kapat
12.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Kaçan kurtulur

Banka ile anlaşıp borcunu sabitlemeyenler yıllık yüzde 375'lik ortalama faizle ömür boyu para ödeseler bu borç bitmez. En iyisi kaçıp iz kaybettirmek
İçi sızlıyor anlatırken... O da biliyor aslında, hiçbirinin kurtuluşu olmadığını. Müvekkilinin aylığı 200 milyon, kredi kartı borcu 6.5 milyar! Ne aritmetik çözer bunu, ne hukuk. Üstelik 6.5 milyar her geçen gün artıyor. Denklemi kurmaya yürek dayanmıyor. Alacaklıda ise insaf yok. Onlar rakamların diliyle konuşuyor. Bir zamanlar müşterisi olmuş kişiyi sadece kapatılacak bir hesap gibi görüyor. İşin özü, borçlunun hesabını görmek! Sadece İstanbul'da bu yıl 300 binin üstünde kişi kredi kartı borcu yüzünden davalık olmuş. Evdeki eşyalar yeddiemine gitmiş ya da haraç mezat satılmış. İşte bu korku romanını anlatıyor Avukat Ali Kayaş. Aslında onun da eli kolu bağlı. Müvekkilinin hali Türkiye gibi... Borçlar çevrilemiyor. Ama hayatlar çevrilebiliyor: İstikamet başaşağı! Diğer avukatlar aman ismimi yazmayın derken o cesaretle konuşuyor ve aciz, üzgün tek bir öneri getirebiliyor: Borcu ödeme, al eline bir makas, kabusunu biç ortadan ikiye, sonra zaten kalmayan hayatını kur başka bir yerde, izini kaybettir, kaç, kurtul! Üç beş yıl kaçak yaşa, sonra çık ortaya... İşte o zaman bizim sakat hukuk sistemi cankurtaran olabiliyor. Artık slogan ne "borcum borç", ne de "borç yiğidin kamçısı" ne de "ver kurtul"...

KARTINIZI KESİN
*Ne oluyor da insanlar kredi kartı borcu yüzünden mahkeme kapılarına düşüyor?

Diyelim ki, kredi kartıyla 100 milyonluk harcama yaptınız. Ama ana parayı ödeyemediniz. Yüzde 10 faize razı olup, asgari tutarı ödediniz. Ama öyle bir an geldi ki 3 ay üst üste asgari tutarı da ödeyemediniz. O 3 ayın sonunda banka size "200 milyon ödemeniz gerekiyor" diye bir ihtarname çekiyor. İhtirnanemeden sonra bir hafta ya da 10 gün içinde bu parayı ödeyemezseniz icra takibine koyuyorlar. Bu aşamadan sonra 200 milyon borcun üzerine yüzde 5 de gider vergisi koyuyorlar. Sonra yıllık yüzde 375 temerrüt faizi ve bir takım icra masraflarını ve harçları katıyorlar. Bunlar da bir 100 milyon tutuyor. İşte bu aşamadan sonra 100 milyonluk borç, bir anda 300 milyon oluyor. Yani 100 milyon lira, birkaç ay içinde üçe katlanıyor. Dolayısıyla bir yıla varmadan borcunuz 700-800 milyona geliyor.

Bu krizde tam bir acımasızlık. İnsanın içi sızlıyor. Devlet bütün kredilerde yüzde 60-70 faiz uyguluyor. Ama size borcunuzdan ötürü neredeyse yüzde 700 faiz uygulanıyor. Bu rakam faize de faiz uygulandığı için böye oluyor. Ve zaten mağdur olduğu için borcunu kapatamayan kredi kartı sahibi daha da mağdur oluyor.

*O zaman ne yapıp edip asgari tutarı mutlaka ödememiz lazım...

Hayır. Bence, oraya varmadan kredi kartını ortadan makasla kesmek gerekiyor. Başka kurtuluş yok.

*Asgari ücretle çalışıp da bankaya faizleriyle birlikte 6.5 milyar lira boçrlanan insanlar var. Onlara ne öneriyorsunuz?

Eğer banka ile anlaşmaya varılmamışsa, yani borç sabitlenmemişse, bu borcun ödenmesi mümkün değil. Bankalar yılda ortalama yüzde 375 temerrüt faizi uyguluyor. Bu borç 50 yıl da geçse ödenmez. O yüzden kaçabiliyorlarsa kaçsınlar. İzlerini kaybettirsinler. Hukukta öyle açık taraflar var ki, 3-5 yıl sonra kaldıkları yerden yeniden hayata başlayacabilirler.

MİNE ŞENOCAKLI



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır