kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
16 Ocak 2009, Cuma
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

'Emzirmek, hem rahmi hem de yumurtalığı koruyor'

Giriş Saati : 16.01.2009 12:31
Güncelleme : 16.01.2009 22:55
Yeni Haber
Kadınlarda en sık görülen kanser türleri rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı emzirmenin koruyucu etkiye sahip olduğu belirtildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, kanser türleri içinde rahim kanserinin kadınlarda yüzde 40 oranında görüldüğünü, ardından da yumurtalık kanserinin geldiğini söyledi. Rahim ağzı kanserine yakalanan hastaların kendilerine çok geç geldiğini vurgulayan Güçer, şunları ifade etti:

"Ameliyat evresini geçmiş oluyorlar. İlk 2 yılda rahim kanseri tümörünün tekrarlama oranı yaklaşık yüzde 75. İlk 3 yılda ise yüzde 87. Dolayısıyla, bu tümör tekrarlamalarında ilk 2-3 yıl hastaları izlemek çok önemli. Amerika'da rahim ağzı kanseri hastası yaklaşık 11 bin, rahim kanseri ise 39 bin civarında. Bu rakamın 40 bini geçmesi bekleniyor. Yumurtalık kanseri ise gelişmiş ülkelerde daha yaygın. Tüm jinekolojik kanserler arasında en öldürücü olanı yumurtalık kanseri. Bu kanser türü erken evrede belirti vermiyor. Bu nedenle hastaların yüzde 75'i bize evre üç dediğimiz dönemde geliyor ve çoğunlukla tedavide geç kalınıyor. Hastaların çoğu bize karında şişlikle geliyor. Bir kısmı da yemekten sonra gaz şikâyeti ile hekime başvuruyor."

Rahim ağzı kanserinde erken evrede belirti olmadığını belirten Güçer, belirti olduğunda ise geç kalınmış olunduğunu kaydetti. Rahim ağzı kanserinin en önemli belirtisinin cinsel ilişki sonrasında kana olması ve ara kanamaların görülmesi olduğunu aktaran Güçer, şöyle konuştu:

"Menopoz sonrasında olan her kanama ise rahim kanserinden şüphelenmeyi gerektiriyor. Tüm rahim kanserlerinin yüzde beşi 40 yaş altı kadınlarda görülüyor. Bu nedenle adet düzensizlikleri, özellikle ara kanamalar dikkate alınmalı ve hekime başvurulmalı. HPV virüsü, özellikle erkekte bir lezyon yapmamasına rağmen kadınlarda gizli bir enfeksiyona sebep olarak rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Sigara içen kadınlarda ise HPV virüsünün yerleşmesi daha kolay oluyor. Doğum kontrol hapı kullanan veya vitaminden fakir beslenen kadınlarda yine HPV daha kolay yerleşiyor."

Güçer, rahim kanserinin risk faktörleri de şöyle sıraladı: "Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hayvansal yağdan zengin gıdalarla beslenmek rahim kanseri riskini artırıyor. Adet kanamalarının düzensiz olması, yumurtlama fonksiyonlarmdaki bozukluklar ya da hiç doğum yapmamış olmak da rahim kanseri açısından en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Erken adet görüp, geç menopoza girmek de tehlikeyi artırıyor. Ayrıca süt vermemiş olmak riski artırıyor. Çünkü süt vermek hem rahmi hem de yumurtalığı koruyor." Güçer, yılda bir kez PAP-smear testi yaptırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

(CİHAN)