kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 21 Temmuz 2008, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
YAVUZ DONAT

Neşet Ertaş'ın dünyası... "Yalan dünya"

Başında kasketi, elinde sazıyla odamıza girdi:
- Merhaba ağam, ben geldim.
"Hoş geldin" dedik:
- Sen sazını hiç elinden bırakmaz mısın?
Güldü:
- Doğduğum zaman babam sazını göbeğimin üstüne koymuş... Kendimi bildim bileli sazımı elimden bırakmadım.
Seveni çok mu çok.
Arayanı soranı "bizim ilimize gel, konser ver" diyeni de çok. Ama "cebinde kaç parası var" diyecek olursanız...
Ağam, bu dünyaya çıplak geldik, öteki dünyaya 5 metre kefenle gideceğiz... Gelirken bir şey getirmedim ki, giderken bir şey götüreyim... Fakire fukaraya, yetime dula bir hayrım oluyorsa, benden mutlu insan var?
Sonra "yalan" diye devam etti:
- Para da yalan, pul da yalan... Mal da yalan, mülk de yalan... Şöhret de yalan... Aaah ağam ah... Yalan dünya... Yalan ki ne yalan.
"Mutlu musun Neşet Usta" dedik.
Yanıt vermedi.
Aklına ne geldiyse geldi.
Hüzünlendi.
"Yalan" dedi.
Ardından da ekledi:
- Yalan dünya... Yalan ki ne yalan.
Ve "döktürdü... Hem de ne döktürme."

Cahildim dünyanın rengine kandım,
Hayale aldandım boşuna yandım,
Seni ilelebet benimsin sandım,
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin,
Evvelim sen oldun ahirim sensin.
Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın,
Ben de gülemedim yalan dünyada,
Sen beni gönlümce mutlu mu sandın,
Ömrümü boş yere çalan dünyada.