Yaklaşık bir yıl önceydi. Tüm ulusal federasyonların talimatlarını gözden geçiren FIFA,
Türkiye'nin de futbol talimatlarını incelemesinin ardından ilginç ve şaşırtıcı bir tespitte bulunmuştu. Mark Villieger imzasını taşıyan mektupta şöyle deniliyordu:
"Yargı organlarının bağımsızlıklarının garanti edilmesi prensibimize rağmen, bu organlarınızın bağımsız olmadıkları, bu amaçla düzenleyeceğiniz talimatlarınızda yargı organlarınızın federasyon kurullarına bağlı olmamaları gerekmektedir." FIFA,
Türkiye Futbol Federasyonu'nun yargılamada "eşitlik ve dil yaklaşım" prensibiyle hareket etmesini, talimatta CAS yetkisini tanımasını istemiş, Tahkim ve Disiplin gibi yargı organlarının mutlak bağımsız olmaları gerekliliğinin altını çizmişti. Onların isteği üzerine Tahkim Kurulu'nun seçim biçimini değiştirdik. Daha bağımsız hale getirmek yerine, "Tahkim'in başkan ve üç yöneticisini federasyon yönetimi atar" deyip daha da bağımlı hale getirdik! Talimatlara da CAS ile ilgili maddeler ekledik. 5719 sayılı kanunumuzda "herkese açtığımız" CAS kapılarını, futbol talimatlarımızda "yabancı unsuru taşıyanlar hariç" şartıyla yerlilere kapatarak! Yani kanunumuzun 2. maddesine göre "yerlilere" açılan CAS kapısını, Tahkim talimatının 14. maddesince kapattık.
GÜNEŞ VE DEL BOSQUE CAS'a hakkını aramaya gideni de cezalandırmak için Disiplin Kurulu'na sevk ettik. Tıpkı, Tahkim Kurulu'nun kendileriyle ilgili verdiği kararları adil bulmayarak CAS'a giden Samet Aybaba'yı, Mustafa Özkan'ı, garibim Nusaybin Demirspor'u disipline sevk ettiğimiz gibi. Yargıdan korkulur mu? CAS'a gitmenin federasyonumuza, o yargı kurullarına ne zararı var? Hani anayasamızın 11. maddesindeki eşitlik ilkesi? Hani FIFA'nın eşitlik ve dil yaklaşım prensibi? Yarısını kaymakamlıktan, geri kalanını camii çıkışlarından toplayarak 15 bin İsviçre frangı karşılığı 18 bin YTL'lik harç parasını zar-zor denkleştiren garibim Nusaybin, CAS'a gidip hakkını arasa ne olur? Sana zararı ne? Düşünsenize, bizim yargı organlarımızın baktığı, ancak "Haksızsın" diyerek "Bir kuruş alamazsın" dediği, ama FIFA Tahkim Kurulu ve CAS'ın "Haklısın" diyerek "8 milyon euro alacaklı" çıkardığı Del Bosque, şayet bizim topraklarımızda yeşermiş yerli bir teknik adam olsaydı? Türk olmasından dolayı FIFA ve CAS kapısı kapalı olan Şenol Güneş gibi, o da alacağının üzerine soğuk su içiyor olacaktı.
FIFA'nın dediği gibi, bizim yargı organlarımızın duruşu biraz tuhaf galiba!
Bugünkü Tüm Yazıları
CAS yargımızı neden kasıyor?
Yayın tarihi: 26 Kasım 2008, Çarşamba
Web adresi: https://www.sabah.com.tr/2008/11/26//haber,4913A4FFC57A4DF280B6D1B58B4A0DD2.html
Tüm hakları saklıdır.
Copyright © 2003-2008, TURKUVAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş.