kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
1 Şubat 2009, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat

Müslümanlara yardım önceliğimiz

MÜJGAN HALİS
30.01.2009
Gazze için 20 günde 13 milyon TL bağış toplayan insani Yardım Vakfı'nın her yıl 4 trilyonu bulan gelirini Gazze'den yeni dönen İHH yöneticisi Osman Atalay'la konuştuk..
Günler süren işgalin ve yüzlerce kişinin ölümünün ardından, Gazze şimdi de dünya çapında yardım kampanyalarının odağı. Türkiye'de ise özellikle bir yardım kuruluşu İsrail işgalinin başladığı ilk günden bugüne kadar, öne çıktı: İnsani Yardım Vakfı (İHH). Birçok sivil toplum örgütü yerinde sayarken, parasızlıktan kepenk kapatırken, ancak çeşitli fonlarla projelerini hayata geçirirken İHH tam 17 yıldır topladıkları yardımları dünyanın 110 bölgesine ulaştırıyor. Kapitalizmin bir dünya sistemi haline geldiği, insanların giderek bencilleştiği ve tabir-i caizse sağ gözün sol göze faydasının olmadığı günümüzde; İHH'nın insanlara nasıl ulaştığını, dünyanın öbür ucundaki insanlara yardıma nasıl ikna ettiğini, bütçesini ve en önemlisi bunu neden yaptıklarını merak ettik ve kapılarını çaldık. Felaket bölgelerine ilaç, gıda, giysi ve nakit yardımlar toplayarak işe başlayan, daha sonra acil müdahaleyi uzun dönemli projelere dönüştüren vakıf; Fatih'teki binasından dünyanın dört tarafına uzanan dev bir örümcek ağının tam merkezinde.
Ancak İHH dindar insanlar tarafından kurulması, Türkiye'deki yoksulları göz ardı etmesi, adlarındaki 'insani yardım' tabirine rağmen sadece Müslüman ülkelere ve Hıristiyan ülkelerdeki Müslümanlara yardım etmesi gibi birçok konuda da eleştirilerin odağı. Yaptıkları yardımların büyüklüğü kadar, yardım ettikleri kesimler nedeniyle haklarında çokça sorular sorulan vakfın Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Afrika Ülkeleri Koordinatörü Osman Atalay, 20 gün kaldığı Gazze'den döner dönmez sorularımızı yanıtladı.

- İHH kimlere yardım eder ve yardım ettiği insanlara nasıl ulaşır?
- Biz bir vakıf kurmak üzere yola çıkmadık, dünyada yaşanan olaylar bu vakfı doğurdu. Katliamlar, doğal afetler oluyordu ve insanlar seyrediyordu. Bizimki başlangıçta bir refleksti.

- Ama daha çok Müslümanlara yardım yapıyorsunuz...
- Dünyanın son 20 yılında krizlerin, savaşların ve doğal afetlerin yaşandığı topraklar İslam toprakları. Şu ana kadar "Yunanistan'da bir deprem oldu da gitmeyin," diyen bir yönlendirmeyle karşılaşmadık...

- Sahiden de Yunanistan'da deprem oldu, ne yaptınız?
- Hemen iletişime geçtik, yapabileceğimiz bir şey var mı diye sorduk.
"Devletiniz gerekli yardımı yaptı, size gerek yok," deyip teşekkür ettiler. Bosna'da çalışırken haftanın bir günü gıda yardımı yapıyorduk ve bu gıda yardımından Bosna'yı terk etmeyen Sırplar da yararlanıyordu. Şu anda Afrika'da yürüttüğümüz 'Afrika Görecek' başlıklı bir katarakt projemiz var.
Katarakt güneş ışınlarının dik gelmesi ve yetersiz beslenme yüzünden Afrika'da çok yaygın bir sorun, 10 milyon görme engelli insan var. 10 binin üstünde insanın gözlerini açtık ve insanları seçerken Müslüman- Hıristiyan diye bir ayırım yapmadık.

