toplumsal izin varken, erkeğin eşine ilgili davranmasına izin çıkmamış gibi gözükmektedir. Bu da, 'cicim ayları geçince görürsünüz' olgusuyla ilişkili olabilir. Kadın bir süre bakımlı olur, erkek bir süre bu özenli hallere, yarı şakayarı ciddi bir romantizm ile karşılık verir. Ancak zamanla geri çekilme başlar ve toplumsal bilinçaltındaki 'evli kadın-erkek rolleri' galip gelmeye başlar.

'GEYŞA KADIN' MI OLMALI?
* Bütün romantik davranışların tek taraftan beklenmemesi gerekir. Bir ilişkide, sadece kadının bakımlı-ilgili bir 'süper kadın' olup olmadığına göre şekillenen bir 'geyşa beklentisi' pek gerçekçi değildir. Benzer şekilde, romantik tutumların erkekten beklenmesi de; hem erkeğe haksızlık, hem de kadının rolünün 'sadece bekleyen, pasif' bir konumda kalması açısından karşılıklı adaletsizlik gibi gözükmektedir.

* Romantizmde önemli diğer bir unsur da davranış ve tutumların 'tutarlı' olmasıdır. Normal zamanlarda ilgisiz davranan, kaba saba hareketlerde bulunan, hatta argo, küfür ve şiddetten kaçınmayıp, birdenbire romantik davranışlar sergileyen bir sevgili, ilişkinin dengesini bozar. Karşısındaki kişi nasıl davranması ya da neler hissetmesi gerektiğini bilemeyerek, bu ani romantik tutumların ne anlama geldiğini anlamayarak bocalar. Bu da ilişkiyi olumsuz yönde etkiler.

ALAYCI ŞAKA YAPMAYIN!
* Özellikle başkalarının (akrabalar, arkadaşlar) yanında eşini küçümseyen sözler sarf etmek, 'espri' adı altında olsa bile, duygusal ilişkinin vereceği tatmin duygusunu zayıflatır. Bir araştırmanın bulgularına göre, olumlu nitelikte şakalar yapılan ilişkilerdeki duygusal tatmin duygusu yüksek bulunurken, olumsuz/aşağılayıcı şakaların olduğu ilişkilerde ise tam tersi gözlenmiş. Bu tür davranışların ilişkideki genel tutum haline gelmesi, nadiren sergilenen romantik davranışların etkisini azaltabilir.
Haberin fotoğrafları