kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
  » Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Dünyayı kurulayan adam
Dünyayı kurulayan adam
Türk bornozu pastel renkte
Dürdane Ana Su Böreği’nin Tarifi Gizli

Bornozumuz pastel renkte

DÜNYANIN yedinci havlu üreticisi Özdilek'in sahibi Hüseyin Özdilek, "Türkler pastel, Avrupalılar koyu renk bornozu seviyor" dedi.

***

Dünyayı kurulayan adam

Havlu deyince ilk akla gelen isim Hüseyin Özdilek. Dünyada havlu üretiminde 7. sırada yer alan Özdilek, “Her şey para değil” diyor.

Meydan Larousse'a göre havlunun dünyada ilk kez kullanıldığı yer Bursa. Geçmişi ise taa 18. yy'a dayanıyor. Bursa'da havlu denince ilk akla gelen markanın yaratıcısıyla beraberim, Hüseyin Özdilek. "Havlu niye ilk kez Bursa'dan çıkmış?" diye soruyorum. İpekle bir ilgisi olabilir mi? Özdilek gülerek cevaplıyor "Herkesin düşündüğünün aksine ipekten havlu olmaz. Havlu yüzde yüz pamuktan olur. Son yıllarda sentetikten de emicilik elde ediliyor ama en iyisi pamuk. Japonya'da daha kolay katlanabilen havlu türü geliştirilmeye çalışılıyor; özellikle sporcular için ama pamuğun yerini o da tutmaz. Bursa'nın havlu konusunda önemi İpekyolu'nun buradan geçmesi ve tabii ki kaplıcaların etkisi." Hüseyin Özdilek aslında Tokatlı. Babası vefat ettikten sonra annesiyle birlikte Bursa'ya gelmiş. Babadan yadigar ev satılıp ilk mağaza kurulunca Özdilek macerası başlamış. Özdilek şimdi dünyada havlu üretiminde yedinci. Cirosu ise 60 milyon dolar.

GÜNDE 32 TON HAVLU ÜRETİYOR
Gerçekten de dünyayı kuruluyor musunuz?
Dünyada havlu üreticisi olarak ilk 10'dayız. Hatta yedinciyiz diyebilirim.

Günde kaç tane havlu üretiyorsunuz?
Günde 30-32 ton havlu yaptığımıza göre, 4 TIR havlu dersek... Sadece hepsini havlu olarak üretseydik günde 300 bin kadar havlu yapmış olurduk.

Yurtdışında Özdilek markasını gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?

Tabii ki büyük gurur duyuyorum ama asıl keyif yurtdışından yanlışlıkla Özdilek alıp gelenleri duymak. O kadar beğeniyorlar ki, bizim olduğunu bilmeden örneğin Paris'ten aldım diye getiriyorlar.

Cironuz ne kadar?
Havludan ciromuz 60 milyon dolar. Üretimin yüzde yetmişini kendi markamızla satıyoruz.

Peki tekstildeki pazar payımızı Çin'e kaptırdığımız doğru mu? Siz de bundan etkileniyor musunuz?

Etkilenmemek mümkün değil. Çin'de maliyet çok düşük. 20 dolara insan çalıştırıyorlar. Bununla başa çıkmak neredeyse imkansız. Bizde işçinin sigortası, vergisi derken bu rakam 600 dolara geliyor.

Peki bunun önüne nasıl geçilecek?

Üretimi artırarak. Güney Kore'ye baksanıza.1962 yılında kişi başına 87 dolar düşüyordu şimdi ise 10 bin dolar. Niye biz yapamayalım? Şimdiye kadar organizasyonu sağlayamamışız. Popülist politikalarla buralara geldik. Kaynaklarımızı erittik. Artık kavga edip, yıpratıcı eleştiri yerine yapıcılık ortaya koymalıyız. Fikir doğruysa çok muhalefet etmemeli diye düşünüyorum, doğru tektir zaten.

Yanınızda kaç kişi çalışıyor?

4 bin kişi. Ama ben 8-10 bin olsun istiyorum. Ülkemizde 10 milyon işsiz var. Bunun yanı sıra her yıl bir milyonu aşkın genç üretime katkıda bulunmak için okullarından mezun oluyor. Üniversiteden her yıl 250 bin mezun veriyoruz. Sadece üniversite mezunlarına iş sağlayabilmek için bile Türkiye'nin en az yüzde 2,5 büyümesi gerekiyor. Her zaman söylüyorum, istihdam yaratmak gerekiyor.

Türkiye'de yatırımcı işadamı olmak zor mu?

Yo, pek değil. Sevmek lazım işi. Düşünceme göre insanlar önce fizyolojik ihtiyaçlarını, sonra ailesinin isteklerini karşılamak için yola çıkabilir. Bu dünyanın her tarafında böyledir. Ancak geçim sınırının üstünde harcama yaptığınız zaman israf edersiniz. Bu israf da sizi iş disiplininden uzaklaştırır. Nefsi arzuları dengelemek ve planlamak gerekir. Her şey para değildir.

