kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
22 Kasım 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Ian Beck, hikâye yazmayı uyanıkken rüya görmeye benzetiyor.

Şehre maceracı bir İngiliz geldi

TÜLİN KOZİKOĞLU
14.11.2008
Geçtiğimiz hafta İstanbul sokaklarında cesur bir maceracı dolaştı. Klasik masallarla oynayan, onları eğip büken ödüllü yazar Ian Beck, 5 Kasım'da Tüyap Kitap Fuarı'nda bir söyleşiye katıldı, ardından da iki okulu ziyaret etti..
Çocukken büyük bir keyifle okuduğumuz klasikler; Pamuk Prenses, Külkedisi, Kurbağa Prens... Yetişkin aklımızla onları eleştirmeyi ne çok severiz. Kimimiz prenseslerin yegâne meşguliyetlerinin güzel görünmek olduğuna kızar, kimimiz üvey annelerin imajının zedelenmesinden şikâyetçi oluruz. Kimimiz Hansel ve Gretel'deki babanın çocuklarını ormana bırakmasını inandırıcı bulmaz, kimimiz Kırmızı Başlıklı Kız'daki kurdun çocukları dehşete düşürdüğünü söyleriz.
Ama nedendir bilinmez, çocuklar klasikleri hep tercih eder, hep sever. Tam da oldukları gibi kabul eder, bağrına basar. Bu sebepledir ki klasiklerle oynamak, değiştirmek, çekiştirmek, eğmek, bükmek her babayiğidin harcı değildir.
Bu hafta, İstanbul işte böyle bir 'babayiğidi' ağırladı. Gözleri ferfecir okuyan bir İngilizi.
İngiltere'nin en tanınmış çocuk kitapları yazarlarından birini. Çizer ve yazar olarak 70'ten fazla çocuk kitabına imza atmış nüktedan bir centilmeni. Cesur Maceracı Tom Trueheart'ın yaratıcısı Ian Beck'i.

