kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
3 Ekim 2008, Cuma
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
Günaydın  
DR. ECE HATTAT
Sağlık ve Güzelliğiniz için güzelliğiniz için BENCE

Yaşlıların seks yapması neden başka insanlara ayıp gelir?

* Yaşlılık, bazı şeylerin yasaklanması anlamına mı geliyor? Eşim öldü diye çocuklarımın bana aşkı ve seksi yakıştıramaması normal mi? Nuri Y./İstanbul
Cinsiyet, ırk, din, dil ayrımcılığını hepimiz duyduk. Daha az bilinen başka bir konu ise; yaş ayrımcılığıdır. Bu konuya özellikle Dünya Sağlık Örgütü ayrı bir hassasiyet gösteriyor. Yaşlılık konusunda uzmanlaşmış pek çok sosyolog, psikolog ve tıp doktoru bu konuya dair çalışmalar yayımlıyor. Yaş ayrımcılığı konusunda önde giden isimlerden biri olan Butler, insanların sadece yaşlı oldukları için tıbbi ve toplumsal fırsatlardan dışlandığını belirtiyor.

AYRIMCILIK VAR!
Yaşlı birinin cinsel olarak aktif olması, eşini kaybettiğinde tekrar duygusal bir ilişki kurması pek çok kişi için kabul edilemez bir durumdur. Oysa menopoz ve andropoz süreçleriyle vücutta doğal olarak meydana gelen değişiklikler ve olası cinsel fonskiyon problemlerinin tedavisi ile hem kadınların, hem de erkeklerin ömürlerinin sonuna kadar kaliteli bir cinsellik yaşamaları mümkündür. Bir kişinin sadece yaşlı olduğu için çeşitli test ve tedavilerden yararlanamaması, bir yaş ayrımcılığıdır. Oysa belirli bir test veya tedavinin yaşlı kişinin hayat kalitesini artıracağı, bakıma muhtaç olmadan yaşamına devam etmesini sağlayacağı hatta ömrünü uzatacağı biliniyorsa; bu durumda yaş bir mazeret olamaz. Burada önemli olan, yaşlı kişinin sağlık durumu, teşhis ve tedavi yöntemlerinin artı ve eksileri ile doktorunuzun tavsiyesidir.

YÜK DEĞİLLER!
Yaş ayrımcılığı, toplumun en küçük birimlerinde dahi görülüyor. Aile ortamında yaşlıları çocuklaştırmak, onu ailesel kararlara dahil etmemek de bir yaş ayrımcılığıdır. Yaşlı bir kişiyi zayıf, güçsüz, sosyal becerileri azalmış, hafızasını yitirmiş, sürekli hastalıklarla boğuşan, hayattan elini ayağını çekmiş, çirkin, üretken yıllarını geride bırakmış ve topluma gereksiz bir yük olarak görüyorsanız; çok yanılıyorsunuz. Yaşlı bir kişi bu sıfatların hiçbirini taşımayabilir. Kaldı ki gelişen sosyal bilinçlenme ve tıpta hızla devam eden yenilikler, yaşlıların gençlik yıllarındaki kadar aktif olmasını sağlıyor. Yaşlı yakınınızın sağlığını koruması ve toplumda, aynı gençlik yıllarında olduğu gibi aktif bir rol alması mümkündür. Yaşları nedeniyle onları tedavilerden mahrum bırakmayın.