kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ağustos 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
YAVUZ DONAT

Demokratik sol tabldot

DSP Genel Merkezi'nin en üst katı "yemekhane."
Yemekhane "iki bölüm."
Birinci bölümde "yemeğinizi alıyorsunuz."
İkinci bölüm ise masaların olduğu yer.
Karnınızı doyuruyorsunuz.
Genel Başkan Zeki Sezer ile yemekhaneye çıktık.
Bir köşeden "tepsimizi, çatal, bıçak, kaşık, bardağımızı" aldık.
Sonra "herkes gibi" kuyruğa girdik.
"Herkes" dediğimiz herkes işte.
Örneğin DSP Genel Sekreteri, eski Bakan Masum Türker.
Örneğin, DSP'li bir milletvekili.
Örneğin, partinin çaycısı, odacısı, şoförü, muhasebecisi.
Yemekhanede "protokol" yok.
"Hiyerarşi" yok.
"Ben Genel Başkan'ım, kuyruğa girmem... Ben milletvekiliyim, garson yemeğimi masaya getirsin" yok.
Tabii "ben Zeki Sezer'in konuğu bir gazeteciyim" de yok.
"Tabldotta" çorba, köfte, patates, salata ve muhallebi vardı.
Zeki Sezer de biz de "rejimdeyiz."
Aşçıdan sadece "çorba ve salata" istedik.
Sonra tepsilerimizi alıp "masaya" geçtik.
Yemekten sonra "tepsiyi, boş tabakları, çatal, bıçak, kaşık, bardağı" alıp yemekhanenin "bulaşık konulan köşesine" götürdük.
Ne garson "siz zahmet etmeyin, ben götürürüm" dedi.
Ne de biz garsondan yardım istedik.
DSP'deki tabldot olayı ve Genel Başkan ile temizlikçinin aynı kuyrukta bekleyip, aynı tabldotu yemesi hoşumuza gitti.
Ve sizlerle paylaşmak ihtiyacını hissettik.