kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
28 Aralık 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
MAHMUT ÖVÜR

29 Mart'ta '89 sendromu' yaşanır mı?

Önümüzdeki yerel seçimlerin sadece bir yerel seçim yarışı olmayacağı çok açık.
Bütün partiler neredeyse bir genel seçim havasında seçime gidiyor.
Muhalefette yer alan CHP, MHP, DTP hatta DP ve Saadet Partisi de böyle bakıyor.
Tıpkı 22 Temmuz seçimleri gibi tüm muhalefet partileri bu seçimlerde de AK Parti'ye yüklenecek.
Ancak zemin aynı zemin değil. 22 Temmuz seçimlerinde "demokrasi ve istikrar" önemli bir etkenken, önümüzdeki seçimlerde "hizmet, yolsuzluk ve ekonomik kriz" seçimin kaderini belirleyecek.
Bu eksende sürecek seçim yarışında muhalefetin amacı yerel seçimlerden yeni bir erken seçim çıkartabilmek.
Bu nedenle, Yasin Doğan müstear ismiyle yazan Başbakan Erdoğan'ın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan 'ın dediği gibi, muhalefet partileri moral üstünlüğü ele geçirmek için AK Parti'nin elinde tuttuğu büyük illerden bir ikisini almanın hesabını yapıyor.
Peki, bu hesap tutar mı?
Akdoğan şöyle bir tablo çiziyor:
"22 Temmuz'da AK Parti 69 ilde birinci parti oldu. 1 ilde milletvekili çıkaramadı. CHP 5 ilde birinci oldu, 35 ilde milletvekili çıkaramadı. MHP 2 ilde birinci oldu, 39 ilde milletvekili çıkaramadı. DTP (bağımsızlar) 5 ilde birinci oldu."
Buradan doğal olarak şu sonuç çıkıyor:
"AK Parti yaklaşık 70 ilde belediyeyi alma şansına sahiptir."
Bu öngörü tamamen 22 Temmuz seçimleri üzerine kurulu.
Kuşkusuz AK Parti hâlâ en avantajlı parti. Hem genelde hem de yerelde iktidar olması seçimlerde etkileyici bir unsur. Ayrıca belediye hizmetleri açısından da söylenenlerin aksine ciddi başarılara imza atılan kentler var.
Ancak bu seçimlerde hizmet değil, genel siyaset yarışı yapılacak.
Dahası önümüzdeki üç ayda küresel krizin daha da derinleşeceği hesapları yapılıyor.
Bu arada CHP ve MHP'deki değişimi, siyasette var olmak için son şanslarını kullanan Saadet Partisi ve DP'nin seçimlere asılmasını da göz ardı etmemek gerekiyor.
Belki söylemek için henüz erken ama Türkiye, 20 yıl sonra yeni bir 89 sendromuyla karşı karşıya kalabilir. 22 Temmuz'da yüzde 47'yi yaratan "barış iklimi" ve "istikrar" beklentisiydi. O beklentiden geriye çok az şey kaldı.
AK Parti bu gerçeği unutmamalı.