|
|
 |
|
 |
Kuran eğitimine denetim şart
DEVLET Bakanı Babacan'ın eşi Zeynep Babacan, "Kuran eğitimi çocukları yanlış yönlendirmeyecek sofu olmayan ehil kişilerce verilmeli ve denetlenmeli" dedi.
*** Bayan Babacan’a göre ‘korkulacak bir şey yok’
EKONOMİDEN sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın eşi Zeynep Babacan, eşinin göreve başlamasından bugüne, ülke gündemine ilişkin ilk kez görüşlerini SABAH'a açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Terörün İslamla bağdaştırılması kanıma dokunuyor" değerlendirmesine "tüm kalbiyle katıldığını" ifade eden Zeynep Babacan, "yatılı" Kuran kursları düzenlemesi için ise "korkulacak bir şey olmadığını" söyledi. Ekonomide gidişatı da değerlendiren Bayan Babacan, olumlu gelişmelerin tesadüf olmadığını, eşinin Ramazan ayında sahura kadar çalışıp, bir lokmayla işe gittiğini anlattı. Zeynep Babacan'ın açıklamaları şöyle:
SAPMIŞ ZİHNİYETLER: İslam bizim için en güzel din. Değerlerin birleşmesi. İslam dinine olumsuz bir kavram yakıştıramıyorum. Bu tür olayların din adına yapılmasına katlanamam. Terör saldırıları nedeniyle hiçbir Müslüman'ın da içten içe mutlu olacağına inanmıyorum. Bu anlamda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a katılıyorum. Bizler, dini hassasiyetleri olan insanlarız. Herkes gibi... İslami terör kavramı bizi incitiyor. Çünkü bu olaylar İslam'a ait değil. Bunlar sapmış zihniyetler. Bu sapmış zihniyetteki insanları Allah'a havale ediyorum.
KURSLAR İŞİN EHLİNDE DEĞİL: Bence Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kuran öğretimine ilişkin yeni yönetmeliğinde bu kadar korkulacak bir şey yok. Kuran eğitimi sıkı bir denetim altında olmalı ve dersler ehli kişilerce verilmeli. Halkımız dini bilmek ve öğrenmek istiyorsa bu ihtiyaç karşılanmalı. Yeni yönetmelikle, din eğitiminin korkulan kişilerce verileceğini sanmıyorum. Korkulan kişi derken, sofu, çocukları yanlış yönlendiren kişileri kastediyorum. Kuran öğretme adında din eğitiminin işinin ehli olmayan kişilerin eline geçtiğini ben de düşünüyorum. Bu durum mutlaka iyileştirilmeli.
KİMSE SOKAKTA SATAŞMIYOR: Türkiye'nin bir yıllık icraatlarından mutluyum. En büyük iyileşme de ekonomi yaşandı. Bu beni Bakan eşi olarak elbette daha da mutlu etti. Halkın da çok umutlu olduğunu görüyorum. Şimdiye kadar sokakta yürürken hiçbir tepki ile karşılaşmadım. Çok şükür herkes beni çocuğu, ailesinden biri gibi görüyor. Oysa geçmişte, ekonomi kötüyken, sokakta bazı sataşmalar yaşandığını duyardım. Ama bilinmesi gerekir ki bu başarının hiçbiri tesadüfi değil.
EŞİME ÜZÜLÜYORUM: Eşim ekonominin bu hale gelmesi için sahur vaktine kadar çalıştı. Aceleyle bir birşeyler yedirmeye çalışıyordum. Gün boyunca bir iki lokma yediği yemekle çalıştı. Sabaha karşı eve geldiği için yüzü yorgun gözüküyor. Onu öyle görünce tabii üzülüyorum. Ama şikayet etmiyorum. Gece yarısı gelse bile mutlaka kalkıyorum. Yatmadan önce mutlaka en az bir saat sohbet ediyoruz. O güne ilişkin gelişmeleri benimle de paylaşıyor.
Zeynep TUĞRUL
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|