|
|
|
|
|
|
Her işin başı sağlık
Tıptaki son gelişmeler sağlıklı diyetin ipuçları Uzakdoğu'nun binlerce yıllık şifa yöntemleri stresten arınmanın yolları mutluluğun sırları ve tamamlayıcı tedaviler Cumartesi Sabah'ta.
Atlarla mucize terapi Bedensel ve zihinsel engelli çocuklar atların üzerinde tedavi ediliyor. "Hippoterapi" adı verilen bu yöntem Türkiye'de de uygulanıyor.
*** Atın üzerinde terapi
Atların ritmik hareketleri ve vücut ısısı mucizeler yaratıyor. Hippoterapi'de bedensel ve zihinsel engelli çocuklar atların üzerinde tedavi ediliyor..
Çağın Ergün 10 yaşında... Zeki, sıcakkanlı ve kıpır kıpır bir çocuk. Ancak onun hareketlerini kısıtlayan bir rahatsızlığı var. Nedeni belirlenemeyen bir şekilde ellerinde ve ayaklarındaki sinir uçlarında güçsüzlük yaşıyor. Dolayısıyla içe basıyor, ayaklarını ve ellerini istediği gibi hareket ettiremiyor, tuttuğu şeyleri kavrayamıyor. Ancak ayaklarına takılan kalıplarla ayakta durabiliyor. Onun bu rahatsızlıktan kurtulması için bol bol yüzmesi ve fizik tedavi egzersizlerini hiç aksatmadan yapması gerekiyor. Ancak Çağın fizik tedaviyi hiç sevmiyor. Babası Gazi Ergün bunun üzerine farklı bir yol aradıklarını ve sonunda atla terapi yöntemini bulduklarını söylüyor: "Şu anda beşinci dersi ve çok iyi gidiyor. Yapması gereken bütün egzersizleri atın üzerinde hiç sıkılmadan yapıyor. Kendine güveni arttı. Yüzmeye de gidiyor. Ayaklarında az da olsa bir oynama başladı. Hiç kaldıramazdı ayaklarını. Bu da büyük başarı." Eğitmeni Nevra Ölçer haftanın üç günü birer saat Tulya Kurtaran Binicilik Akademisi'nde hippoterapi eğitimi gören Çağın'ın çok hızlı ilerlediğini söylüyor ve bu eğitimin faydalarını pek çok çocukta gördüklerini ekliyor: "Çocuğun rahatsızlığına göre fizyoterapistleri bize belli hareketler öneriyor. Biz de bu hareketleri atın üzerinde uyguluyoruz. Bedensel ve zihinsel engelli çocuklar için çok faydalı. Atın ritmik hareketleri bedensel ve fiziksel olarak doğrudan etkili. Bütün kasları gevşiyor ve beyinciğe bir uyarı gidiyor. Faydasını her seferinde görüyoruz." Avrupa ve Amerika'da 1950'lerden beri bilinen ve yaygın olarak kullanılan hippoterapi, Türkiye'de de hızla yaygınlaşıyor. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerdeki binicilik kulüplerinin birçoğunda hippoterapi uygulamaları yapılıyor. Ancak Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi'nden uzman fizyoterapist Nilüfer Kablan, yeterli donanıma sahip olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların yanlış olduğunu düşünüyor. Kablan hippoterapinin bilimsel bir çerçevede yapılmasını sağlamak için "Engellilere Binicilik ve Atla Terapi Derneği"ni kurduklarını söylüyor: "Hippoterapi ülkemizde ise çok yeni bir uygulama ve hippoterapi programının bilimsel olarak uygulandığı merkez bulunmuyor. Dernek organizasyonu, hippoterapi programları, uygulama bölgeleri standartları ve uygulama ekibinin sahip olması gereken özellikler bu alanda dünyadaki en büyük organizasyon olarak kabul edilen Kuzey Amerika Engellilere Binicilik Derneğinin standartlarına göre belirlenmiş durumda." Hippoterapiyi, "atın çok boyutlu hareketlerinden ve vücut ısısından faydalanılarak yapılan tedavi" sözleriyle tanımlayan Kablan, bu yöntemin 2 yaş üstü bireyler için uygun olduğunu ve programın genel olarak 3-6 aylık süreler için planlandığını söylüyor: "Haftalık seanslarının sayısı binicinin durumuna göre belirlenir. Fakat burada önemli olan, hipoterapinin asıl tedavi yöntemlerinin (ilaç tedavisi, cerrahi, rehabilitasyon programı vb.) yerine geçemeyeceği, bu uygulamalara katkıda bulunmak amacıyla ek bir program şeklinde uygulamaların yapılması gerektiğidir. Hippoterapi seansları ise genel olarak 5 aşamada götürülür. Atla tanışma, ısınma, çalışma (egzersizlerin yapıldığı devre), gevşeme, vedalaşma... Her bölüm temel noktaları içermekle birlikte, seansın amacına göre değişiklikler içerebilir." Dernek olarak 2002-2003 yıllarında Kara Harp Okulu Atlı Spor Eğitim Merkez Komutanlığında yaptıkları çalışmada kısa sürede oldukça başarılı sonuçlar aldıklarını belirtiyor Nilüfer Kablan: "Hippoterapi sırasında aynı anda bir çok şeyi yapabiliriz. Yani engelli birey ata biniyor iken bir attan alacağı faydaların hepsini aynı anda alabilir. Sürekli oda içinde egzersiz programı gören bireylerin bir süre sonra bıkkınlık sonucu katılım istekleri azalabiliyor. Hippoterapinin ise açık havada yapılması ve başka bir canlı iletişi gerektirmesi bireyin motivasyonunu artırarak programdan daha çok faydalanmasını sağlıyor."
Neslihan Tunç
|
|
|
|
|
|
|
|
|