BANA AYDA 10 MİLYAR YETER
Kimi işadamları "İş kurup istihdam yaratacağıma bankaya paramı koysaydım şimdi daha zengindim" diye bir serzenişte bulunuyorlar.

O herkese göre değişir, bence para amaç değil bir araçtır. Bu iş bence önce anne-babadan geliyor, daha sonra da eğitimle devam ediyor. Kişinin kendi özgüveni çok önemli. Kendisine yapılanlar karşısında dejenere olmadan yoluna devam edebilmesi için bu şart. Ayrıca ben şunu da anlamıyorum zevk alma duygusu sadece lüks harcamadan mı geçer? Bence en büyük haz yaptığın işlerin devam etmesini seyretmektir. Kamuoyunda açgözlü birtakım işadamlarına rastlayabiliyoruz ama bunlar birkaç kişiden ibaret, toplum öyle değil. Öyle değerli işadamları var ki onlar olmasaydı 45 milyar dolar ihracat gerçekleşmezdi.

Zengin olduktan sonra yaşam biçiminiz değişmedi mi? Yani lüksleriniz yok mu?

Hayır hiçbir değişiklik yok.

Ayda kaç parayla yaşıyorsunuz?

Aslında bunun bir sır olması lazım ama bana ayda 10 milyar yeter. Daha ne olsun ki? Tabii ekstrem durumlardan bahsetmiyorum. Tatilse tatil. İnsan zengin diye her hafta özel uçağıyla Amerika'ya gitmez ki. Buradan çıkıp bir köye gidip oradan da büyük haz alabilirsiniz.

Havlu üretimi, alışveriş merkezleri, restoranlar
derken bir de otelciliğe el attınız. İzmir'de 5 yıldızlı bir oteliniz var artık. Niye İzmir?
Arsa arıyorduk orası oldu, başka yer de olabilirdi.

O arsanın SİT alanı olduğu söylendi , bir dönem gazetelerden düşmediniz.

Şimdi her şeyi hallettik. Onları konuşmak istemiyorum. Biz uzun zamandır hizmet sektöründeyiz, turizm de hizmettir. 30 milyon dolarlık bir otel yaptık, yanına 20 milyon dolarlık bir alışveriş merkezi. İddia ediyorum alışveriş merkezinin Paris'teki La Fayette'ten hiçbir farkı yok.

Beş yıldızlı bir otelin kendini kâra geçirmesi ne kadar süre alır?

15 yıl ama tabii üretimde olduğu gibi her beş yılda bir komple yenilemiyorsunuz.
DİĞER GÜNÜN İÇİNDEN HABERLERİ
 Burada insanı insan yerine koyuyorlar
 CARREFOUR’un ortağı uçak kazasında öldü
 Amerika, yeni first lady adayını buldu
 Ne oluyor bu polise?
 Kendi atıklarımızla bas edemezken ithaller geldi
 Öz annesini aşığına öldürttü
 Çocukça resimlere’ büyük ilgi
 Galatasaray’da yarım asırlık çınarlara ödül
ERGUN BABAHAN
Terör, ekonomi ve Kur’an kursları
Türkiye bu coğrafyanın...
AHMET HAKAN COŞKUN
Manken cesareti (2)
Bir ara modaydı: Daha çok okumuş...
ÖMER ÇELİK
Sağ siyaset ve değişim
Çinliler birine beddua edecekleri...
ÖMER LÜTFİ METE
Yargıcın yargıya ettiği
Ankara 23. Asliye Hukuk...
SAVAŞ AY
Viyana kapılarına kim dayanacak?..
Mustafa Erdoğan aradı...
UMUR TALU
Önce aklın pasını temizleyeceksin!
HEP bazı parmakların...
LUCE'DEN 4 UYARI
LUCE'DEN 4 UYARI
1- Her iki kanatta oynayan Duff’a dikkat, 2- Crespo’ya asla şut...
KARTAL’A riskli hakem
KARTAL’A riskli hakem
UEFA, Beşiktaş-Chelsea maçını tanıdık bir hakeme emanet etti: Anders...
Bayan Babacan’a göre ‘korkulacak bir şey yok’
Bayan Babacan’a göre ‘korkulacak bir şey yok’
EKONOMİDEN sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın eşi Zeynep...
Kamusal alan sırrı çözüldü
Devlet Sırları Kanun Tasarısı neyin sır olacağına karar verecekleri...
‘Kör’den şahit olur mu
‘Kör’den şahit olur mu
Körler Okulu’nda açılan bir soruşturmayı yürüten müfettiş,...
1milyon 300 bin Türk şimdiden AB vatandaşı
1milyon 300 bin Türk şimdiden AB vatandaşı
Avrupa’da yaşayan Türklerin yüzde 33.7’si yaşadıkları ülkenin...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Günaydın | Astroloji | Magazin | Sağlık |
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.