kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 2 Kasım 2007, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Gündemimiz savaş değil operasyon

Yeni Haber
aşbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Kuzey Irak'la ilgili olarak gündemindeki konunun bir "savaş" değil, bir "operasyon" olduğunu belirterek, temennisinin bu operasyona da "gerek olmaması" olduğunu söyledi.

Erdoğan, parti genel merkezinde yapılan genişletilmiş il başkanları toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, son zamanlarda iyice yoğunlaşan sınır ötesi operasyon konusuna, teröre karşı oluşan hassasiyet ve bu çerçevede yapılan gösterilerdeki provokasyon tehlikesine işaret ederek, bu konuda AKP örgütlerinin "aklı selimle" hareket edilmesine öncülük etmesini istedi.

Erdoğan, hükümet olarak taşıdıkları sorumluluğun farkında olduklarını, muhalefetin bu sorumluluğu taşımadığı için "kuru sıkı attığını" söyledi ve şöyle konuştu:

"Gündemimizdeki konu bir savaş değil bir operasyondur. Temenni ederiz ki, bu operasyona hiç gerek kalmasın. ... Belli bir hedefi vardır bu operasyonun, bu hedefe de Allah'ın izniyle ulaşılacaktır. Buna ulaşılması için de bütün gücümüz, gayretimizle, bütün kurumlarımızla birlikte hep beraber, atılması gerektiği anda zeminde gerekli adımları atarız. Hiç bundan da çekinmeyiz.

"Türkiye'nin vatandaşları birbirine eşittir, hem devlet nezdinde hem de gönüllerimizde. Bu ülkenin bir avuç toprağının bölünmesine nasıl izin veremezsek, gönüllerin bölünmesine de asla izin veremeyiz. Bu ülkenin bir karış toprağını namert çizmesine reva görmediğimiz gibi bir tek insanın gönlünün kırılmasına da rıza gösteremeyiz.

"Bu oyunları iyi görmek lazım. ... Onları toplumdan tecrit etmek durumundayız. Zira bu da bir bölücülük faaliyetidir. En az diğeri kadar tehlikelidir. Kimse kendini bu ülkenin sahibi olarak görmemelidir; etnik temelde bir ayrımcılığa soyunmamalıdır. (Bu) Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülüktür."

AKP'nin 3 Kasım 2002'de iş başına geldiğini ve yarın beşinci yılın dolacağını hatırlatan Erdoğan, geçen bu sürede demokrasinin gelişmesi için çaba harcadıklarını vurgulayarak, "Şu arızi duruma bakarak demokrasiden insan hak ve hürriyetlerinden ... bir tek geri adım atacağımızı düşünenler yanılırlar. Önümüzdeki dönemde de ne demokratik yürüyüşümüz akamete uğrayacak, ne de ekonomik istikrar bozulacaktır. Ne milletimiz, ne de devletimiz zaafa uğrayacaktır" dedi.

DANIŞTAY'A TEPKİ

Erdoğan, hükümet olarak "Terörün o acımasız sahnelerini sergileyen görsel medyaya karşı" yasalardaki yetkilerini kullanarak "yasak" getirmek istediğini, bir televizyon kuruluşunun (Kanal Türk) bu kararın iptali için Danıştay'a başvurduğunu ve Danıştay'ın da yürürlüğü durdurma kararı verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

"Bunlar bizi düşündürüyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bunun benzerini göremezsiniz. İşte bıçak buraya dayanıyor. Niye, niçin bu adımlar atılıyor? Ülkenin birliği, beraberliği için. Burada bize verilmiş olan yetkileri biz kullanmak durumundayız. Televizyonlarımızda her gün bizim bu şehitlerimizin, bütün bu operasyonların şu veya bu şekilde ajite edilerek gösterilmesi doğru mu? Bu ülkeyi o televizyon kanalarından izleyenler sanki bu ülkenin her yerinde savaş var sanıyorlar. Bu turizmi nasıl etkiler? Bunlar bir hassasiyet gerektiriyor, bütün kurumlarımızdan bekliyoruz. Eğer bu hassasiyet aynı şekilde gösterilmezse başka türlü düşünmeye başlarız.

"Yani bu, hükümete karşı tavır takınma anlamına gelir ki, bu devlete zarar verir. Bunu açık söylememin nedeni, canım yandığı içindir, benim canım ülkem için milletim için yanıyor. Bu hepimizin ortak derdi, bütün kurumlarımızın ortak derdi. Birbirimizin işini zorlamaya değil kolaylaştırmaya mecburuz."

REUTERS