kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
26 Ekim 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
EMRE AKÖZ

'Gerekçe' dedikleri Karagöz senaryosu

Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatma davasında verdiği kararın gerekçesi evlere şenlik.
- Başbakan Erdoğan'ın " Kişiler laik olmaz " demesi laikliğe aykırıymış. Allah, Allah! Ee, ben de böyle düşünüyorum.
Anayasa, laikliği "devletin bir niteliği" olarak tanımlıyor. Bir insan inançlı olur, inançsız olur, ona inanır, buna inanmaz. "Laik devlet" ise inançlara eşit uzaklıkta durur, kendini dini ilkelere göre organize etmez.
- " Özel üniversitelerde türbanı serbest bırakalım " demiş Erdoğan. Bu da laikliğe aykırıymış. Neden ki? Üniversitedeki türbandan devlete ne? Laik devlet kendi işine baksın. Niye karışıyor kimin ne giyeceğine?
- " Benim kızlarım ABD'de okuyor. Burada o özgürlük anlayışı var. "Ben de söylerim aynısını. Yalan mı? Viyana'daki üniversiteler türbanlı kızlarla dolu. Laikliğin beşiği Fransız üniversiteleri de öyle.
(Fransa'nın durumu önemli çünkü orada da laiklik tartışması bitmek bilmiyor.)
Efendim "Türkiye'nin şartları" farklıymış. Yok canım! Uydurmayın. Gelin ben size anlatayım Türkiye'nin şartlarını.
Bir semt pazarına gidelim de, başı örtülü ve örtüsüz kadınların, birbirlerine göz ucuyla dahi bakmadan, yani hiçbir sorun çıkmadan, nasıl alışveriş yaptıklarını, sohbet ettiklerini, gerektiğinde birbirlerine yardımcı olduklarını görün.
Eğer başörtüsü halk arasında sorun yaratsaydı, Türkiye böyle mi olurdu? Ülkenin dört bir yanından kavga gürültü haberleri yağardı. Polisiye tedbirler alınırdı.
Bu halk, onca can ve mal kaybına rağmen Türk-Kürt çatışması çıkarmaya çalışanlara prim vermiyor; türban gerilimine niye kapılsın? Ancak bir Karagöz-Hacivat oyununa yakışacak cinsten bu kuyruklu yalanlar, hayali tehditler, öcü yaratmalar bıkkınlık verdi.