KEYİF ALDIĞIM İÇİN YAZIYORUM
Ian Beck, reklam ajanslarına, gazetelere ve dergilere iş yapan başarılı bir illüstratör olarak isim yapmış. Ta ki 1980'lerin başında Oxford University Press Yayınevi yetkilileri, onun Radyo Günleri filmi için yaptığı illüstrasyonları görüp çizgisinin çocuk kitaplarına çok uygun olduğunu düşünene kadar...
Uzun yıllar boyunca çocuk edebiyatı klasiklerini resimlerken, bu öykülerdeki kahramanların iç dünyalarını merak ettiğini ve onların bu maceraları yaşarken hissettiklerini detaylıca anlatmak istediğini fark etmiş.
İllüstrasyon işinin yanı sıra kendi resimli kitaplarını da yazmaya başlamış olmasına ve editörünün ısrarla ona tarzının roman yazmaya daha uygun olduğunu hatırlatmasına rağmen bir roman yazacak enerjiyi kendisinde bir türlü bulamamış. Sonra bir sabah en yakın arkadaşının ölüm haberiyle uyanınca "Fazla vaktim kalmadı," diyerek Cesur Maceracı Tom Trueheart'ın başına oturmuş.
Öykü, klasik masalların yazılmasından önceki dönemde geçiyor, masalların yazıldığı Masallar Diyarı'nda. Burası masal kurgucularının, çizerlerin ve tabii ki kahramanların ortak bir çalışmayla masalları oluşturduğu büyülü bir yer. Kurgucuların özenle hazırladıkları masal başlangıçlarını, Masallar Ofisi özel mektuplarla kahramanlara ulaştırıyor ve masalların kaderi o andan itibaren onların elinde oluyor. Yani masallar gerçekten yaşanarak bir sona ulaşıyor ve daha sonra kitaplaştırılıyor.
Birçok klasik masalı iç içe geçen bir kurguyla karşımıza çıkaran Ian Beck, Tom Trueheart'ın ve Masallar Diyarı'nda masal kahramanlığı görevini başarıyla yürütürken, birden bire ortadan kaybolan altı ağabeyinin başından geçenleri bir kitaba sığdıramayınca ikinci kitap, Tom Trueheart Karanlık Masallar Diyarı'nda oluşmuş. Üçüncü kitap, Tom Trueheart Mitler ve Efsaneler Diyarı'nda ise yolda. Çünkü Ian Beck, "Masallarda üç dilek hakkınız vardır, ne iki ne de dört" diyor! İngiltere dışında Almanya, ABD, Polonya, Tayland, Japonya gibi ülkelerde de yayımlanan kitapların film hakları, Muppet Show ve Susam Sokağı'nın yaratıcısı olan Jim Henson Company tarafından satın alınmış. Yani kitapların Harry Potter gibi gişe rekorları kıran bir filme dönüşmesi an meselesi! Ian Beck'e çocukların göz bebeği olmaya aday bu muhteşem karakteri nasıl yarattığını soruyoruz: "İngiltere'de benim de üye olduğum Double Crown Club isimli, 1920'lerde kurulmuş bir kulüp var. Bu kulübün yazar, çizer, yayımcı ve matbaacılardan oluşan 70 üyesi bulunuyor.
İngiltere'de 'kitap' denince akla gelen ilk 70 kişi diye özetleyebiliriz. Biri ölmeden yeni biri alınmıyor. Ortaçağ'da yayımcılık çok önemli ve teknikleri gizli tutulması gereken bir meslek.
Çünkü ellerinde büyük bir güç var; iyi veya kötü bilgiyi yayma gücü! Bu sebeple, bu mesleğin ileri gelenleri mesleki bilgilerinin olur olmadık insanlar tarafından öğrenilmemesi için kendi aralarında şifreli kelimeler, hatta ölçüler oluşturuyorlar. Kulübün ismi Double Crown, o dönemden kalma, en büyük boy matbaa kağıdına verilen isimden geliyor. Yılda dört kez toplanan kulüp üyeleri, her toplantıda bir konu seçiyor ve içlerinden biri o konuda konuşma yapıyor. Konuşmayı takiben yenilen yemek için ise günün konusuna uygun bir mönü tasarlanıyor. İşte Tom da benim konuşmacı olduğum yemek için minik bir çocuk kitabı şeklinde tasarladığım mönünün ana karakteri.
Onu o kadar çok sevdim ki onun maceralarını uzun uzun yazmaya karar verdim." Sinema ve televizyonun rekabeti altında ezilen kitaplara sadece göz ucuyla bakan çocuklara, şiddet içermeyen fantastik bir dünya kurgulayarak, okuma ve edebiyat zevki tattırmak gibi iddialı bir işi başaran Beck'in sırrı belki de aslında çizer olmasında. Görsel düşünebildiği için kitapları öylesine filmatik ki, çocuklar Tom Trueheart'ın dünyasına dalıp gidiyorlar, kitabı ellerinden bırakmak istemiyorlar.
Yazara çocukların âşık olduğu kitaplar yazmanın sırrını soruyoruz: "Ben sadece keyif aldığım için yazıyorum. Eğlenmek için...
Kitaplarımda hiçbir mesaj verme derdim yok.
Tek amacım eğlenceli ve heyecanlı maceralar yazmak. Ben yazarken eğleniyorum, çocuklar da okurken. Oluşturduğunuz karakter 'doğru' bir insan olunca mesaj da doğal olarak onu takip ediyor. Böylece çocuklar yazdıklarımı çok seviyor. Sanıyorum çocuklara doğru zamanda doğru kitabı vermek çok önemli. Örneğin ağır klasikleri çocuklara zorla okutmak anlamsız bence. Ben bile bazılarını ancak bu yaşımda okuyorum ve bugünkü aklımla onları çok daha hoş buluyorum. Bırakın onlar da büyüyünce okusunlar."
Haberin fotoğrafları