|
|
 |
|
 |
  |
|
Kesinlikle suya elimizi ayağımızı değdirmiyoruz
Kokudan durulmayan, çocuklara yasak bölge ilan edilen Ergene Nehri’ndeki kirlilik nedeniyle bölgede yaşayanlar artık başka şehirlere göç etmeye başladı.
GEREK tarım gerekse tatlısu balıkçılığı üretimi nedeniyle "doğal GAP" olarak nitelendirilen Trakya'daki Ergene Nehri Havzası, üretimin bittiği, kirlilik ve koku nedeniyle insanların yaşayamayacağı bir bölge haline geldi. Kirliliği Meclis Araştırma Komisyonu tarafından tespit edilen ancak henüz hiçbir şey yapılmayan Ergene Havzası'nda, hastalık ve koku nedeniyle insanlar bölgeden bir bir kaçmaya başladı. Muratlı ilçesinde eczacılık yapan Serap Tokgöz bunlardan biri... Tokgöz iki yıl önce duruma el koyması için Cumhurbaşkanı Sezer'e bir mektup da yazdığını anlatıyor.
KOKUDAN DURULMUYOR Bir süre sonra Tekirdağ Çevre Müdürü'nün çıkıp geldiğini belirten Tokgöz, konuyu üst makamlara götürdüğü için kendisine çok kızdığını ifade ediyor. Yaz geldiğinde ya da hava sıcaklığı arttığında şehirde kokudan durulmadığını söyleyen Tokgöz şöyle konuşuyor: "Akşam saat 9'dan sonra koku artık kapalı kapıların ve pencerelerin arasından da sızıyor, girmedik delik bırakmıyor. Fabrikalar gündüz arıtma tesisi çalıştırıyor ama gece olmasını fırsat bilip arıtma tesislerini kapatıyorlar. Zehirli atıkları da nehre bırakıyorlar. Ben sonunda baktım olmayacak Tekirdağ'a taşındım. Eczanem Muratlı'da. Her gün gidip geliyorum. Buradaki insanların nasıl yaşadığını varın siz düşünün."
HASTALIK SAÇIYOR İnanlı Köyü'nden Alim Çınar ise tanık olduğu bir olayı şu sözlerle anlatıyor: "Suyun rengi zaten kahverengi. Yağ ve zehir akıyor. Suya kesinlikle elimizi ayağımızı değdirmiyoruz. Birisi vardı nehir taştığında ayakkabısını çıkarıp suyun içinden geçti. 3 ay boyunca ayağında oluşan hastalık için ilaç kullandı. Çocuklara sık sık tembih ediyoruz. Suya girmek, suyla oynamak yasak diyoruz. Ama çocuk bu, dinler mi? Bu yüzden gözümüzü ayırmıyoruz üzerlerinden..." 37 yaşındaki Ruhi Yıldırım 10 yıldır Ergene Nehri'nin kenarındaki evinde yaşıyor. Zehirli nehir suyunun yaydığı hastalıklardan çocuklarını korumak için çocukların nehir kenarında oynamalarına asla izin vermediğini söyleyen Yıldırım "Böcek bile yaşamıyor çocuk nasıl yaşasın!" diyor.
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|