- Burkina Faso'daki insanlar İHH diye bir kuruluşun varlığını nereden bilecek ki...
- Biz 17 yıllık bir kuruluşuz. Yurtdışında, özellikle İslam dünyası ve Afrika ülkeleri, Türkiye'yi sürekli olarak izliyor. Vakfımızın en önemli faaliyetlerinden biri de her sene dünyanın 110 bölgesinde Müslümanlarla kurban kesmemiz ve bu vesileyle onların sorunlarını saptamamız. Bu bizim kendi inancımızdan kaynaklanan, bir faaliyet.
Buralara gittiğimizde, bizim gibi vakıf ve derneklerle ilişkiye geçiyoruz ve onlarla partner oluyoruz.

CEMAAT ÖRGÜTÜ DEĞİLİZ
- Dünyanın her tarafındaki Müslümanlara ulaşmak çok önemli bir iddia değil mi?
- Özellikle Afrika ülkelerinde misyoner kuruluşlar yoğun olarak çalışıyor. Bir Müslüman köyünü ya da kasabasını seçip, oraya sürekli olarak yardım ediyorlar, bir müddet sonra o kasaba tamamen Hıristiyanlaşıyor. İnsanlar bir torba un için, bir çuval pirinç için din değiştirebiliyor.

- Size de Müslüman misyoner diyorlar mı?
- Diyenler oluyor ama biz asla misyonerlik yapmıyoruz. Hiçbir zaman gıda ya da eğitim paketi dağıtırken, yanında Kuran-ı Kerim vermedik.

- Müslümanlar lehine pozitif ayrımcılık yaptığınızı söyleyebiliriz değil mi?
- Evet yapıyoruz ve yapmak zorundayız.
Bize bağış yapan insanlar dindar insanlar ve bağışlarının Müslümanlara gitmesini istiyorlar.

- Vakfınızın yıllık ortalama bütçesi ne kadar?
- 2007 yılında bize toplam 4 trilyon 348 milyar 498 milyon lira bağış yapıldı. 2008 yılında ise bu miktar 4 trilyon 101 milyar 964 milyon lira.
Bu bağışlar katarakt, ramazan kumanyası, yetim, zekat, fitre, yetim giydirme, iftariyelik ve diğer başlıklar altında toplandı. Son 22 günde 13 milyon Türk lirasını Gazze'ye aktardık. Bunun nedeni de İHH'nın markalaşması.

- Bağışları hangi yöntemle topluyorsunuz?
- Banka hesap numaraları, online bağış ve elden bağışlarla.

- İslami bir söylem de işinizi kolaylaştırıyor olabilir mi?
- Elbette etkisi vardır. Zaten dünyada iki tür STK örgütlenmesi vardır: Seküler ve dini ölçekli çalışan.

- Siz seküler değilsiniz...
- Evet biz dini hassasiyetlerimizi de ön plana alıyoruz, hareket noktamız bu.

- İstanbul'da Filistinli, Iraklı mültecilere evler tutuyorsunuz, onların ameliyat giderlerini karşılıyorsunuz... Bütün bunların hepsi bağışlarla mümkün mü?
- Dini duygular çok önemli. Bize sadece nakit yardım değil, ayni yardımlar da yapılıyor. Evini bağışlayan da var, gıdasını, giysisini de.

- Türkiye'de de çok fazla aç ve yoksul insan var ama siz dışarıdaki yardım ettiğiniz için eleştiri alıyor musunuz?
- Türkiye'nin bütün bölgelerine yayılmış 45 temsilciliğimiz var. Yoksul bölgelerde Kurban bayramında ve Ramazan ayı içerisinde ve eğitim döneminin başında eğitim, gıda, kurban yardımları yapıyoruz ve bunu 10 yıldır sürdürüyoruz.

- Arkanızda hangi cemaat var?
- Hiçbir cemaat yok arkamızda, Türkiye'de bütün cemaatlere ve partilere aynı mesafedeyiz. Biz sosyal anlamda doktorluk yapıyoruz ve inancı ne olursa olsun, bütün insanların bağışlarına talibiz.

- Kızılay bağışları yerine ulaştıran tek kurumun kendileri olduğunu söyledi.
Topladığınız yardımları Gazze'ye ulaştırdınız değil mi?
- Gazze'ye yardımları ulaştırdığımızın en önemli tanığı Türk basını, oradaki gazeteciler. Zeytun bölgesinde, kamyonların üzerinden gıda yardımını nasıl dağıttığımızı bizzat gördüler. Sivil toplum örgütlerinin öne çıkmasından rahatsız olanlar mı var diye merak ediyorum doğrusu!
Haberin fotoğrafları